
Türkiye’de Türk, Kürt, Arap, Ermeni, Rum, Yahudi ve diğer birçok etnik grup yaşar. Bu çeşitlilik, ülkenin kültürel zenginliğini yansıtmaktadır. Bu grupların her birinin konuştuğu dilleri vardır. Bu gruplar yaşadıkları yerlerde kendi dillerini konuşmaktadırlar. Son aylarda DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve partili milletvekilleri konuşmalarında “ana dilde eğitim” istediklerini belirtmektedirler. Kürtlere bu hak tanındığında diğer etnik gruplarda kendi dillerinde eğitim isterlerse ne olacak? Bu taleplerinde haklı olabilirler ama bu durum karışıklıklara yol açmaz mı? Her etnik grup kendi dilinde eğitim alır ve yalnızca kendi dilini kullanmak isterse diğer kişilerle anlaşmakta olumsuzluklar yaşanmaz mı?
Brezilya, Çin, Endonezya, Meksika, Filipinler, Rusya, İspanya ve Tayvan gibi bazı ülkelerin resmi dilleri olduğu gibi, bölgesel ve yerel resmi dilleri de vardır; Bolivya, Güney Afrika, İsviçre, Singapur, Belçika ise birden fazla resmi dile sahip ülkelerdir. Anayasanın 42. maddesi ile Türkçe dışında Türk vatandaşlarına anadil olarak başka herhangi bir dil öğretilemez fıkrası her düzeyde eğitim dilinin Türkçe olduğunu resmîleştirmektedir. Bu duruma resmi dilimiz Türkçenin yanında diğer dillerde resmi dil olursa bir kuruma verilecek dilekçe de herkes kendi diline göre verince kamuda her bölümde her dilden konuşan memurlar mı işe alınacak? O zaman her bölümde kaç memur olacak? Bunların kurumlara maliyeti ne olacak? Artan bu giderler nasıl karşılanabilecek?
Biz Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana yüz yılı aşkın süredir Türkçe konuşuyor ve yazıyoruz. Bugüne kadar da çok sorun olmadıysa neden şimdi bu konu gündeme getiriliyor? Ülkemizde yaşayan ama ayni dinden olmayan insanlar var. Bu insanların oluşturduğu grupların hepsinin din adamlarına maaş veriyor muyuz? Bu dinlerin her biri için din adamı ataması yapıyor muyuz? Öyleyse yüz yılı aşkın süredir yeten dilimizle ilgili neden bu konuşmalar yapılıyor? Bu ülkenin en büyük sorunu bu mudur? Bu uygulama bizi ayrışmaya, bölünmeye götürmez mi?
Ülkemizin bundan daha acil sorunları var. Öncelikle bunlar çözümlenmeli ki bunları gündeme taşıyıp konuşabilelim. Çanakkale’de, Sakarya’da savaşan bu ülkeyi kuran şehitlerimiz ve gazilerimizin de kökenleri farklıydı ama amaçları aynıydı; çocuklarına özgürce yaşayacakları bir vatan bırakmak. Onlar kurdukları bu ülkede ana dili Türkçe olarak kabul ederken kendi dillerini konuşmuyorlar mıydı? Öyleyse ne değişti de bugün bunu konuşuyoruz?
Kişisel çıkarlarımızdan önce ülkemizin çıkarlarını düşünmeliyiz ve Resmi Dilimiz olan TÜRKÇE’de birleşmeliyiz. Ülkemizin daha aydınlık, refah seviyesi yükselmiş, medeniyette ileri gittiği günlerde buluşmak dileğiyle. Buluşuncaya kadar esen kalın…
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 98. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->