Özcan Büyükoğlu (Köşe Yazısı) 69 YIL ÖNCE İSTANBUL’DA YAŞANAN 6-7 EYLÜL OLAYLARINI YAŞAMIŞ BİR YEDEK SUBAYIN ANILARI - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

9 Haziran 2026 - 22:33

Özcan Büyükoğlu (Köşe Yazısı) 69 YIL ÖNCE İSTANBUL’DA YAŞANAN 6-7 EYLÜL OLAYLARINI YAŞAMIŞ BİR YEDEK SUBAYIN ANILARI

reklam
Özcan Büyükoğlu (Köşe Yazısı) 69 YIL ÖNCE İSTANBUL’DA YAŞANAN 6-7 EYLÜL OLAYLARINI YAŞAMIŞ BİR YEDEK SUBAYIN ANILARI
Son Güncelleme :

14 Ekim 2024 - 20:37

966 views

6-7 Eylül 1955 İstanbul’un yağmalanmasında teğmen rütbesiyle yedek subay olarak Selimiye kışlasında görevliydim.

Sene 1955. İstanbul’da haftada 5 gün öğleden sonra yayınlanan İstanbul Express adlı bir gazete vardı. Günlük 1000 adet basılır ertesi güne kalmazdı. 6 Eylül 1955 sabahı tam 290 bin adet gazete basılıp vatandaşlara bedava dağıtıldı. Gazetenin sahibi o tarihlerde devlet yanlısı Mithat Perin ve Yazı İşleri Müdürü Babıali’nin meşhur gazetecilerinden Gökşin Sipahioğlu’ydu. Gazete sorumluları olayın yaşanacağını 12 saat önce öğrenmiş ve piyasada bulabildikleri kadar gazete kağıdı temin etmişti.

Sabah 08.00’de haber geldi. Selanik’te Atatürk’ün doğduğu ev bombalanmıştı. Olayı TRT 13.00’de yayınladı. O tarihlerde İstanbul’da vali aynı zamanda belediye başkanıydı. Fahrettin Kerim Gökay İstanbul Valisi idi. Haber duyulunca Başbakan Adnan Menderes açıklama yaparken “Komünistlerin tuzağına düştük” dedi. Ancak geçen zamanda gördük ki bombalayan komünistler değil bizzat devletti. O isim başkonsolosluktaki bekçi Hasan Uçar çıktı ve sadece bina dışında sıva ve tuğlada hasar olmuştu. İlk aşamada 45 tescilli komünist gözaltına alındı. Aziz Nesin, İlhan Berktay, Kemal Tahir, İzzettin Dinamo gibi isimler de içlerindeydi. Aralık ayında serbest bırakıldılar.

Olaylarda İstanbul’da 7 bin iş yeri ve eve saldırı oldu. Yağmalama esnasında en büyük zararı Beyoğlu, Kurtuluş, Şişli, Nişantaşı, Yeşilköy, Arnavutköy, Bebek, Kuzguncuk, Çengelköy ve Kadıköy gördü. Yağmacıların ellerinde nereyi yağmalayacaklarının listesi dolaşıyordu. Evler tebeşir ile işaretlenmişti. Olaylar esnasında 11 kişi öldü 300 kişi yaralandı. Yüzlerce tecavüz vakası yaşandı.

İstanbul’da yaşayan Rum kökenliler %59, Ermeni kökenliler %17, Musevi kökenliler %12 oranındaydı ve hepsi mağdur oldu. Devlet 9 milyonu hibe olmak üzere toplam 69 milyon TL para dağıttı. Sıkıyönetim mahkemelerinde 5104 kişi hakkında dava açıldı.

Buraya kadar yazdıklarım dönemin gazetelerinde çıkan haberlerin özetiydi. Şimdi bizzat yaşadıklarıma gelelim.

Liseyi bitirir bitirmez yedek subaylık müracaatımda bulundum.

Selimiye Kışlasında 15. Uçaksavar taburuna muhabere asteğmeni olarak 1 yıllık göreve başladım. Henüz 2 ay olmamıştı ve 6 eylülde olaylar patladı. Kadıköy Yeldeğirmeni Kuşdili Fenerbahçe bölgesinde bana görev verildi.

 İstanbul’un çeşitli yerlerinde yakalanan yağmacılar Selimiye’ye gönderiliyordu. Henüz arama olmadığı için tuvaletlere koşan yağmacılar tuvaletleri yağmaladıkları şeylerle doldurmuştu. Tabi hepsi toplanıp dezenfekte edilerek muhafaza altına alındı.

Saat 22.00. Devriye hizmetine çıkmıştım. Kadıköy Yeldeğirmeni taraflarında bir kilise vardı. Önünde büyük bir kalabalık. Kalabalık içinden bir grup kilisenin 2 papazının pantolonunu indirip kör bıçakla sünnet etmeye çalıştıklarını gördüm. Yanına yetişmemiz mümkün gözükmüyordu. Havaya ateş ettirip papazları kurtardık.

Oradan Moda’ya inerken Bahriye Caddesi üzerinde bir kişi elinde Türk bayrağı ile bağırdığını gördük: “Ben Türküm” diyordu. Mesel sonradan anlaşıldı. Bağıran kişi caddede esnaftı. Yan dükkanı Musevi bir tüccara aitti. Musevi tüccar dükkanına zarar gelmesin diye tabelasını Türk’e ait olanla değiştirmiş. Türk’ün dükkanı tam yağmalanıyordu ki yetiştik. Yağmacıları yine havaya ateş ederek dağıttık.

O dönem İstanbul sıkıyönetim komutanu Nurettin Aknoz paşaydı. Aynı zamanda 1. Ordu da ona bağlıydı. İstanbul’un her ilçesine rütbesi en az yüzbaşı olan askerler atandı. Yine gece saat 10 sularında telsizden bana paşanın yaveri sesleniyordu. Ve emir geldi: “Şu anda Üsküdar İlçesi Sıkıyönetim Komutanı olarak atandınız. Hemen merkeze giderek görevi devralınız. Üsküdar’daki tüm güvenlik güçleri sizin emrinizdedir.”

Neticede terhis olana kadar bu karakol binasında ek olarak sonradan gelen 100 er, 2 astsubay, 6 çavuş, 4 kamyon, 3 jeep ile Haydarpaşa Tren Garından Küçüksu’ya kadar olan bölgede 21 yaşımda görev yaptım.

Karakolun bitişiğinde “Selamsız” adı ile anılan bölgede esmer vatandaşlar yaşıyordu. Benim terhis olup görevi teslim ettiğimi duyduklarında çoluk çocuk bütün mahalle karakolun önüne gelerek çiçekler ve gözyaşları ile beni yolcu ettiler.

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 65. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam