
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen trafik cezalarına ilişkin düzenlemeye sert çıkan İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, geçiş üstünlüğüne yol vermeme cezasının 15 kat artırılmasını “yoksuldan kasa doldurma operasyonu” olarak niteledi. Taşçı, “Vatandaşın maaşı ikiye katlanamazken cezayı 15 kat artırıyorsunuz. Ayıptır!” dedi.
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülen trafik düzenlemesine ilişkin kanun teklifine çok sert sözlerle yüklendi. Konuşmasına “vicdan” çağrısıyla başlayan Taşçı, kahir ekseriyeti yoksul, yoksullarının büyük bölümü açlık sınırında yaşayan bir ülkede çıkarılan bu düzenlemenin trafik güvenliğiyle değil, devlet kasasını doldurmakla ilgili olduğunu söyledi.
Taşçı, “Parlamentonun görevi, ‘Ver, bize daha da ver’ diyerek aş, iş, dam bekleyen; artık canından başka verecek hiçbir şeyi kalmayan insanların ümüğüne yapışmak mıdır?” diye sordu.
Düzenlemenin gerçekten trafik güvenliği ve vatandaşın canını korumaya yönelik olması hâlinde hiçbir itirazlarının olmayacağını belirten Taşçı, asıl sorunun toplumsal güven kaybı olduğunun altını çizdi. “Bir sorun vatandaşa” diyen Taşçı, halkın bu yasayı bir güvenlik tedbiri olarak değil, “devletin bana tuzak kurduğu” bir düzenleme olarak gördüğünü ifade etti.
“AYLARDIR ÇIKAN YASALARIN TAMAMI KASAYA ÇALIŞIYOR”
Son dönemde Meclis’ten geçen düzenlemelerin ortak noktasına dikkat çeken Taşçı, “Aylardır burada çıkan yasalar ya vergi artırıyor, ya ceza artırıyor ya da bu ülkenin kaynaklarını ranta açıyor. Hepsi kasaya çalışıyor ama kapağı milletin derdine derman olmaya açılmayan bir kasaya” dedi.
Teklifte yer alan ceza artışının boyutuna dikkat çeken Taşçı, geçiş üstünlüğü olan araçlara yol vermeme cezasının tam 15 kat artırıldığını vurguladı. “Vatandaşın maaşı ikiye katlanamıyor, alım gücü yarı yarıya eridi, hatta ortada alım gücü diye bir şey kalmadı. Maaşını güne bölseniz, bir günlük payla tek bir temel ihtiyacı bile alamıyor ama bu vatandaşa ‘Öde’ denilen ceza 15 kat artırılıyor” ifadelerini kullandı.
“AMBULANSA, İTFAİYEYE İTİRAZIMIZ YOK”
Ambulans, itfaiye, polis gibi hayati hizmet yürüten araçlara yol verilmemesinin ağır sonuçlar doğurabileceğini ve bu tür ihlallerin en ağır şekilde cezalandırılmasına itiraz etmediklerini belirten Taşçı, “Can kurtarmaya giden ambulansın engellenmesi, fiilen bir cinayete yardım etmektir. Kamu güvenliğinin gereğiyse, devletin itibarını koruyacaksa bu cezalar artsın, itirazımız yok” dedi.
Ancak meselenin sivil çakarlı araçlar olduğuna dikkat çeken Taşçı, asıl krizin burada yaşandığını söyledi.
“SORUN, GÜVENİN BİTİRİLMİŞ OLMASI”
Taşçı, vatandaşın çakarlı araçlara neden güvenmediğini tek tek örneklerle anlattı. Çakarlı araçların gazetecilerden şeyhlere, siyasetçilerin yakınlarından manken sevgililere kadar pek çok isim tarafından keyfî biçimde kullanıldığının ortaya çıktığını hatırlatan Taşçı, kırmızı plakalı araçların uyuşturucu ticaretinde, tahsisli araçların kaçakçılıkta, hatta terör faaliyetlerinde kullanıldığına dair skandalların kamuoyuna yansıdığını söyledi.
“Vatandaş artık o ambulansın gerçekten hasta taşıdığına, o polisin fırından sıcak ekmek almaya değil bir çocuğu kurtarmaya gittiğine güvenmiyor” diyen Taşçı, bu güven kaybının sorumlusunun yetkisini kötüye kullananlar olduğunu vurguladı.
“BU MADDE BU HALİYLE GEÇEMEZ”
Konuşmasının sonunda net bir talepte bulunan Taşçı, ambulans, itfaiye ve gerçek acil hizmet araçları dışındaki sivil çakarlı araçlara yol vermemeye ilişkin ceza artışlarının tekliften çıkarılmasını istedi. “Bu madde üzerinde büyük bir toplumsal şerh vardır” diyen Taşçı, “Bu güven sorunu aşılmadan, bu düzenlemeyi bu hâliyle çıkarmamız mümkün değildir” sözleriyle iktidara çağrıda bulundu.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->