29 EKİM KADINLARI DERNEĞİ TEKİRDAĞ ŞUBESİ TUTUKLU ÖĞRENCİLERE SAHİP ÇIKTI - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

17 Şubat 2026 - 17:13

29 EKİM KADINLARI DERNEĞİ TEKİRDAĞ ŞUBESİ TUTUKLU ÖĞRENCİLERE SAHİP ÇIKTI

reklam
29 EKİM KADINLARI DERNEĞİ TEKİRDAĞ ŞUBESİ TUTUKLU ÖĞRENCİLERE SAHİP ÇIKTI
Son Güncelleme :

25 Nisan 2025 - 14:57

932 views

29 Ekim Kadınları Derneği Tekirdağ Şubesi, anayasal haklarını kullanarak eylemlere katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan üniversite öğrencilerinin büyük çoğunluğunun eğitimlerinden geri kaldığını, sınavlara giremediklerini ve psikolojik olarak yıprandıklarını dile getirerek basın açıklaması gerçekleştirdi.

Hasan Ali Yücel Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklamasında konuşan 29 Ekim Kadınları Derneği Tekirdağ Şube Başkanı Seval Eşer, çocukların sadece anayasal haklarını kullandıklarını savunarak, “Onlar bizim çocuklarımız, ülkemizin geleceği. Okula gitmeleri gerekirken cezaevindeler. Bu bir zulümdür.”  dedi.

CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, Eğitim İş 1 Nolu Tekirdağ Şubesi, Eğitim Sen Tekirdağ Şubesi, CHP Tekirdağ İl Kadın Kolları Başkanı Büşra Nur Pelen, CHP Süleymanpaşa İlçe Kadın Kolları Başkanı Özlem Dömeke ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin destek verdiği açıklamada 29 Ekim Kadınları Derneği Tekirdağ Şube Başkanı Seval Eşer şunları söyledi:

“Öğrenciler, Gazeteciler, Profesörlerin Tutuklanmasıyla Mı Sağlanacak Adalet?”

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda yöneticinin gözaltına alınması üzerine 19 Mart’ta başlayan Saraçhane eylemlerinde gözaltına alınan 99 kişinin yargılandığı davalar 3 Ekim tarihine ertelendi.

Saraçhane Meydanı’na yüz binler sadece bir belediye başkanı için çıkmadı. 19 Mart’ta başlaya saldırı, oraya gidenlere göre, siyaset alanını daraltan, halkın iradesine ve haklarına ket vuran bir özellik taşımaktadır. Saraçhane’ye gidenler seçme ve seçilme hakkına dönük müdahale nedeniyle protestolara katılmışlardır. Bu tutuklamalar ve müdahaleler halkın, emekçilerin, gençlerin kendi geleceğini belirleme hakkına dönük bir müdahaledir. Maalesef bizim ülkemizde adalet anlayışı daha çok, daha büyük adliyeler yapılmasıyla, daha çok insanın tutuklanmasıyla, grevlerin bastırılmasıyla, öğrencilerin Yök’ten çıkarılmasıyla sağlanıyor! bunlar yapılınca sağlanacağı sanılıyor. Ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz adını sayamayacağımız onlarca tutuklu öğrenciler, gazeteciler, profesörlerin tutuklanmasıyla mı sağlanacak adalet?

“Bu Çocuklara ve Gençlere Bir Zulümdür”

Gençler sadece anayasal haklarını kullandıkları için 6 ay özgürlüklerinin kısıtlanması geleceklerinin çalınması ne akla ne mantığa yakışmaz bu kadar süre eğitimden uzak bırakılan gençlerimizin ahlarını almayın. Bu gençlerin okulu var, dersleri var sınavları var gelecekleri var hepimizin geleceği. Bu kabul edilebilir bir durum değil. İçerde olan hiç bir genç bunu hak etmiyor. Hak, hukuk ve adalet demeye devam edeceğiz. Bizler bir anne ve Cumhuriyet kadını olarak çok üzgünüz. Bu bir baskı düzenidir ve bu yapılanlara Adalet göremiyoruz.

“Adalet Vicdan İle Eş Değer Bilinirdi Yanıltınız Bizi de..“

Anayasal haklarını kullanarak tutuklu arkadaşlarına özgürlük isteyen, bu karanlık düzene karşı dimdik duran gençlerle gurur duyuyoruz. Ve biz anneler onların yanındayız! 16 Nisan 2017 Anayasa Referandumu ile oluşan yeni saray rejimi, Meclis’in gücünün olabildiğince azaldığı, yargının olabildiğince siyasallaştığı, muhalif siyasetin ve basının olabildiğince baskılandığı, üniversitelerin olabildiğince kontrol edildiği ve anayasal güvence altındaki özgürlüklerin olabildiğince kısıtlandığı bir baskı düzeni halini aldı. Aslında iktidar uzun zamandır kendini “vatan” ve “devlet” yerine koyuyor. Ancak hiçbir hükümet “vatan” ve “devlet” olmadığı gibi hükümetleri ve yanlış politikalarını eleştirmek de “vatana ihanet” ve “devlete düşmanlık” değildir!

“Sadece Demokratik Haklarını Kullanan Öğrencilerin Kyk Yurtlarından Çıkarılması Kabul Edilemez!”

Anayasal haklarını kullanarak Saraçhane’de haksız ve hukuksuzluğa karşı sesini yükselten tüm tutukluların ailelerine, sevdiklerine kavuşmasını bir an önce talep ediyoruz. KYK yurtlarında kalan çok sayıda öğrencilere “izinsiz eylemlere katıldınız” denilerek disiplin soruşturması açıldığı ve yurtlardan çıkarıldığı bilgisi var. Sadece demokratik haklarını kullanan öğrencilerin KYK yurtlarından çıkarılması kabul edilemez! Anayasa ile güvence altına alınan toplantı ve gösteri hakkı, cezalandırma aracı olamaz. Gençlerimizin barınma hakları gasp edilemez!

“Adalet, Demokrasi Ve Özgürlük İstemekten Asla Vazgeçmeyeceğiz!”

Lütfen öğrencilerimizi tehdit etmeyi bırakın artık. Hiçbir öğrencimiz yalnız değildir, KYK yurtları da hiçbir siyasi partinin tapulu malı değildir! Bu yanlıştan bir an önce dönülmelidir. Gençleri dinlemek yerine, onları tutuklamak kimseye fayda getirmez. Bırakın okullarına gitsinler, fikirlerini korkmadan söyleyebilsinler. Onlar bizim çocuklarımız, gözbebeklerimiz, ülkemizin geleceğidir. Gençlerimiz bir an önce özgürlüklerine kavuşmalıdır. Tarih boyunca büyük düşünürlerin vurguladığı gibi, abartısız, tarafsız ve hakkaniyetli bir yönetim anlayışı, toplumsal barışın ve güvenin sağlanması için elzemdir ve bizler toplumsal barışın sağlanması için adalet, demokrasi ve özgürlük istemekten asla vazgeçmeyeceğiz!

“Atatürk Hükümetin Değil, Halkın Seçme Hakkının “Kutsal” Olduğunu Belirtiyor”

Atatürk hala yol göstermeye devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk’e göre halk iktidarları eleştirmeli, iktidarda halka hesap vermelidir. Atatürk’ün, tek partili Cumhuriyetin kurucu cumhurbaşkanı olmasına karşın, Meclis’i, cumhurbaşkanını ve hükümeti “devlet” yerine koymaması, diktatörler gibi tek parti hükümetini kutsamaması; tam tersine Meclis’in, cumhurbaşkanının ve hükümetin belirli bir süre için seçildiklerini, “saltanat sürmek için değil, millete hizmet etmek için” o görevlere getirildiklerini ve görevlerini kötüye kullanmaları halinde milletin onları iktidardan düşürebileceğini ve “devleti yönetenlerin gerektiğinde millete hesap vermek zorunda olduklarını” belirtmesi, bugüne ışık tutan yol gösterici açıklamalardır. Atatürk hükümetin değil, halkın seçme hakkının “kutsal” olduğunu belirtiyor: “

Bu bağlamda Türk Gençleri adeta ‘Gençliğe Hitabe’den aldıkları ilhamla, Anayasal haklarını kullanıyorlar; tam da Atatürk’ün istediği gibi ulus bilinciyle yurttaş sorumluluğuyla cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıkıyorlar, sahip çıkmaya da devam edeceklerdir.”

29 Ekim Kadınları Derneği Tekirdağ Şube Başkanı Seval Eşer’in konuşmasının ardından 29 Ekim Kadınları Derneği Annelerinden Gençlere Özür Mektubu okunurken mektupta şu ifadeler yer aldı:

“Özür Dileriz Sevgili Gençler!

Anayasa’nın 34. Maddesine göre” Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Anayasamızda güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullandın. Özgürlüğü, hak ve adaleti savunmak için korkusuzca gösterdiğin mücadele gücünle bize örnek oldun. Sen şimdi parmaklıklar arkasında olmamalı, ailen ve sevdiklerinle ilkbaharın gelişi sevinci yaşamalıydın.

Seni Koruyamadık Çocuğum!

Akla ve vicdana sığmayan anti demokratik uygulamalar karşısında, toplumsal tepki ve kamu vicdanını güçlü itiraz durumuna getiremediğimiz için, Kuvvetler ayrılığı sistemi olan Yasama, yargı, yürütmenin tek elde toplanmasının demokrasiye vurulan bir darbe olduğunun bilincine varamadığımız için, Laiklik başta olmak üzere Cumhuriyet değerlerinin birer birer yok edilişine seyirci kaldığımız için, Müfredatın içi boşaltılarak “Çedes Projesi”nin hızla uygulanarak imamların ve tarikatların okullara girmesi, dolayısıyla eğitim sistemimizi tahrip etmeleri karşısında sessiz kaldığımız için, yetiştiğiniz bu topraklarda, emeğinizin karşılığını alamayarak gelecek kaygısı nedeniyle başka ülkelere umut arayışına gönderdiğimiz için, gelişmiş Avrupa ülkelerinde yaşayan yaşıtlarınız gibi ekonomik sıkıntı çekmeden insanca yaşama, ve fikirlerinizi özgürce ifade etme hakkı sağlayamadığımız için, sizlere özgürlük, hak ve adalet, ekonomik refah, sağlık ve sosyal güvenlik, adil çalışma fırsatı , yasalar karşısında eşitlik sağlamayan bir partiyi seçtiğimiz için özür dileriz!

Yaptığımız yanlış seçimlerin ağır faturasını sizlere ödettiğimiz için özür dileriz! ​Ama söz “HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK!” O cesur yüreklerinizden öperiz.”

Özlem Gürakar

GÜVEN TEKİRDAĞ GAZETESİ – TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam