
Doğa mı, rant mı? Soru aslında bu kadar basit.
İğneada Longoz Ormanları bugün bir “proje alanı” olarak konuşuluyor.
Oysa mesele bir proje değil.
Mesele, neyin gözden çıkarılabildiği.
18 Nisan’da yaptığım basın açıklamasında da açıkça söyledim:
Bu tartışma teknik değil, politiktir.
Enerji ihtiyacı gerekçe gösteriliyor.
Ama kimse şu soruya cevap vermiyor:
Neden en hassas, en kırılgan, en geri dönüşsüz alanlar?
Longozlar taşınamaz.
Yeniden üretilemez.
Yerine başka bir şey konulamaz.
Ama belli ki mesele yerine koymak değil,
yer açmak.
Bu ekosistem sadece doğa değil;
bir yaşam ağı.
Bir geçim zinciri.
Bir varoluş biçimi.
Ve bu zincir kırıldığında, kaybeden sadece doğa olmayacak.
İnsan da kaybedecek.
Ekonomik gerekçelerle savunulan bu yaklaşım,
aslında geleceği bugüne ipotek etmektir.
Kısa vadeli kazançlar uğruna,
uzun vadeli yıkım normalleştiriliyor.
Açık söylemek gerekirse:
Bu bir kalkınma tartışması değil.
Bu, doğanın ne kadar kolay gözden çıkarılabildiğinin göstergesi.
Ben Peyzaj Mimarı Yılmaz Sami GÖKÇE olarak net konuşuyorum:
Longozlar alan değildir.
Yaşamdır.
Ve yaşam, hiçbir koşulda pazarlık konusu yapılamaz.
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 103. Sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->