
Sahipsiz şehir Tekirdağ…
Sahipsiz dediysek sahip olmak isteyeni çok ancak sahibi olsa bile ileri götüreni yok!
Yıllardır birçok sorunla mücadele etti bu şehir.
Geçmişe baktığımızda hala aynı sorunların devam ettiğini görsek de yenilerinin eklenmemesi için dua eder olduk.
Ne Ergene Nehri’nin kirliliği çözüldü yıllardır, ne de bozuk yollarımız.
Ne tarım arazilerimizi zenginleştirebildik, ne de birçok şehri kıskandıran denizimizi kullanmayı başarabildik.
Arada ufak tefek başarılarımız da vardır elbet.
Yok mu yoksa?
Geçtiğimiz 10 gün Tekirdağ’da yaşanan susuzluk sorunu ile ortalık yerinden oynadı.
Siyasilerin açıklamalarını bir yana bırakalım günlerce su verilemeyen mahalleler oldu.
Maalesef susuzluk hala daha devam ediyor.
Bir taraf küresel ısınmadan, devletin baraj yapmamasından havadan sudan isyan ederken diğer tarafsa göz göre göre gelen sonu görmeyen TESKİ’ye bu noktada hazırlık yapmayan yöneticilere, su patlaklarına tepki gösteriyor.
Bana göre ise tek haklı taraf var.
O da vatandaş.
Evine su gelmeyen, duş alamayan, bulaşık, çamaşır hatta poposunu yıkayamayan insan bu bahanelerden hangisine hak verir sizce?
İsyan etmeyip de ne yapsın?
Bir yanda susuzluk çekilirken bir yanda yolda gördüğü su patlağına nasıl hoşgörü ile baksın?
Çözüm tek, doğru bir.
Bu şehir için siyasi parti ayırt etmeden, herkes birleşmeden gelişme olmayacak!
Bırakın gelişmeyi geri gitmeye devam edeceğiz.
Geçmişte denenmedi mi? Tabi ki denendi ancak yine siyasi çıkarlar yüzünden yok edildi bu kutsal ittifak.
Peki ya şimdi ne olacak?
Ya birbirimizi yiyip yok olacağız ya da…
Ben buradan o çağrıyı yapmak istiyorum.
Sayın valim, saygıdeğer milletvekillerim, değerli belediye başkanlarım, il başkanlarım, ilçe başkanlarım, sivil toplum kuruluşları temsilcilerim.
Artık olan vatandaşa olmasın.
Tekirdağ için bir olup tek tek sorunları çözmeye ne dersiniz?
Sorunlar belli, çözümleri de.
Tek eksik birlik.
Var mısınız?
Saygılarımla…
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 84. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->