
Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) Tekirdağ 1 Nolu Şubesi, 1. Olağanüstü Genel Kurulu, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşti.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıya CHP Süleymanpaşa İlçe Başkanı Şenol Özgür Taşmerdivenli, CHP Tekirdağ İl Başkan Vekili Levent Gündoğdu, Deva Partisi İl Başkan Yardımcısı Ümit Delikaya, Tüm Yerel Sen Başkanı Ali Şahin Gülen, 29 Ekim Kadınları Derneği Başkanı Seval Eşer, Eğitim İş Tekirdağ ve çevre illerden gelen temsilciler, üyeler ve delegeler katıldı.
Divan Kurulu Başkanlığı’nda Gürkan Cinci’nin görev aldığı kâtip üyelikleri ise Oya Turan Dalçık, Ezel Tatar ve Nurhan Menekşe’nin gerçekleştirdiği kongrede Genel Kurul’un gündem maddeleri okundu ve oylamaya sunuldu. Gündemin okunması ve oylanmasının ardından açılış konuşmaları gerçekleştirildi.
HÜSEYİN EREN: “SİYASİ PARTİLERİN ARKA BAHÇESİ OLMAYAN YOLU TERCİH ETMENİZİ İSTİRHAM EDERİM”
İlk açılış Konuşmasını Tekirdağ Şube Kurucusu Hüseyin Eren yaptı. Eren; “Ben, ilk defa Eğitim İş Genel Kurulu’nda misafir olarak buradayım. Bundan önce sürekli sorumluluk sahibiydim. Ülke genelinde 2005 yılında kurulan şubeler Tekirdağ’da 8 Ocak 2008 yılında kuruldu. İlk başlarda bürokratik olarak birtakım sıkıntılar yaşadık ama işini en iyi yapan ve sorumluluk alan üye yapısıyla her zaman gurur duydum. Nöbet eylemini Eğitim İş başlatmıştır. Nöbet Eylemi dolayısıyla 18 arkadaşımız 38 tane ceza almıştır. 3 tanesini kazandık, 35 tanesi Danıştay Karar Düzeltme Dairesi’nde hala devam etmektedir. Zaman zaman görüyorum nöbet eyleminde mücadele vermemiş olanlar lütfen emeğe saygısızlık etmesinler. Eğitim İş’in en büyük gücü bağımsızlığıdır. Emeğin mücadelesi ekseninde, siyasi partilerin arka bahçesi olmayan yolu tercih etmenizi istirham ederim. Saygılarımı sunuyorum” dedi.

RIDVAN DIRAK: “GÜCÜMÜZÜ ONURLU GURURLU MÜCADELECİ EĞİTİM İŞ ÜYELERİNDEN ALIYORUZ”
Eğitim İş Tekirdağ Şube Kurucusu Hüseyin Eren’in konuşmasının ardından Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Tekirdağ İl Başkanı Rıdvan Dırak bir konuşma gerçekleştirdi. Dırak; “Genel kurulumuza hoş geldiniz. Öncelikle yaşanan deprem nedeniyle ulusumuzun başı sağ olsun! Tüm Türkiye’ye geçmiş olsun! Sizlere Birleşik Kamu İş Konfederasyonumuz ilimizdeki durumundan söz etmek istiyorum. Bizler, Tekirdağ’da Tüm Yerel Sen, Büro İş, Tarım Orman İş, Genel Sağlık İş, Eğitim İş ile örgütlüyüz. Türkiye’de 10 iş kolunda örgütlenmeyi başardık. İlimizde konfederasyonumuz 5000’i aşkın üyesiyle en güçlü sendikal örgüttür. Sendikamız Eğitim İş bu yıl şubat ayı itibariyle 3300 üye sayısını geçmiştir. Mayıs ayında 2 ilçemiz hariç Tekirdağ’da yetkili sendika biz olacağız. Gücümüzü koltuklarında oturan liyakatsiz yöneticilerden iktidardaki siyasi partilerden almıyoruz. Onurlu, gururlu, mücadeleci Eğitim İş üyelerinden alıyoruz. Değerli misafirler, sevgili Eğitim İşliler, bizler, Atatürk Devrimlerinin neferiyiz, bizler, Cumhuriyet kazanımlarını sonuna kadar savunacağız. Bilimsel, Demokratik, kamusal, Laik eğitim demeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’ni gericilere, yobazlara, tarikatlara, cemaatlere asla teslim etmeyeceğiz. Sözlerimi tamamlarken hepinizi saygıyla selamlıyor, genel kurulumuza başarılar diliyorum. Yaşasın Eğitim İş! Yaşasın Birleşik Kamu İş! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!” ifadelerini kullandı.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Tekirdağ İl Başkanı Rıdvan Dırak’ın ardından açılış konuşmalarının sonuncusunu Eğitim İş Tekirdağ 1 Nolu Şube Başkanı Barış Özer gerçekleştirdi.
Başkan Barış Özer yaptığı konuşmada şunları söyledi:
BARIŞ ÖZER: “TEK BİR OLAĞANÜSTÜ DURUM VAR ÇIĞ GİBİ BÜYÜYORUZ”
“Öncelikle Tekirdağ Şube Başkanlığı yaptığım 1 buçuk yıllık kısa bir dönemde Eğitim İş Tekirdağ Şubesi’ni 1182 üye sayısından alıp 2500 üye sayısını geçirip 2 şube haline getirip, bugün de Tekirdağ’ın en büyük Eğitim Sendikası yapmak için gecesini gündüzüne katan değerli yönetim kurulu üyelerine, değerli ilçe temsilcilik yönetimlerine çok teşekkür ediyorum. Eğitim İş Tekirdağ 1 Nolu Şubesi olarak, görevlendirme bir yönetimdik, seçilmiş bir yönetim olması gerekiyor. Dolayısıyla genel kurulumuz olağanüstü. Yoksa şubemizde olağanüstü bir durum yok. Tek bir olağanüstü durum var çığ gibi büyüyoruz.
“İŞİMİZ SENDİKACILIK DEĞİL İŞİMİZ ÖĞRETMENLİK”
Şubeleşme sürecinde arkadaşlarımızla oturup konuştuğumuzda acaba bize etkisi ne olur dediğimizde Çorlu, başta olmak üzere arkadaşlarımız çok özverili bir çalışma gösterdiler. Bizim bir temel prensibimiz var; 2020’deki Genel Kurul’da iş başına geldiğimizde, daha doğrusu aday olduğumuzda bir söz verdik; ‘Tekirdağ’a profesyonel sendika yöneticisi sokmayacağız’ dedik. Bunun için özellikle sahada gönüllü insanların olması gerekiyor. Sahada daha çok gönüllü insanın olması için de yönetim kademelerinin daha da artması gerekiyor. Bugün Tekirdağ 1 ve 2 nolu şubelere ayrıldı ve birkaç seneye 3,4,5 nolu şubeler açılabilir. Çünkü bu şubelerde çalışan yönetim kurulu arkadaşlarımız ben de dahil olmak üzere işimiz sendikacılık değil işimiz öğretmenlik. Biz okulumuza gidiyoruz, dersimize giriyoruz, dersimizden artta kalan zamanlarda bu işi yapıyoruz.

“5 YAŞINDA BİR KIZIM VAR O BİLE CUMARTESİ GÜNLERİ UYANDIĞINDA ‘HADİ BABA SENDİKAYA GİDELİM’ DİYOR”
2014’deki Genel Kurul’da delegeydim, geldim. Divan başkanımız; ‘Aday olmak isteyen var mı?’ dedi. Ben de dilekçemi yazdım verdim. Seçilemedim ama 2 ay sonra Hüseyin Başkan’dan bir telefon aldım. 2 tane yönetim kurulu üyeliği boşalmış bana sıra geldi. O telefonu hiç unutmam. ‘Barış gel güzelim’ dedi, ‘Seni hiç yormayacağız’ dedi. Sağ ol başkanım hiç yormadın. 8 yıldır gecem gündüzüme karıştı. 5 yaşında bir kızım var o bile cumartesi günleri uyandığında ‘Hadi baba sendikaya gidelim’ diyor. Ailemiz, işimiz, arkadaşlarımızla birlikte Eğitim İş için mücadele ediyoruz. Türkiye’nin eğitimi için mücadele ediyoruz.
“TÜRKİYE’NİN EĞİTİM MÜCADELESİ İÇİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMUŞ BÜTÜN ÜYELERİMİZE BİR KERE DAHA TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Bizim kaygımız sendikacılık kaygısı değil; bizim kaygımız öğretmen kaygısı; Türkiye’nin gençlerinin kaderi; cemaatlerin, tarikatların, hurafelerin elinde değil, Atatürk’ün gösterdiği yolda laik, bilimsel, ulusal, kamusal ve en önemlisi parasız eğitim alabilmesidir. Biz, bunun için mücadele veriyoruz. Bir öğretmenin hedefi; çocuklarının en iyi şekilde, en doğru şekilde eğitim almasıdır. Eğitim çalışanlarının hak ve mali sorunları için mücadele için uğraşıyoruz ama Eğitim İş’in temelde mücadelesi Laik Eğitim mücadelesidir. Bunun için, üyesinden delegesine, işyeri temsilcisinden yönetim kurulu üyesine, eğitim için Türkiye’nin eğitim mücadelesi için elini taşın altına koymuş bütün üyelerimize bir kere daha teşekkür ediyorum.
“BU ÜLKEYİ YÖNETENLER ONLARI ORADA ÖLÜME TERK ETTİ”
Biliyorsunuz 6 Şubat’ta bir deprem yaşadık. Eğer Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyeti kuran kadronun bize gösterdiği yolda ilerleyebilmiş olsaydık birkaç saatlik korku tedirginlik sonrasında iyi sallandık şu oldu bu oldu deyip hayatımıza devam edebilirdik. Fakat ona yakın şehrimizin neredeyse tamamı yıkıldı, on binlerce insan enkaz altında kaldı, on binlerce insan kurtarılmayı bekledi ne yazık ki bu ülkeyi yönetenler onları orada ölüme terk etti. Kurtarmaya gitmediler, gidemediler değil, gitmediler. Yoksa Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür. Her yere gücü yeter, her vatandaşını enkaz altından çıkarabilir. Daha doğrusu yıkılmayan binalar yapabilecek güçtedir.
“BU İNSANLAR ÖLSÜN DİYE BEKLEDİLER”
Hiç kimse devletin gücünü kendi gücü olarak görmesin, görmemelidir. Bu devleti yönetenler ne yazık ki iş bilmediklerinden, bu işi beceremediklerinden, liyakatsizliklerinden! Bütün sorunların çözümü tek bir adama bağlı olamaz, bir insan her şeyden anlayamaz bu insan kim olursa olsun. Kim olursa olsun, tek bir insan bütün sorunları çözemez, ne kadar iyi niyetli olursa olsun. Bu ülkede biliyorsunuz bir sivil savunma kurumu vardı. Bir Kızılay vardı. Bunun dışında 1999 depreminde çok müthiş mücadeleler vermiş olan Türk Silahlı Kuvvetleri vardı. AKUT vardı. Bunların hepsini toparladılar AFAD’a bağladılar, başına da imam verdiler. İmam ne yapar? En iyi bildiği işi yapar, cenaze namazı kılmaya gider. Bu insanlar ölsün diye beklediler ve üçüncü günün sonunda enkaz altından çıkarmaya gittiler. Bunun hesabını, sizler, bizler, Türkiye’nin Demokratik, Laik, aydınlık mücadelesi için aydınlık geleceği için mücadele edenler soracak. Bizler, öğretmenler olarak, eğitim çalışanları olarak, sizler siyasi partiler olarak, sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri olarak 6 Şubat gününü saat 4:17’i hiçbir zaman unutmayacağız, unutturmayacağız. Ben şimdiden herkese teşekkür ediyorum, genel kurulumuz hayırlı uğurlu olsun.”
Kurullara aday olacak kişilerin başvurularının alınması, faaliyet raporlarının okunması ve ibrası, organlara seçilecek adayların belirlenmesi ile devam eden Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) Tekirdağ 1 Nolu Şubesi 1. Olağanüstü Genel Kurulu’nda son olarak seçimler gerçekleştirildi.

YÖNETİM KURULU BELLİ OLDU
Yapılan seçimlerde Barış Özer 141 Oy, Burçin Karakundak 136 Oy, Fulya Gümüşhan 137 Oy, İlke Gürer 126 Oy, İmdat Yılmaz 133 Oy, Gürkan Polat 115 Oy ve Rıdvan Dırak 127 Oy alarak yönetim kuruluna seçildi.
DENETİM VE DİSİPLİN KURULLARI DA BELİRLENDİ
139 oy alan Ekrem Özen, 136 oy alan Meriç Bilir ve 122 oy alan Tuğba Uzun Denetleme Komisyonu’na seçilirken 142 oy alan Coşkun Volkan, 143 oy alan Eylem Karagöz Yaşar ve 114 oy alan Eyüp Solmaz ise Disiplin KuruluNu oluşturan isimler oldu.
Özlem Gürakar
GÜVEN TEKİRDAĞ GAZETESİ – TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->