Aynur Güner (Köşe Yazısı) DOĞRULARI KONUŞALIM - ÖNCE ADINI KOYALIM - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

14 Nisan 2026 - 21:43

Aynur Güner (Köşe Yazısı) DOĞRULARI KONUŞALIM – ÖNCE ADINI KOYALIM

reklam
Aynur Güner (Köşe Yazısı) DOĞRULARI KONUŞALIM – ÖNCE ADINI KOYALIM
Son Güncelleme :

03 Nisan 2026 - 12:26

703 views

20 Temmuz 2006 tarihinde İstanbul’da 60 yaşında vefat eden Türk gazeteci ve yazar Duygu Asena’nın ünlü eseri KADININ ADI YOK isimli kitabı ilk kez 1987 yılında yayınlanmıştır. 1986 yılı aralık ayında basım sürecine girmiş olsa da kitap piyasaya 1987’de sunulmuş ve aynı yıl 40 baskı yaparak büyük yankı uyandırmıştır. 1988’de muzır neşriyat ilan edilip yasaklansa da 1991’de aklandığı bilinmektedir. Asena’nın bu kitabının yayınlanmasının üzerinden 39 yıl geçti. Sizlere sormak istiyorum; sizce, bugün kadının adı var mı?

Gelin sizlerle kısa bir fikir jimnastiği yapalım. Ülkemizde ve dünyada kadına nasıl bakılıyor, bir hatırlayalım.

Bazı bölgelerde hala kadın mal gibi görülüp, başlık parası alınarak hala verilmiyor mu? Günümüzde hala “Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” zihniyetinde olanlar yok mu? Bazıları hala “Kadının saçı uzun aklı kısa” görüşünde olanlar yok mu? Ülkenin yönetim kademesinde görev alan kadın sayısı erkeklere eşit veya yakın mı? Eğitimde hala aileler önceliği “ilerde ev bakacak” diyerek erkek çocuklarına vermiyorlar mı? Oysa kızlar okutulmalı ki, geleceği yaratan, yaşatan ve yön verecek olanlar olarak çocuklarını daha bilinçli, kendine güvenen, araştırmacı, eleştiren, saygılı ve sevginin değerini, paylaşmayı bilen bireyler yetiştirebilsinler. Eğitimden yoksun olan kişiler, sorgulamayı, eleştirmeyi ve bilgi eksikliğinden dolayı araştırıp doğruları bulamayacakları için daha kolay etki altında kalırlar ve güdüm altına girmeleri daha kolay olur. Öyleyse kadınların eğitimi çok önemlidir.

Bizler yürüyüşlerde söylediğimiz sloganlarımızdan birisi de “Her TÜRK asker doğar” dır.  Her erkek asker doğar değildir. Bu da Türk Kadınının da asker olduğunun göstergesidir. Her askeri doğuran ve yetiştiren; annesidir, yani bir kadındır. Kurtuluş Savaşı’nda mücadele eden kadınlarımızı da unutmamalıyız. Kağnısıyla mermi taşırken donan Şerife Bacı’yı, Erzurum Tabyalarında düşmanı kovalayan Nene Hatun’u, Kara Fatma’yı ve kızanlarını, 12 yaşında Onbaşı Unvanı verilen Nezahat Onbaşı’yı unutmayalım. Onlarda birer askerdiler. Onlarda birer kadındılar ve onları da bir ana yani bir kadın dünyaya getirmişti.

Günümüzde de ülkemizin yetiştirdiği çok başarılı kadınlarımız var elbette ama hala kadının adı yok. Onlara dünyaya geldiklerinde her çocuğa olduğu gibi bir isim verildi. Nüfus kayıtları yapıldı. Aileleri, çevresindekiler, kocası ve yetiştirdiği çocukları ne kadar değer verdiyse, o kadar değer gördüler. Kadın katliamları son yıllarda arttı. Kadınları öldürenlerin bazılarına belki de iyi hal indirimi yapıldı. Onlar toprağa girerken öldürenler yaşamaya devam ettiler. Sizlere soruyorum: kadına günümüzde hak ettiği değer veriliyor mu? Akran zorbalıkları arttı. Aileler bir maaşla geçinemiyorlar. Kadınlarımız eğitimli ve meslek sahibi olsalar ve iş imkânları sunulsaydı hem kendilerine hem ailelerine daha iyi koşullarda yaşam koşulları oluşturabilirlerdi.

Kadını sadece anne olarak öne çıkaranlar da var. Kadın sadece anne değildir. Kadın, her şeyden önce insandır. İnsanca yaşam koşullarında hayatını sürdürmek, hakkı olan eğitimi almak, iş dünyasında istediği meslek grubunda çalışmak; onun da hakkıdır. Anneler, yani kadınlar çocuklarını yetiştirirken evlatları arasında ayrım yapmamalı, erkekler çok özelmiş gibi davranmamalıdır. Erkekler de erkek doğurmadı diyerek karısının üstüne kuma getirmemelidir. Unutmasınlar ki, çocuğun cinsiyetini babalar belirliyor.

Tüm bunlara bakınca sanki lütfeder gibi tekstil fabrikası yangınında, daha iyi çalışma koşulları için grev yapan ve kilitli kalan 129 kadın işçinin yanarak hayatını kaybettiği günde kutlama yapmasınlar. Önce kadınlara gerçekten değer verdiklerini göstersinler. Onlara adlarını versinler. Yasalara gerek duymadan öldürülmelerini engellesinler. Bir insanın; anasına, kız kardeşine, eşine saygısı yoksa, zaten bir şey söylemeye de gerek yoktur.

Kadının adının konulduğu, hak ettiği değerin verildiği, saygının gösterildiği ve yasalara gerek kalmadan yaşam hakkının tanındığı günlerde buluşmak dileğiyle. Buluşuncaya kadar esen kalın…

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 100. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam