
KADINLAR FİLLER VE SAİRELER
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun ramp ışıkları kentimizi aydınlatmaya devam ediyor. Geçen yıla göre perdeler daha açık kalacak gibi. Yılmaz İÇÖZ sahnesini daha çok ziyaret edeceğiz biz tiyatro tutkunları. Birde TEKULAŞ ulaşım sorunu çözer ise, aracı olmayan tiyatro izleyicileri daha mutlu olacaklar.
Sanat sezonunu üçüncü oyunu “KADINLAR FİLLER VE SAİRELER”.
Yaşam öyküleri birbirinden farklı üç kadın karakter. Aynı apartmanda birbirlerinin kapı komşusu. Ama birbirleriyle hiç tanışmıyorlar. İşte oyunun yazarı da bir erkek. Yunus Emre GÜMÜŞ. Bu üç kadının hikayesini kaleme almış. Bir erkek yönetmen Özen YULA’da sahneye koymuş. Oyunu ilginç kılan da bu durum.

“Üç farklı kadının hayatla, kendileriyle ve ötekiler ile yüzleşmesi ve dahi mücadelesi” yazarının deyimiyle. Oyun duygusal ve espri tiratları ile seyirciyi, bazen düşündürüyor, bazen güldürüyor, bazen acı ve tatlı tebessüm ettiriyor. Oyunun seyrini akıcı kılıyor. Bence izlenmesi gereken kadın odaklı bir oyun.
Bir tarafta evlilik hazırlıkları içerisinde geçen tam 12 yıl. Sonra gelen ayrılık! Sonra da hayata tutunma mücadelesi. Diğer tarafta başkalarının mutluluğu uğruna kendini ihmal etmiş bir kadın. Rahmi alınmadan önce son bir çaba ile çocuk sahibi olma arzusu. Öte tarafta günü birlik ilişkilerden kurtulmaya çalışan, ancak her sabah yalnızlığa gözlerini açan ve yakışıklı damat adayını bekleyen başka bir kadın.
Üç kentli yalnız kadının toplumun acımasızlığına, aileleriyle, arkadaşlarıyla ve kendilerine karşı verdikleri bir hayat mücadelesi. İşte dramatik bir serüvenin özeti.
Üç kadın karakterin, her birinin sahnesinde bireysel, sonuçta ise ortak bir hikâye anlatılıyor. Aslında yaşadığımız toplumda çok rastlanan hikayeler. Bence bir yüzleşme.

İzleyicinin en etkilendiği tirat;” Böyle bir dünya ya çocuk getirmek istemiyorum desem çok mu klişe olur! Aslında tam da böyle bir dünya ya çocuk getirmek istiyorum. Bu dünyayı yamyamların eline terk edemeyiz. Öyle çocuklar yetiştirmeliyiz ki. DÜNYA İÇİN UMUT OLSUN”
İşte oyunun izleyiciye vereceği mesaj da bu replik olmalı.
Tiyatroda izleyiciyi oyuna konsantre etmek, oyun süresince ilgiyi canlı tutabilmek, hiç te kolay değildir. Oyuncularda insandır. Duygu yüklüdürler. Oyunda izleyiciye sundukları karakterlere konsantre olmak hiçte kolay değildir. Sahne tozu ise ayrı bir tutkudur.
Uzun süre belleğimizden silinmeyecek, başarı ile sahnelenmiş bir oyun daha izledik Şehir Tiyatromuzdan. Tüm emeği geçenleri kutluyorum. Yeni oyunlarda buluşmak dileğiyle….
Yazar: Yunus Emre Gümüş
Yönetmen: Özen Yula
Genel Sanat Yönetmeni: Yunus Emre Bozdoğan
Dekor-Kostüm Tasarımı: Almila Altunsoy
Işık Tasarımı: Osman Uzgören
Müzik: Oktay Köseoğlu
Dramaturg: Mehmet Ali Yılmaz
Koreografi: Ethem Erten Kırk
Yönetmen Yardımcısı: Burak Çağatay Serinbaş
Reji Asistanı: Selcan Ezgi Dinçer, Güray Özçelik
Oyuncular: Damla Kaya Azlağ – Pınar Efe Karabektaş (Oyun Sorumlusu) – Kübra Kip
Teşrifat: Sema Nuray Uzuner – Birkan Bilge

TEKNİK EKİP
Sahne Amiri: Nedim Yılmaz
Işık Kumanda: Çağkan Çınarcı, Anıl Bahrisefit
Kondüit: Selçuk Ergene
Terzi: Merve Temizel
Makyöz: Seda Özcan
Sahne Makinistleri: Soydan Türsün, Mehmet Yurdakul Demir, İbrahim Emrah Ertetik, Umut Özpolat
İdari Müdür: Murat Başyazgan
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 94. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->