Aynur Güner (Köşe Yazısı) DOĞRULARI KONUŞALIM - YALNIZLIK VE SEVGİSİZLİK - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

17 Mayıs 2026 - 09:35

Aynur Güner (Köşe Yazısı) DOĞRULARI KONUŞALIM – YALNIZLIK VE SEVGİSİZLİK

reklam
Aynur Güner (Köşe Yazısı) DOĞRULARI KONUŞALIM – YALNIZLIK VE SEVGİSİZLİK
Son Güncelleme :

19 Mart 2026 - 20:00

1.163 views

Dünya genelinde yayılan COVID – 19 salgınının Türkiye’de tespit edilen ilk vakası Sağlık Bakanlığı tarafından 11 Mart 2020 günü açıklandı. Ülkede virüse bağlı ilk ölüm 15 Mart 2020 tarihinde gerçekleşti. 17-23 Nisan 2021 tarihleri arasını kapsayan ve 100 bin kişiye düşen vaka sayısını gösteren tabloda; İstanbul, Çanakkale, Tekirdağ, Kırklareli, Giresun, Kocaeli, Yalova ve Erzincan en çok COVID-19 vakasının görüldüğü iller oldu. İnsanlara aşı zorunluluğu, aşı olmayanların toplu taşıma araçlarına alınma yasağı, sokağa çıkma yasakları getirildi. Bizler yalnızlaştırıldık. Komşuluklarımız bitti. Evlerimize kapandık ve birbirimizden uzaklaştık.  Sevdiklerimizden uzak kaldık. Çocuklarımıza ve sevdiklerimize sarılamadık. Bu da bencilleşmenin ve sevgisizliğin başlangıcı oldu.

Bu ortamda çocuklar evlere kapatıldı. İnsanlarımız evde sıkıntıdan patlarken birbiriyle muhabbeti ve sevgiyi, sevdiklerinle bunu paylaşmayı unuttu. Son yıllarda yaşanan ağırlaşan geçim şartları da buna eklenince bizler, neredeyse misafirden korkar hale geldik. Yaşam kavgasının içinde çocuklarımızı, onlarla vakit geçirmeyi, onlara sevdiğimizi söylemeyi unuttuk. Çocuklarımız artık sevgiyi sadece sözlükte görür hale geldiler. Artan teknoloji de onları bağımlı hale getirince onlar da anne-babalarından uzaklaştı. Sokağa çıkmayı, sokakta arkadaşlarıyla oyunlar oynamayı, onlarla bir şeyleri paylaşmayı ve paylaşmanın güzelliği ile birlikte arkadaşlıkları da unuttular.

Bizler bunu düzeltmek adına neler yapıyoruz? Bu yaptıklarımız yeterli midir? Bunu çoğu insanın düşündüğüne veya düşünebildiğine inanıyor musunuz? Geçim şartlarının her gün artan ağırlığı buna engel olmaktadır ama bu koşuşturma içinde bizler de çocuklarımızla vakit geçirmek, onlara sevdiğimizi söylemek için çaba harcıyor muyuz? İşte bunu da düşünmemiz gerekir. Çocuklarımızın karnını doyurup, sırtını giydirmek yeterli midir? Bizlerin görevi bu kadar mıdır? Sevgiye aç büyüyen, televizyonda birbirini öldüren mafya dizilerini seyreden çocuklarımız; birbirlerini döver hatta öldürür hale geldiler. Bu gidişe dur demeliyiz. Lütfen şımarırlar diyerek onlara olan sevginizi göstermezlik etmeyin. Onlara onları sevdiğinizi her fırsatta söyleyin. Onlar bizim geleceğimiz ise bu sözde kalmasın. Bunu hayata geçirecek olan bizleriz. Nasıl bitkiler susuz kalırsa ölüyorsa, çocuklarımızda sevgisiz büyüyünce ruhen aç kalırlar. Onlar bizim en kıymetlimiz ise onlara verdiğimiz değeri göstermekten çekinmemeliyiz. Nasıl onların yatağa aç girmemesi için çabalıyorsak, sevgisiz büyümemeleri için de çabalamalıyız. Birine sevdiğini söylemek cesaret ister. Yoktan bir ülke yaratan milletin çocukları olarak bu cesarete sahip olduğumuza inanıyorum.

Yalnızca çocuklarımız için değil bütün insanlar için sevginin gerektiğinin unutulmadığı, çocuklarımızın hak ettikleri sevgiyi gördükleri, büyüklerin çocuklarına sevdiğini söylediği günlerde buluşmak dileğiyle. Buluşuncaya kadar esen kalın…

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 99. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam