
Medeniyet ne kadar ilerlerse ilerlesin, beş dakika sonra ne yaşayacağımızı kimse bilemez.
Gece saat 03.00. Her zamanki gibi koca evde yalnızım. Yaklaşık 14 saattir küçük su ihtiyacımı gideremiyorum. Karın bölgemdeki baskı ve şişlik dayanılmaz hale gelince 112’yi aramak zorunda kaldım.
Ambulans kısa sürede geldi, beni alıp Marmara Ereğlisi Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne götürdü. Müdahale hızlıydı. Doktor ve son sınıf tıp öğrencilerinden oluşan bir ekip sayesinde “Oh be, dünya varmış!” dedirten bir rahatlama yaşadım.
Nöbetçi doktor, kan tahlili alınması gerektiğini söyledi. Portakal rengi trençkotum üzerimden çıkarılıp bir kenara konuldu. İğne takıldı, kan alındı. Neyse ki idrarın kana karışması gerçekleşmeden müdahale edilmişti. Eve dönebileceğim söylendi.
Saat 04.00. Sokaklar bomboş. Üzerimde sadece yatak kıyafeti. Ne para var cebimde, ne ulaşım imkânı. Üstelik %30 tıkalı boyun damarlarım nedeniyle normal yürüyemiyorum. Durumu anlatınca doktor, eve dönebilmem için tekrar 112’den ambulans istedi. Geldiler ama yürüyüp yürüyemeyeceğimi sorgulayan bir tartışma başladı. Sonunda tekerlekli sandalyeyle ambulansa bindirildim.
Tam hastaneden ayrılırken aklıma trençkotum geldi. Geri dönme şansımız yoktu. Üstelik gözlüklerim de onun ceplerindeydi. Ne yakın ne de uzak görebiliyorum artık.
Ambulansta görevli personele durumu anlattım. “Hastaneye hasta götürdüğümüzde alıp eve bırakırız.” dediler. Ama üzerinden bir ay geçti, ne gelen var ne soran.
İnternetten hastaneye ulaşmaya çalıştım. Santral saatlerce çaldı, açan olmadı. Acil servisin numarası zaten yok. 112’den ambulansların park alanının telefonunu istedim, öyle bir numara yokmuş.
Sonuç? Trençkot gitti. Gözlükler de onunla birlikte. Yaz geldiği için üşümüyoruz ama ya kışa kadar yaşayabilecek miyiz, onu Allah bilir.
Yeni gözlük alabilmek için randevu almak gerek, o da kolay değil. Gözlük camı, çerçevesi derken vatandaşın hali perişan. Ama kimin umurunda? Sağlık Bakanlığı ilgilenir mi? Hiç sanmam.
Çorlu Devlet Hastanesi’ndeki doktor olayını hatırlayınca umutlanmak da zor. O dosyada İl Sağlık Müdür Yardımcısı, konunun kapanması için elinden geleni yapmamış mıydı?
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 79. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->