
İSTEMEDEN ÇİZDİĞİMİZ ROTALAR
İnsanın saygı görmek istemesi ne kadar doğal bir haksa, verdiği mücadelenin karşılığını beklemesi de o kadar doğaldır.
Ancak iyi niyetli insanların önüne taş koymak, bugün birilerinin işine yarıyor olabilir.
Şunu unutmamak gerekir: O taşlar günü gelir, koyanların başına yağmur gibi yağar.
Bizi yok saymaya çalışanlar şundan emin olsun;
Biz her seferinde daha güçlü, daha görünür ve daha parlak döneceğiz.
Bu ister siyasette olsun, ister iş hayatında, ister sivil toplumda…
Yöntem değişir, adaletsizlik değişmez; ama direnenler de değişmez.
KIRILMALARDAN DOĞAN GÜÇ
İsteksizce ve zorla başladığım iki yıllık bir bölüm bana yalnızca bir meslek değil, direnmenin ne demek olduğunu öğretti.
Sessiz, bastırılmış bir gençken; içimde biriken öfke zamanla kararlılığa dönüştü.
Tekrar sınava girdim.
Bu kez kalbimin sesini dinledim.
Tercihim Peyzaj Mimarlığıydı —
Belki bir tesadüf, belki kader.
Üniversite yıllarında hayat bana ikinci bir sınav sundu. Üniversite yıllarında hayat bana ikinci bir sınav sundu.
Duygusal açıdan beni etkileyen bir karşılaşma yaşadım. Kısa bir an, bir sunum sırasında kurulan göz teması; zamanla düşünce dünyamda derin bir iz bıraktı.
Bu süreç beklendiği gibi ilerlemedi.
Ancak yaşananlar, her şeye rağmen bana önemli bir farkındalık kazandırdı.
Ortaya çıkan kırılma, duygusal olarak yıpratıcı olsa da; mesleki anlamda yönümü netleştiren, bakış açımı genişleten bir eşik oldu.
Kendi alanımın yanında iç mimarlıkta da kendimi geliştirdim; acı tatlı pek çok deneyim yaşadım.
Ve şunu öğrendim:
İyi niyetle yaklaşırsan, karaktersiz kendini akıllı sanır!
ADIMI KİMSE SİLEMEYECEK
Bu ülkede yalnızca yetenek yetmez güçlü olmalısın!
Çizimlerim değiştirildi.
Adım silindi.
Emeğim hiçe sayıldı.
O gün kendime bir söz verdim:
“Bir daha kimse benim emeğimi gölgeleyemeyecek.”
O günden sonra her şey değişti.
Yaşadığım her haksızlık beni biraz daha sertleştirdi ama aynı zamanda büyüttü.
İçimde biriken öfke, üretkenliğe dönüştü.
Bugün bir projenin pankartında adımı görmek, geçmişte yaşadığım tüm acıları unutturuyor.
Çünkü ben, bana “yapamazsın” diyenlerin gölgesini adım adım aştım.
HAYALLER KORKULARA ÇARPTIĞINDA
Siyaset yolculuğumuzda da aynı kararlılıkla yürüdük.
Hakkımızı yiyenlere susarak değil; var olarak, üreterek ve başararak cevap verdik.
Bu yolda Ümit kardeşimle omuz omuza yürüdük. Kent konseyi seçimleriyle başlayan mücadelemiz bugün hâlâ devam ediyor.
Biz hâlâ varız.
Ve var olmaya devam edeceğiz.
Evet, bizim hayallerimiz başkalarının korkularına çarptı.
Ama biz durmadık.
Bugün biliyorum kisessizlik bazen en güçlü itirazdır.
Bizim suskunluğumuz bir zayıflık değil; zamanı geldiğinde konuşan bir güçtü.
Ve içimizde hâlâ sönmeyen birşey var:
Üretme, tasarlama ve var olma arzusu.
Son Söz: Vazgeçmeyenlerin Nesliyiz
Benim yolculuğum bitmedi.
Bu sadece kişisel bir hikâye değil; bir neslin mücadelesi.
Ve biz,sonunda kendirotamızı çizeceğiz.
Ne olursa olsun
Hayallerimizden asla vazgeçmeyeceğiz.
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 95. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->