İYİ PARTİLİ SELCAN TAŞÇI’DAN LOZAN ÇIKIŞI: “CUMHURİYET’İN TAPU SENEDİNE SAHİP ÇIKMA ZAMANIDIR” - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

24 Temmuz 2026 - 09:12

İYİ PARTİLİ SELCAN TAŞÇI’DAN LOZAN ÇIKIŞI: “CUMHURİYET’İN TAPU SENEDİNE SAHİP ÇIKMA ZAMANIDIR”

reklam
İYİ PARTİLİ SELCAN TAŞÇI’DAN LOZAN ÇIKIŞI: “CUMHURİYET’İN TAPU SENEDİNE SAHİP ÇIKMA ZAMANIDIR”
Son Güncelleme :

23 Temmuz 2026 - 16:35

37 views

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulu’nda Partisinin grup önerisinde yaptığı konuşmada Lozan Barış Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının temel belgesi olduğunu vurgulayarak, Lozan hükümlerinin ihlal edildiğini savundu. Taşçı, “İkinci Sevr’e karşı yeni bir milli mücadele başlatmak zorundayız” ifadeleriyle hükümete ve Meclis’e çağrıda bulundu.

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş belgesi olarak nitelendirdiği Lozan Barış Antlaşması’nın 103’üncü yıl dönümü öncesinde İYİ Parti grubu adına vermiş olTBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin egemenlik hakları, Batı Trakya Türklerinin durumu, Ege adalarının silahlandırılması ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler üzerine sert değerlendirmelerde bulundu.

Lozan’ın yalnızca bir diplomatik anlaşma değil, bağımsızlığın ve milli egemenliğin tescili olduğunu ifade eden Taşçı, “Lozan Anlaşması, işgale karşı verdiğimiz milli mücadelenin sonucudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tescil belgesi, Cumhuriyet’in tapu senedidir” dedi.

Taşçı, Lozan hükümlerinin günümüzde çeşitli alanlarda tartışmaya açıldığını belirterek, verilen araştırma önergesinin amacının Türkiye’nin hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde korumak olduğunu söyledi.

“PATRİK “EKÜMENİK” DEĞİL, FATİH KAYMAKAMLIĞI’NA BAĞLI BİR DİN GÖREVLİSİDİR!”

Konuşmasında Fener Rum Patrikhanesi’nin statüsüne de değinen Milletvekili Taşçı, Lozan Anlaşması’na göre Patrikhane’nin İstanbul’daki Rum cemaatinin dini ihtiyaçlarını karşılayan, Türk yasalarına, Fatih Kaymakamlığı’na tabi bir kurum olarak düzenlendiğini belirtti.

Selcan Taşçı, “Lozan’da belirlenen çerçevenin dışında siyasi ve uluslararası bir kimlik kazandırılmaya çalışılması, Türkiye’nin egemenlik anlayışı açısından değerlendirilmesi gereken bir konudur” ifadelerini kullandı.

Patrikhanenin uluslararası toplantılardaki temsili, “ekümenik” sıfatını kullanmasındaki ısrarcı tutumunu, yetkililerin bu fiili duruma karşı sessizliğini eleştiren  Vekil, Türkiye’nin kendi hukuk düzeni ve egemenlik hakları konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguladı.

“BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞI MÜFTÜSÜNÜ DE SEÇEMİYOR, TÜRK KİMLİĞİNİ DE SÖYLEYEMİYOR”

İYİ Partili Taşçı, Lozan’ın yalnızca Türkiye’nin değil, Batı Trakya Türklerinin de haklarını güvence altına alan bir anlaşma olduğunu belirtti. Batı Trakya’daki Türk toplumunun eğitim, dini temsil ve kültürel hakları konusunda yaşadığı sorunlara dikkat çeken Taşçı, Türkiye ile Yunanistan arasındaki uygulamalar arasında büyük bir fark olduğunu savundu.

Lozan Barış Antlaşması’nın yalnızca Türkiye’nin değil, Batı Trakya Türklerinin de haklarını güvence altına alan bir anlaşma olduğunu ifade eden Taşçı, Türkiye ile Yunanistan’daki uygulamalar arasında ciddi bir eşitsizlik bulunduğuna dikkat çekti. Taşçı, Rum cemaatinin kendi Patriğini kendi yöntemleriyle seçebilmesine karşın, Batı Trakya Türklerinin kendi müftülerini seçme hakkının aynı şekilde tanınmadığını vurguladı.

Yunanistan’da Batı Trakya Türklerinin etnik kimliğinin de tanınmadığını belirten Taşçı, “Biz, ‘Fener Rum Cemaati’ derken Müslüman azınlığın Türklerden oluştuğunu ifade edebiliyor muyuz Yunanistan’da? Asla. Yunanistan, Batı Trakya Türklerini ‘Müslüman azınlık’ olarak tanımlarken, Türkiye’den kendi uygulamalarının çok ötesinde adımlar bekliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRK OKULLARI BİR BİR KAPATILIYOR, RUHBAN OKULU AÇILIYOR”

Batı Trakya’daki Türk okullarının yıllar içerisinde sistematik biçimde azaltıldığına dikkat çeken Taşçı, son günlerde 8 Türk okulunun daha “öğrenci yetersizliği” gerekçesiyle kapatıldığını hatırlattı. Batı Trakya’da geçmişte 307 olan Türk okulu sayısının 76’ya kadar düştüğünü belirten Taşçı, “Batı Trakya’daki Türk okulları birer birer kapatılırken, Türkiye’de yükseköğretim seviyesinde Ruhban Okulu’nun yeniden açılmasının gündeme getirilmesi kabul edilemez. Rum cemaatinde Ruhban Okulu’na gidecek öğrenci mi var?” diye sordu.

Taşçı, Ruhban Okulu’nun açılması yönündeki taleplerin Türkiye’nin egemenlik hakları ve Lozan Antlaşması çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Patriğin talebi ve Trump’ın yönlendirmesiyle Türkiye’nin egemenlik haklarını zedeleyecek adımlar atılmamalıdır. Lozan’da kaldırılan kapitülasyonları yeniden getirircesine bir anlayışla hareket edilmesi büyük bir gaflettir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’i de anan Taşçı, “Türk olmak suç ilan edildiğinde bile ‘Ben bir Türk’üm ve öyle kalacağım’ diyerek mücadele eden, Batı Trakya Türklüğünün unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet’i vefatının 31’inci yılında saygı, minnet ve rahmetle anıyorum” dedi.

“EGE’DE SİLAHLANAN ADALAR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

Konuşmasının önemli bölümünü Ege’deki gelişmelere ayıran Selcan Taşçı, Lozan ve diğer uluslararası anlaşmalarla belirlenen statülere dikkat çekti.              

Ege adalarının askeri statüsüne ilişkin tartışmaların Türkiye’nin güvenliği açısından önem taşıdığını ifade eden Taşçı, “Adaların silahlandırılması yalnızca diplomatik bir mesele değil, doğrudan milli güvenlik meselesidir” dedi.

1995 yılında Yunanistan’ın karasularını genişletme girişimlerinin Türkiye tarafından savaş sebebi olarak değerlendirildiğini hatırlatan Vekil Taşçı, “O gün belki İHA’larımız, SİHA’larımız yoktu ama milli şuurumuz vardı, onurumuz vardı” sözleriyle geçmişteki kararlılığa vurgu yaptı.

İYİ Partili Taşçı’dan Doğu Akdeniz Tepkisi: “Türkiye’nin Haklarını İhlal Edenlere Yaptırım Uygulanacağına Karadeniz Altın Tepside Sunuluyor”

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarını ihlal eden adımlarına tepki göstererek, Türkiye’nin bu girişimlere karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin küresel enerji şirketleriyle yaptığı anlaşmalar ve verdiği ruhsatlarla Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarına yönelik hak iddialarını sürdürdüğünü ifade eden Taşçı, bu şirketlere yaptırım uygulanması gerekirken Türkiye’nin aynı şirketlerle farklı alanlarda iş birlikleri gerçekleştirmesini eleştirdi.

Taşçı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerini ihlal eden şirketlere karşı caydırıcı adımlar atılması gerektiğini belirterek, “Güney Kıbrıs Rum kesimi Doğu Akdeniz’de, küresel şirketlerle hem Türkiye’nin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin deniz yetki alanlarını ihlal eden anlaşmalar yapıyor, ruhsat dağıtıyor. Buna yaptırım uygulayacağınıza, Türkiye o şirketlerle ‘ödül’ gibi anlaşmalar imzalıyor… yıllardır giremedikleri Karadeniz’i altın tepside sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

“TÜRK DÜNYASININ KKTC KONUSUNDA ORTAK TAVIR ALMASI GEREKİYOR”

Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı ve KKTC’nin uluslararası tanınması konusuna da değinen Selcan Taşçı, bazı Türk devletlerinin Kıbrıs meselesindeki tutumlarını eleştirdi. “Türk devletlerini milli davamız etrafında ortaklaştıramamak büyük bir eksikliktir” diyen milletvekili, KKTC’nin hak ettiği uluslararası desteği görmesi gerektiğini ifade etti.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam