Yılmaz Sami Gökçe (Köşe Yazısı) TEKİRDAĞ KİME BENZEMEYE ÇALIŞIYOR? - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

27 Ağustos 2026 - 22:12

Yılmaz Sami Gökçe (Köşe Yazısı) TEKİRDAĞ KİME BENZEMEYE ÇALIŞIYOR?

reklam
Yılmaz Sami Gökçe (Köşe Yazısı) TEKİRDAĞ KİME BENZEMEYE ÇALIŞIYOR?
Son Güncelleme :

08 Ağustos 2026 - 17:43

29 views

Tekirdağ’ın en büyük sorunu deprem değildir.

Trafik değildir.

Otopark değildir.

Tekirdağ’ın en büyük sorunu kimliğini kaybetmesidir.

Çünkü bir şehir yalnızca nüfustan, asfalttan ve betonarme yapılardan oluşmaz. Bir şehrin ruhu vardır. Hafızası vardır. Kendine özgü bir karakteri vardır. Bunlar kaybolduğunda geriye sadece koordinatları belli bir yerleşim alanı kalır.

Bugün Tekirdağ’a yukarıdan baktığınızda son otuz yılda yapılanların büyük bölümünün aynı mantığın ürünü olduğunu görüyorsunuz: Eskiyi yık, yerine daha büyüğünü yap. Tarihi yapıyı yük olarak gör, arsasını fırsat olarak değerlendir. Kent kimliğini korumayı maliyet, betonlaşmayı ise kalkınma olarak sun.

Sonuç ortada.

Bir zamanlar kendine özgü mimarisi, sokakları ve kent siluetiyle anılan Tekirdağ; giderek herhangi bir Anadolu kentinden ayırt edilmesi zor bir görüntüye sürükleniyor.

Daha da düşündürücü olan ise bazı kurumsal emlak şirketlerinin dahi tarihi yapıları “metruk bina” diye tanıtıp, yerlerine yapılan kimliksiz beton blokları “yeni yaşam alanı” olarak pazarlamasıdır.

Sanki sorun o yapının eski olmasıymış gibi…

Sanki bir kentin değeri sadece satılabilir metrekareden ibaretmiş gibi…

Oysa gelişmiş kentler tam tersini yapıyor. Tarihi dokularını koruyor, onarıyor, yaşatıyor ve ekonomik değere dönüştürüyor. Biz ise elimizde kalan son parçaları da yıkıp yerine birbirinin aynısı binalar dikerek ilerlediğimizi sanıyoruz.

Bu bir şehircilik vizyonu değildir.

Bu, gelecekten borç alıp bugünü kurtarma çabasıdır.

Çünkü yıkılan her tarihi yapı yalnızca birkaç duvarın kaybı değildir. O yapıyla birlikte bir hikâye, bir dönem, bir sokak hafızası ve kentin karakterinden bir parça daha yok olur.

Asıl soru şudur:

Bugünden elli yıl sonra insanlar Tekirdağ’a neden gelsin?

Denizi için mi?

Türkiye’nin onlarca sahil kentinde deniz var.

Yeni apartmanları için mi?

Onların benzerleri her şehirde bulunuyor.

Peki geriye ne kalıyor?

İşte tam da bu yüzden kent kimliği bir lüks değil, bir zorunluluktur.

Tekirdağ ya kendi geçmişiyle barışıp özgün karakterini koruyacak ya da kısa vadeli rant uğruna birbirine benzeyen kentler arasında sıradanlaşmayı sürdürecek.

Şehirler bir günde kurulmaz.

Ama yanlış kararlarla birkaç on yılda savaşmadan kaybedebilirler.

Tekirdağ’ın önündeki mesele tam da budur.

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 108. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam