
2 ŞUBAT1915-2ŞUBAT2024/19.FIRKANIN KURULUŞU
İki Ağustos 1914’te Osmanlı Devleti ile Almanya arasında birlikte hareket anlaşması imzalanır. Bu anlaşmanın amacı; Sadece savunma amaçlı değil, gerektiğinde ülkeyi her an savaşa sürükleyebilir içerikteydi!
Enver Paşa ve Sait Halim Paşa Hükümetinin onayını almadan alelacele ve savaşa Almanya tarafından sürüklenebileceklerini bile bile bu anlaşmayı imzalamışlardır. Öte yandan Rusya’nın boğazlar yolu ile yardım alması Osmanlı Devletinin tarafsız kalmasına bağlıdır. Bu nedenle İtilaf Devletleri, Osmanlı Devletinin tarafsız kalması için bir öneride bulunmuşlardır. Osmanlı Devleti bu önerilere karşılık; 1-Kapitülasyonların kaldırılmasını, 2-Ege adalarının kendilerine geri verilmesini, 3-Mısır sorunun çözülmesini istemişlerdir. İngiltere ise bu isteğe olumlu yanaşmamıştır. Ayrıca parası ödenen Sultan Reşat ve Sultan Osman zırhlı gemilerine el koymuştur. Bu olay Osmanlı kamuoyunda büyük tepki toplamıştır. Bunu fırsat bilen Almanya Goeben ve Breslau adlı gemilerini Çanakkale boğazına yönlendirmiştir.

10 Ağustos 1914’te İngilizlerin takibinden kaçan bu iki Alman gemisi Osmanlının bilgisi dışında Enver Paşanın gizli izni ile Çanakkale Boğazından geçmesi, Osmanlı Devletinin savaşa girmesinin ilk nedeni olmuştur. Çanakkale’deki İngiliz ve Fransız konsolosları, Osmanlı Devletinin tarafsız olması karşısında bu iki geminin 24 saat içinde Türk karasularını terk etmelerini ya da silahsızlandırılmalarını ısrarla istemişlerdir. Osmanlı Devleti bu iki gemiyi silahsızlandırılma yoluna gitmedi. Tersine birine Yavuz Sultan Selim, öbürüne de Midilli adlarını vererek tüm personeliyle birlikte Osmanlı Donanmasına katmıştır. Ayrıca bu Alman savaş gemilerinin komutanı Tuğamiral Socuhon’u da Osmanlı Donanma Komutanlığına atamıştır. Amiral Souchon’un Osmanlı Donanmasının komutasını ele almasından iki ay sonra 27 Ekim 1914 tarihinde, Osmanlı hükümetinin karşı çıkmasına karşın, Karadeniz’e çıkardığı muharebe kruvazörü, beş hafif kruvazör, dört muhrip ve bir mayın gemisi ile Rusya’nın Odesa, Kefe ve Novorsisky limanlarını 29 Ekim’de bombalaması ve iki Rus gemisi ile Fransız Vapurunu batırması, Osmanlı Devletinin savaşa girmesine neden olmuştur. ¹
ÇANAKKALE CEPHESİ TEKİRDAĞ VE MUSTAFA KEMAL
Mustafa Kemal, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na katılmış olduğunu, 27 Ekim 1913’ten itibaren Ataşemiliter olarak görev yaptığı Sofya Büyükelçiliği’nde öğrenmiştir. Bu durumu, “bir felaket” olarak değerlendirmiş; aktif görev almak amacıyla Başkomutanlık Vekâleti’ne başvurarak rütbesine uygun görev istemiştir.
5.Ordu kurulunca subay kadrosuna atanan Mustafa Kemal burada görev verilmesini anılarında şöyle anlatır.” Yurdun tümünün bence belli bir felakete atılmış olduğunu gördükten ve bütün Türk Ordusunun, bir muhakkak felakete ve ne olursa olsun engel olmak için kanını dökmeye hazırlanmasından başka çare kalmadığını anladıktan sonra, benim hala Sofya’da kordiplomatik içinde rahat salon yaşamı geçirmelliğim imkanı olabilir miydi. Başkomutanlık Vekaletine bir yazı ile başvurdum. Ordu içinde rütbeme uygun herhangi bir görevin bana verilmesini rica ettim. Başkomutan Vekili tarafından bana çok nazik bir cevap verildi. Sizin için orduda daima bir görev mevcuttur. Fakat Sofya Ataşemiliterliği’nde kalmanız daha önemli telakki edildiği içindir ki sizi orada bırakıyoruz. Be bu cevaba karşı şöyle karşılık verdim. Yurdun savunmasına ait fiili görevlerden önemli bir görev olamaz. Arkadaşlarım savaş cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben Sofya’da Ateşemiliterlik yapamam. Eğer birinci saf subayı olmak liyakatinden yoksun isem, kanaatiniz bu ise açık söyleyiniz. Uzun süre cevap gelmedi. Bugünler süresince çektiğim acıyı açıklamak zordur. Ben gerekirse bir er gibi herhangi bir savaş cephesine koşmaya karar vermiştim. Onun için Sofya’daki evimin eşyalarını sefir bulunan Fethi Bey arkadaşımın onayı ile Sefarethaneye taşıdım. Küçük bir bavulumu hemen harekete hazır hale getirdim. Artık evi bile terk etmek üzere olduğum sırada İsmail Hakkı imzalı bir telgraf aldım. Bu imzanın üstünde Harbiye Nazırı Vekili işareti vardı. Aynen şu idi; On dokuzuncu Tümen Komutanlığına atandınız. Hemen İstanbul’a hareket ediniz.”

Yarbay Mustafa Kemal, 19. Tümen Komutanlığına atanmasını da şöyle anlatır. “Sofya’dan İstanbul’a geldiğim zaman Enver Paşa’da Sarıkamış’tan dönmüş bulunuyordu. Önce kendisini ziyaret için makamına gittim. Haber gönderdim. Gelecek yanıtı kapıda bekliyordum. Bir aralık Personel İşleri Müdürü Oman Şevket Beyi elinde dosyasıyla orada gördüm, kendisine sordum. Beni on dokuzuncu denilen tümene tayin eden Harbiye Nazırı Vekili İsmail Hakkı Paşa mıdır. ? Hayır doğrudan doğruya Başkomutan Vekili Enver Paşa Hazretleri’dir. Erzurum’dan telgrafla emir buyurdular, emin olunuz Beyefendi.” Mustafa Kemal Enver Paşa ile görüşür. Kendisini 19.Fırkaya atayan Enver Paşanın tümen hakkında pek fazla bilgisi olmadığının farkına varır. Enver Paşanın önerisi üzerine Genel Kurmay yetkililerinden 19.Fırkanın nerede, hangi Kolordu ve Ordunun emrinde bulunduğunu anlamaya çalışır. Çeşitli başvuru ve görüşmelerden sonra Gelibolu’da kurulmakta olan 5. Ordu komutanlığına yeni atanmış olan Liman Van Sanders’ten, 19 Fırkanın bizzat kendisi tarafından Tekirdağ’da kurulacağını öğrenip derhal Tekirdağ’a hareket eder.²
Yarbay Mustafa Kemal bu durumu İstanbul’da hayranı olduğu Madam Corinne’e 30 Mart 1915 tarihinde gönderdiği mektupta şöyle anlatır.” Vaziyet Çanakkale Boğazında biraz kritik bir hal alınca, aziz dostumuz Nuri’nin eski mevkisi olan Rhodosta’ya (Tekirdağ) gidip orada bulunan bir tümenimizin kumandasını üzerime almamı isteyen acil bir telgraf emri aldım. Yeni dostlarıma veda bile edemeden( Sofya’dan ayrıldım. 24saat içinde Rhodosta’da hazırdım ve tümenin oluşturulmasıyla meşgul oldum.”3
Yarbay Mustafa Kemal, beraberinde emir subayı Üsteğmeni ve emrine koruma hizmeti için verilmiş olan Çerkeşli Hasan Çavuş’un mangasını alarak 2 Şubat 1915 günü Tekirdağ’ına gelir. Mangada bulunan askerler sahil kışlasına (halen halk sağlığı merkezi olarak kullanılan binalar) gittiler. Mustafa Kemal ve yaveri Tekirdağ’da ilk gecesini Orta cami mahallesi Yunus Bey caddesinde Bahriyeli Salih Beyin evinde kalarak geçirmiştir.
Tekirdağlı Araştırmacı Yazar Mehmet Serez’in anılarında, o dönemin tanıklarından Necati Toprak’tan dinlediği o günleri şöyle anlatır. “Yarbay Mustafa Kemal 19.Fırka kuruluşunda çok sıkıntı çekmiştir. Her gün yüzlerce Çanakkale şehit ve gazisinin, yaralısının taşındığı bir memlekette asker toplamak çok zordu. Atatürk 19.Fırka işlerinin ağır gitmesinden şikayet eder. Kamcısını dizlerine vurur.”
Nihayet Tekirdağ, Malkara, Çorlu, Hayrabolu ve civarından gelen bir kısmıda depo alaylarından temin edilen 891 kişilik 57,58,59. Alay ve bağlılarının belirli bir nizam dahilinde koordine edilmiştir.
Yarbay Mustafa Kemal Tekirdağ’da iken 3.Kolordu’dan ilk emrini 7 Şubat 1915 tarihinde Esat Paşa’dan almıştır. 15 Şubat 1915 tarihinde gelen yeni bir emir ile de 19. Tümenin Çanakkale’ye yapılabilecek olası bir düşman saldırısına karşılık hazır olunması gerektiği yönünde talimat almıştır.
Çanakkale ve Gelibolu muharebe alanı, Mustafa Kemal’in yabancısı olduğu bir yer değildir. Henüz Balkan Savaşları’nın son safhalarında Bolayır’da Fahri Paşa’nın kumandasında bulunan kuvvetlerin “Erkan-ı Harbiyesi Harekât Şubesi Müdürü olarak görev yapmış ve bu sıralarda Çanakkale sahilini ve bölgenin savunma tertibatını tetkik etmiştir. Yaklaşık bir yıl kadar görevli olduğu süre boyunca, bu coğrafî alanı ve araziyi öğrenmiştir.
19’uncu Tümen’e bağlı 58’inci ve 59’uncu Alayların İstanbul’a nakledileceği ve 19’uncu Tümen’in karargâhı ile birlikte 57’nci Alay’ı alarak Eceabat’a gelmesi gerektiğini bildiren 22 Şubat 1915 tarihli emir sonrası, Çanakkale’de ismi altın harflerle yazılacak 57’nci Alay’ı yeniden teşkil etmiştir. 58’inci Alay’dan ve 59’uncu Alay’dan birer tabur alarak 57’nci Alay’ın 2’nci ve 3’üncü Taburlarını diğer alaylara vermiştir. Diğer alaylardan elbise, ayakkabı, askerî teçhizat ve hayvan alarak 57’nci Alay’ı tahkim etmiştir. 24 Şubat 1915 günü Tekirdağ’dan hareket eden Yarbay Mustafa Kemal, 57’nci Alay ile birlikte Reşit Paşa Vapuru ile 25 Şubat sabahı Eceabat’a ulaşmıştır. Eceabat’taki karargâhına ulaştığında Mevki-i Müstahkem Komutanı Cevat Paşa’dan gelen ilk emir, Seddülbahir’den Ece Limanı’na kadar tüm birliklerin sevk ve idaresinin kendisine verildiğine dairdir. Böylece “Maydos Mıntıka Kumandanı” olarak 25 Şubat-23 Mart 1915 tarihleri arasında Ece Limanı’ndan itibaren Gelibolu Yarımadası’nın güneyine kadar olan kısmın tamamında piyade ve topçu sınıfı dahil olmak üzere bölgenin tek sorumlusu olmuştur .4
İşte Yarbay Mustafa Kemal’in Tekirdağ’dan, Çanakkale’de 57 Alay ile destan yazılan yolculuğu böyle başlamıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19.Fırkayı kurmak için Tekirdağ’ına ilk kez gelişinin 109,yılında kendisini ve şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.
1-Eb Mütercimler Fikrimizin Rehberi S.261-262
2-E. Mütercimler Fikrimizin Rehberi S.267-68
3-E.Mütercimler Fikrimizin Rehberi S.264
4-Atatürk Ansiklopedisi.Çanakkale Cephesinde Mustafa Kemal.
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 51 ve 52. Sayısında yer almaktadır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->