
Beterin de beteri varmış dediğimiz, her an abuk durumlarla karşılaştığımız sorunlar silsilesi yaşıyoruz.
Maalesef ülkemiz çok zor günlerden geçmeye davam ediyor.
Birlik olmayı, birlikte olmayı ister istemez öğrenebildik nihayetinde.
Bu noktada ülkenin her yerinden yoğun bir şekilde deprem bölgelerine yardım desteğine devam ediliyor.
Göstererek ya da değil bunu tartışmak bile yersiz geliyor, yaşanan onca abukluk yanında önemini yitiren çok şey var, yurdum durumunun vahameti içler acısı.
Günler geçiyor birbiri ardına ve biz hayatta olanlar, şaşkınlıkla, buz kesmiş vaziyette olanları hissiz, nefessiz izliyoruz, zamanın bize söz vermesini bekleyerek…
Hepimizin ağzı var, hepimizin söyleyecekleri ve hepimizin yapmak istedikleri…
Bir de hiç aklımızdan çıkmayan Tekirdağ Depremi…
Süleymanpaşa’yı düşündüm de en çok kullanılan cadde Hükümet Caddesi’ni.
Aylarca ne konuştuk ne tartıştık?
Yok çift yön olsun, tek yön olsun, öyle olsun, böyle olsun…
Kimse de çıkıp demedi, olası bir depremde burada yola doğru yıkılacak 1 bina bile olsa bütün ulaşım kapanabilir.
Hayat o 1 bina yüzünden durabilir. Kurtarma ekipleri, ambulanslar, itfaiyeler o yıkılan binanın enkazı sebebiyle şehrin diğer kesimlerinde yardım bekleyen insanlara ulaşamayabilir.
Şimdi bir düşünün alternatif hangi yollarımız var?
Hani yapmak isteyip de yapamadıklarımız arasında duran tercihler var ya! Olası bir deprem halinde o cadde kapanırsa başka güzergâh da yok ya!
Sürekli değişen yol yönlerine ve otobüs güzergâhlarına, eski usul duraklarda Acil İstek ve Şikâyet Kutularının varlığından ziyade akıllı durakların yokluğuna değinmiyorum bile!
Afet, bağıra bağıra geliyor, kara düzen işleyen sistemler felaketi doğurmasın istiyorsak bu yönde çalışmalar yapılması şart.
Ya da isterseniz biz yine dönelim en başa. Çift yön mü olsun tek yön mü? Siz, hangi türlü yol yüzünden ölmek istersiniz?
Saygılarımla…
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 15-28 Şubat tarihli 28. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->