
Yakın ve uzak için dereceli gözlük almaya çalışan sigortalı vatandaş en az 13 bin lira ödemek zorunda bırakılıyor. Oysa Ege’den Yunan adalarına giden Türkler aracılığıyla aynı gözlük 2 bin liraya yaptırılabiliyor.
Devlet, bundan tam 10 yıl önce sigortalılar için bir tarife belirlemiş. İki cam için 40 TL, bir çerçeve için 100 TL ödemeyi uygun görmüş. O gün için gözlükçüleri memnun eden bu ücret, yıllar boyunca artırılmamış. Gözlükçüler her gün zam yaparken devlet görmezden gelmiş. Sonuç: bugün vatandaş gözlüğe servet ödüyor.
Ben de aynı sıkıntıyı yaşadım. Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi’nde Dr. İsa Bey’in muayenesi sonrası iki gözlüğe ihtiyacım olduğu ortaya çıktı. Sevinçle reçeteyi alıp hastane karşısındaki gözlükçüye gittim. Devletin ona ödediği toplam miktar 280 TL imiş. “Bu yetmiyor” dedi, bana çıkardığı hesap 13 bin TL. Yerli üretim cam ve çerçeveler olmasına rağmen bu fiyat vatandaşa zulüm değil mi?
Yunan adalarına günübirlik giden vatandaşlar reçetelerini orada çok daha uyguna yaptırıyor. Kendi ülkesinde gözlük yaptıramayan vatandaş, komşu adaların yolunu tutuyor. Bu ayıbı kim ortadan kaldıracak?
Devlet baba bu soygunu ne zaman sonlandıracak?
…
Yaşadığım sokakta üç yıl öncesine kadar bir boş arazi vardı. Akşamları uyuşturucu pazarı hâline gelmişti. Emekli bir öğretmen kendi imkanlarıyla buraya bir cami ve imam evi yaptırdı. Mahallemiz derin bir beladan kurtuldu.
Ancak şimdi de başka bir sıkıntı doğdu. Cuma namazı sonrası bazı vatandaşlar araçlarının küllüklerini evimin bahçe duvarının dibine boşaltıyor. Polat kardeşimiz camide uyarılar yapıyor ama değişen bir şey olmuyor.
Cami bahçesi belediye ekiplerince pırıl pırıl temizleniyor. Ama karşı kaldırımda, evimizin duvarı dibinde izmarit yığınları kalıyor. Bu davranış, ne Müslümanlığa yakışıyor ne de komşuluk ahlakına.
…
Bir diğer şikâyet ise sağlıkla ilgili. Özellikle yaşlıların kullandığı Monurol 3G adlı idrar yolu ilacı. 35 TL fiyatla satılıyor ama kutuda yalnızca 1 tek kullanımlık paket bulunuyor. Hastalar bu ilacı 15 günde bir kullanmak zorunda.
Bakanlık bu ilacı ücretsiz karşılıyor ama aile hekimleri tek kutudan fazlasını yazamıyor. Vatandaş her 15 günde bir yeniden randevu almak zorunda kalıyor. Doktorlar 6 kutu yazabilse ya da firma ilacı 6’lı paketlerle üretebilse hastalar büyük rahatlık yaşayacak.
Vatandaşın beklentisi çok değil: gözlüğünü makul fiyata almak, evinin önünde izmarit görmek istememek, ilacına kolayca ulaşmak.
Her üç mesele de aynı noktada birleşiyor:
Devletin, belediyelerin ve kurumların artık vatandaşı duyması gerekiyor.
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 87. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->