Özcan Büyükoğlu (Köşe Yazısı) O KOL BENİ SADECE AYAKTA TUTMADI ÖZLENEN ŞEYLERİ HATIRLATTI - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

23 Nisan 2026 - 15:11

Özcan Büyükoğlu (Köşe Yazısı) O KOL BENİ SADECE AYAKTA TUTMADI ÖZLENEN ŞEYLERİ HATIRLATTI

reklam
Özcan Büyükoğlu (Köşe Yazısı) O KOL BENİ SADECE AYAKTA TUTMADI ÖZLENEN ŞEYLERİ HATIRLATTI
Son Güncelleme :

22 Haziran 2025 - 13:59

813 views

Yıllarını İstanbul Babıali sokaklarında, mürekkep kokulu gazetelerde geçirmiş bir gazeteciyim. Emekli oldum, memleketime döndüm. Kalemim de hâlâ elimde, gözüm de halkın içinde. Bugün size bir sağlık sistemi hikâyesi anlatmayacağım. Bugün size bir vicdan hikâyesi anlatacağım. Hem de içimizden biriyle: Özlem Hanım ile.

Sosyal Sigortalar Kurumu, hastalığımdan ötürü her ay bir miktar destek veriyor. Küçük bir katkı ama kıymetli. Her ayın 8’inde yatar. Mayıs ayında yatırılmadı. Bankam boş. Önce şaşırdım, sonra dedim ki, ya bir aksilik vardır. Çorlu’daki SGK binası değil de, Ereğli’deki şubeye uğrayayım dedim. Sabahın erken saatlerinde kapılarına vardım. Güvenlik görevlisi koltuğa buyur etti. Müdür gelmeden olmaz dedi.

Bekledim. Müdür Bey geldi. Sağ olsun, odasına geçmeden yanıma gelip oturdu. Dinledi. “Mesai başlasın, memurlar sistemden baksınlar, elimizden gelen neyse yaparız,” dedi. Saat 08:30’da işlem başladı. TC numaramı verdim. Meğer rapor süresi dolmuş. Devletin sistemi diyor ki, bir yıl dolunca yeni rapor isterim. Ne yapalım, hastaneye doğru yola koyuldum.

Ama hastane… Mahşer yeri gibi. Kalabalık. Kim verir bu raporu? Nereye başvuracağım? Sıra numarası mı almalıyım, kime ne diyeceğim? Üst kata çıktım. Belki biri yol gösterir.

Koridorda temizlik yapan görevlilere derdimi anlatırken biri yaklaştı. Uzun boylu, vakur, otoriter ama sıcacık bir yüz.

Beni sabırla dinledi. Sonra bir cümle kurdu ki, unutamam:

“Gir koluma.”

Şaşırdım. Gözlerim doldu. Çünkü o cümle, sadece bir fiziksel destek değil, bir insanlık çağrısıydı. Zemin ıslaktı, bastonumla kayabilirdim. Ama o kol, sadece beni ayakta tutmadı, bana moral de verdi.

Beraber giriş kata indik. Beni oturttu. Gitti. Yaklaşık 15 dakika sonra döndü:

“İşin halloldu. Rapor gönderildi. Geçmiş olsun.”

O an hâlâ adını bilmiyordum. Üç gün sonra öğrendim: Özlem Hanım.

Hastanede herkesin saygıyla yaklaştığı, yardımseverliğiyle bilinen bir görevliymiş.

Ben ona iyilik meleği diyorum. Çünkü o gün bana yardım etmek için kimliğimi sormadı. Neden orada olduğumu sorgulamadı.

Sadece bir insanın zor durumda olduğunu gördü. Ve insanlığını konuşturdu.

Türkiye’nin böyle insanlara ihtiyacı var.

Sistemin içinden çıkmaya çalışırken, kalabalıklar arasında kaybolmuşken biri “Gir koluma” dediğinde, işte orada insanlık başlıyor.

Özlem Hanım, bu köşe bugün sizin için.

Sağ olun, var olun.

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 81. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam