
Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Hasan Ali Yücel Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Onlarca dernek ve siyasi partinin katıldığı organizasyon deprem nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlar için saygı duruşunda bulunulması ile başladı.
Tekirdağ Kadın Dayanışma Platformu adına Tekirdağ Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Muazzez Terzi’nin seslendirdiği basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FİZİKSEL, PSİKOLOJİK, EKONOMİK VE CİNSEL ŞİDDETE KARŞI TETİKTE YAŞIYORUZ”
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 8 Mart 1857’de, erkek işçilerle eşit haklara sahip olma mücadelesinde hayatlarını kaybeden 129 kadın işçinin anısına birleşmiş milletler tarafından 1977’de kabul ve ilan edildi. Dünya kadınlar günü, kadınların insan olarak doğuştan sahip oldukları eşit hakları elde edebilmek için verdikleri mücadelenin sembolüdür.
Aradan neredeyse 200 yıl geçmiş olmasına rağmen, toplumsal cinsiyet eşitsizliği tüm dünyada vahim bir gerçek olarak sürmektedir. Bugün, dünyanın her yerinde toplumun her kesiminden kadınlar, toplumdaki bütün rollerde erkeklerle eşit haklara ve fırsatlara ulaşmak için mücadele etmekte; mağduru oldukları eşitsizliğin bir sonucu olarak çok çeşitli şiddetin kurbanı olmaktadırlar.
Ülkemizde ise kadınlar günü, yıllar geçtikçe artan bir önemle anılmaktadır. Gün geçmiyor ki bir kadın kardeşimizin ölüm haberi veya erkek egemen toplumun bir yaptırımıyla karşılaşmayalım. İsim babası olmamıza rağmen bir çırpıda İstanbul sözleşmesinden vazgeçilmesi kadın olarak kendimizi daha güvensiz ve güvencesiz hissetmemize neden olmuştur. Günün her anında, ister hayatın içinde ister sosyal medyada fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddete karşı tetikte yaşıyoruz.

“KADININ GÜCÜ BU ÜLKEYİ YENİDEN AYAĞA KALDIRACAK DENLİ BÜYÜK”
Merkez üssü Pazarcık ve Elbistan olan ve tüm ülkeyi derinden etkileyen yıkıcı iki depremin ardından, öncelikli etkilenen illerde bulunanlar başta olmak üzere zor günler yaşamaktayız. 11 ili kapsayan ve yaklaşık 16 milyon insanı etkileyen depremlerin sonucunda on binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca insan evsiz kaldı ve geriye kalan milyonlarca insanın ruhsal durumlarında ağır travmalar oluştu.
Bu yıl, kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele Ve Dayanışma Günü olan 8 Mart’a etkilerinin hala sürdüğü ve yıllarca da sürmeye devam edeceği bu depremin ağırlığıyla, ataerkil kapitalist ülke düzeninin hayatlarımıza her anlamda kast ettiği, yaşamlarımızın iktidar ve sermaye nezdinde hiç bir şey ifade etmediği bilinci ve öfkesiyle giriyoruz.
Milyonlarca insanda derin acılar bırakan Maraş depreminin etkileri, savaşlarda olduğu gibi kadınlar ve çocuklar üzerinde daha ağır yaşanıyor. Başta kapitalist politikalar olmak üzere, sermayenin, kentsel rantın, liyakatsizliğin, insan hayatını hiçe sayan imar uygulamalarının sebep olduğu bu büyük yıkımın sonuçları, zaten yoksulluk kıskacında, etnik ve dinsel olarak ayrımcılığa uğrayan, bölgesel eşitsizliğe, savaşa, emek sömürüsüne ve ataerkil şiddete en çok maruz kalan kadınları daha derinden etkiliyor. Bu kadınlarımız ile kuracağımız dayanışma onlara hem büyük moral olacak, hem büyük bir katkı sağlayacak, hem de eskisinden çok daha güçlenecekleri bir sistemin temelini oluşturacak. Buna inanıyoruz, çünkü biliyoruz ki kadının gücü bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıracak denli büyük.
“İŞ BİRLİĞİMİZİ ¨EŞİTLİK¨ ÜZERİNE KURACAĞIZ”
Kadın erkek eşitliği, sadece kadınların sorunu değil, uygarlaşmada bir eşiktir. Bu nedenle acilen; İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun acilen uygulanmalı, kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafında kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılarak tüm kadın ve erkeklerin ücretsiz yararlanabileceği bir hak olarak tanımlanmalı, kamu-özel ayrımı olmaksızın, zorunlu hizmet ve üretim alanında çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit ücretli izin verilmeli, kadınlar için tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalı, kız çocuklarının okullaşma oranını arttıracak önlemler alınmalı.

Gelişen teknoloji, yaşam kalitesinin yükselmesi ve eğitim seviyelerinin artmasıyla artık kadınlar toplumun her alanında var olmakta, başarıyla yollarına devam etmektedirler. Bundan böyle her alanda tam eşitlik için ayağa kalkacak, iş birliğimizi ¨eşitlik¨ üzerine kuracağız. Bu yıl çok daha güçlü, çok daha cesur, çok daha dirençli çıkacak sesimiz.
“DÜNYA ÜZERİNDE GÖRDÜĞÜMÜZ HER ŞEY KADININ ESERİDİR”
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; ¨Şuna inanmak lazımdır ki dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir.¨ Bizler Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalarak çağdaş Türkiye yolunda ilerlemeye tüm gücümüzle yılmadan devam edeceğiz.”
Özlem Gürakar
GÜVEN TEKİRDAĞ GAZETESİ – TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->