
3 Temmuz 1923 yılında İsviçre’nin Lozan şehrinde imzalanan Lozan anlaşması Kurtuluş Savaşını sona erdiren ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tüm dünyaya tanıtan uluslararası bir barış belgesidir.
Sevr anlaşmasının, Türkiye’nin bağımsızlığı ve geleceği açısından öne çıkan temel maddeleri ve sonuçları şöyledir:
1-SINIRLARIMIZ: Türkiye’nin bugünkü sınırları (Irak hariç) büyük ölçüde çizilmiştir. Hatay sınırı Fransız mandasındaki Suriye’ye bırakılmıştır. Haziran 1939’da sınırlarımıza katılmıştır.
2-KAPİTÜLASYONLAR: Osmanlı devletini ekonomik olarak dışa bağımlı kılan tüm adli, mali ve idare ayrıcalıklar kesin olarak kaldırılmıştır.
3-AZINLIKLAR VE NÜFUS MÜBADELESİ: Türkiye’deki tüm gayri Müslümler Türk Vatandaşı kabul edilmiştir. Ayrıca Türkiye ile Yunanistan arasında zorunlu nüfus mübadelesi gerçekleştirilmiştir.

4-BOĞAZLAR: Boğazların yönetimi, Başkanı Türk olan Uluslararası bir komisyona bırakılmıştır. Daha sonra Montrö’de yapılan Boğazlar sözleşmesi ile bu komisyon kaldırılmıştır. Boğazların tüm kontrolü Türkiye’ye bırakılmıştır. (20 Temmuz 1936)
5-OSMANLI BORÇLARI: Osmanlı’dan kalan dış borçlar, İmparatorluktan ayrılan devletler arasın da bölünmüştür. Türkiye’ye düşen kısmı Türk lirası ve Fransız Frangı cinsinden taksitlendirilmiştir. Karaağaç bölgesi savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verilmiştir.
Atılan imzalar ile Osmanlı İmparatorluğu hukuken sona ermiştir. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Uluslararası alandaki tapu senedini tescil ettirmiştir.
LOZAN ANLAŞMASI ÜZERİNE UYDURULAN YALANLAR:
YALAN-1 Lozan 100 yıllıktı. 2023 yılında bitti. En popüler yalan bu. Güya Lozan 100 yıllığına imzalanmıştır. Süresi dolmuştur. Süresi dolunca zenginliklerimize kavuşacakmışız!
TBMM Başkanı Prof.Dr. Mustafa ŞENTOP 4 Ocak 2023’te basın mensupları ile mecliste yaptığı bir görüşmede, sorulan soru üzerine; “İki şey önemli. Bir kere Lozan anlaşması süreli bir anlaşma değildir. ‘100 YIL DOLDU BİTECEK’ diye bir anlaşma hiç değildir. Çok taraflı bir anlaşma. Birçok ülkenin taraf olduğu bir anlaşma. Süre meselesi söz konusu değildir. ‘GİZLİ MADDE’ meselesi hukukçular tarafından tuhaf karşılanacak bir durum. Bu anlaşma yapıldığı zaman bu anlaşmayı imzalayan ülkelerin parlamentolarına gelir ve onaylanır. Buna bakıp onay verecek gizli bir hüküm olmaz. Uluslararası anlaşmaların gizli maddesi olamaz. Lozan’ın da yoktur.” diye açıklama yapmıştır.
Gerçek şudur. Lozan süresi olmayan, kalıcı Uluslararası anlaşmalar arasında yer alır. 6 Ağustos 1924’te yürürlüğe girmiştir. O tarihten itibaren de yürürlüktedir.

YALAN-2: Gizle maddeleri var. Maden çıkarmamız yasak. “Gizli madde ile bor madeni ve zengin petrol kaynaklarımızı çıkarmamız yasaklandı. Boğazlardan yabancı ülkelerin gemilerinin geçişinden para alamıyoruz.”
Diye anlatırlar sözde tarihçiler. Uluslararası hukukta, gizli maddeli barış anlaşması yoktur. Neden? Çünkü anlaşmayı imzalayacak olan ülkelerin parlamentolarında onaylanır. Gizli olan bir hüküm nasıl onaylanacaktır!
Tarih Profesörü İlber ORTAYLI yıllardır bıkmadan anlattığı gibi,” Türkiye zaten kendi madenlerini çıkartıyor. Lozan anlaşmasının 28.maddesiyle kapitülasyonları kaldıran anlaşma sana maden yasağı getirebilir mi? Tam tersiz Lozan’la birlikte yeraltı ve yerüstü kaynaklarının üzerindeki yabancı ipoteğini kapitülasyonların kaldırılması ile kalkmıştır.”
YALAN-3: Ege’deki adaları Lozan’da verdik. Sözde tarihçiler harita açıp “Bağırsan duyulacak olan adaları verdiler.” der.
12 Adalar Lozan’da verilmedi. Osmanlı İmparatorluğu tarafından Uşi anlaşması ile 1912 yılında İtalyanlar’a geçici olarak verilmiş adalardır. Lozan’da Türk heyeti bu adaları geri almak için yoğun çaba sarf etmiştir. Fakat başarılı olamamıştır. Diğer Ege adaları ise 1913’te Londra ve Atina anlaşmaları ile ve 1914’te büyük devletlerin kararı ile Yunanistan’a bırakılmıştır. Lozan var olan durumu tescil etmek zorunda kalmıştır. Sıfırdan bizim olan ada verilmemiştir.
YALAN-4: Musul’u masa başında hediye ettik. Hezimet bu!
Lozan’da Musul verilmedi. Lozan’da Musul çözülemedi. Anlaşma metni açıktır. Musul üzerinde anlaşma sağlanamadığı için, bu konuda İngiltere ve Türkiye kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı. Niye çözülemedi? Çünkü İngiliz ordusu Musul’daydı. Bizim ordumuz yorgundu Lozan’daki heyet kapitülasyonlar ve Boğazlar gibi varlık-yokluk meselelerinde ölümüne direnirken, Musul’u geleceğe bırakmak zorunda kalmıştır. Sonra 1926 Ankara Anlaşmasında, içeride Şeyh Said isyanı, dışarıda Musul’a askeri harekatı imkansız kılan koşullar altında kaybettik. Bu diplomatik zafiyetin sonucudur. Ama bu durum “Musul’u Lozan’da peşkeş çektiler.” Yalanına malzeme olamaz.

PEKİ LOZAN NEDİR?
Atatürk’ün Nutuk’taki tanımı en doğrusudur. “Türk Milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr ile tamamlandığı zannedilmiş bir suikastın yıkılışını ifade edene bir belgedir. Lozan Sevr anlaşmasını yırtıp atıp, yerine “Ben buradayım, bu devlet bağımsızdır. Eşit bir üyedir. “Dedirttiğimiz belgedir. Sınırlarımızı, kapitülasyonların kaldırılmasını, azınlıklar bahanesiyle içişlerimize karışılmasını bitiren belgedir. “
Elbette eksikleri vardır. Tam Misak-ı Milli değildir. Ama diplomasi hayal kurma sanatı da değildir. Güçler dengesinde alabileceğinin azamisini alma sanatıdır. 103 yıl sonra hala ‘gizli madde’ arayanlara tavsiyemiz şudur. Lozan Barış anlaşmasının gizli maddesi yoktur. Bunu dönemin Meclis Başkanı’da teyit etmiştir. Ayrıca Lozan anlaşmasının 143 açık maddesi vardır. İnternette bulup okuyabilirsiniz. Anlaşmanın orijinal metni de Türk Tarih Kurumu’nun arşivinde durmaktadır.
SON SÖZ
Lozan anlaşması, uzun savaş yılları sonrasında Türkiye’nin bağımsız bir ülke olarak yaşamasını garanti altına alıp, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, sınırlarını belirleyen, vatandaşlarımızın haklarını uluslarası güvence altına alan bir antlaşmadır.
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 109. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->