
Neoliberalizm, serbest piyasanın kutsandığı, devletin küçültülüp bireyin her şeyden sorumlu tutulduğu bir ekonomik-politik düzen. Bu sistemin en büyük manipülasyon araçlarından biri de “beşeri sermaye” kavramı. Eğitim, beceri ve sağlık gibi unsurların ekonomik değerler üzerinden ölçüldüğü, bireyin kendi gelişimini bir yatırım olarak görmeye zorlandığı bu anlayış, derinlemesine incelendiğinde, bir özgürleşme hikâyesinden çok bir sömürü mekanizması olarak karşımıza çıkıyor.
BEŞERİ SERMAYE: ÖZGÜRLEŞME Mİ, YENİ BİR KISITLAMA MI?
Beşeri sermaye kavramı, 1960’lardan itibaren ekonomi teorilerinde kendine yer buldu. Başlangıçta, insanların eğitim alarak, mesleki beceriler edinerek ve sağlıklı bir hayat sürerek ekonomiye daha fazla katkıda bulunabilecekleri fikri cazip görünüyordu. Ancak neoliberalizm devreye girdiğinde bu kavram, bireyin piyasa içinde kendini sürekli kanıtlamak zorunda olduğu bir silaha dönüştü.
Eğitim artık bireyin kişisel sorumluluğu haline geldi. Eğer iş bulamıyorsan, yeterince eğitim almadığın içindir. Yetersiz maaş alıyorsan, kendini geliştirmediğin içindir. Bir şekilde sistem dışına itildiysen, suçlu yine sensin. Bu mantık, devletin sosyal politikalar ve ekonomik destek sağlama görevini geri plana iterken, bireyi kendi başına ayakta kalmaya zorlayan bir mekanizmaya dönüştü.
EĞİTİMİN METALAŞMASI: BİLGİ Mİ, SERMAYE Mİ?
Eskiden eğitim, bireyin entelektüel gelişimini ve toplumsal faydayı artıran bir araç olarak görülüyordu. Günümüzde ise eğitim, tamamen ekonomik bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Artık diplomalar, sertifikalar ve uzmanlık alanları, bireyin piyasa değerini artırmaya yönelik birer “varlık” haline geldi.
Özel okullar, pahalı kurslar, online sertifikalar… Sürekli olarak “kendine yatırım yap” baskısıyla kuşatılan birey, kendi becerilerini artırmak için bitmeyen bir yarışın içine sokuluyor. Amaç, nitelikli ve özgür bireyler yetiştirmek değil, iş dünyasının beklentilerine uygun “verimli çalışanlar” yaratmak. Yani eğitim, bireyin gelişimi için değil, piyasanın ihtiyaçlarına hizmet etmek için şekillendiriliyor.
GÜVENCESİZLİĞİN MEŞRULAŞTIRILMASI: İŞSİZSEN SUÇ SENDE
Beşeri sermaye söylemi, işsizliği ve ekonomik eşitsizliği bireysel başarısızlık olarak sunuyor. İş bulamayanların “yetersiz” olduğu, daha fazla çaba harcamaları gerektiği anlatılıyor. Oysa işsizlik ve güvencesiz çalışma koşulları, neoliberal sistemin doğrudan sonucu.
Şirketler daha az maliyetle daha fazla verim almak isterken, esnek çalışma düzenleri, sözleşmesiz işler ve düşük ücretler norm haline getiriliyor. Beşeri sermaye miti, insanları bu güvencesiz koşulları kabullenmeye itiyor. “Daha çok çalış, daha çok geliştir kendini, şikayet etme” mottosuyla işleyen bu sistemde, asıl kazananlar büyük şirketler ve onların kâr oranları.
KENDİNİ YENİDEN KEŞFETME ZORUNLULUĞU: KİŞİSEL GELİŞİM TUZAĞI
Neoliberalizmin en büyük başarısı, bireylere sürekli olarak eksik olduklarını hissettirmesi. “Kendini geliştir, yenilen, değişime ayak uydur” söylemiyle bireyler hiç durmadan yeni beceriler kazanmaya yönlendiriliyor. Ama bu süreç, asla tamamlanmıyor. Her zaman daha fazla öğrenmen, daha fazla sertifika alman, daha fazla rekabet etmen gerekiyor.
Kariyer koçları, kişisel gelişim kitapları, motivasyon konuşmacıları… Hepsi aynı şeyi söylüyor: “Başarısız oluyorsan, suç sende.” Oysa bu sistemde herkesin kazanması imkansız. Herkesin başarılı olabileceği fikri, sadece birkaç kişinin kazanıp geri kalanların başarısız olduğu gerçeğini gizlemek için uydurulmuş bir illüzyon.
PİYASANIN DIŞINA ÇIKMAK MÜMKÜN MÜ?
Beşeri sermaye miti, neoliberalizmin insanı tamamen ekonomik bir birime indirgemesinin en büyük örneklerinden biri. Bu sistemin çarkları içinde birey, sürekli daha fazla çalışmaya, daha fazla yatırım yapmaya, daha fazla “kendini geliştirmeye” zorlanıyor. Ama tüm bunlar, onu özgürleştirmek yerine daha da bağımlı hale getiriyor.
Peki, bunun bir çıkışı var mı? Belki de ilk adım, insanın kendini bir yatırım aracı olarak görmekten vazgeçmesi. Belki de gerçek özgürlük, piyasanın dayattığı kimliklerden sıyrılmakla mümkün olur.
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 80. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->