Özlem Gürakar (Köşe Yazısı) ŞİMDİ NE YAPABİLİRİZ? - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

30 Mayıs 2026 - 13:23

Özlem Gürakar (Köşe Yazısı) ŞİMDİ NE YAPABİLİRİZ?

reklam
Özlem Gürakar (Köşe Yazısı) ŞİMDİ NE YAPABİLİRİZ?
Son Güncelleme :

16 Şubat 2023 - 20:56

605 views

Yine geç kaldık…

Yine üzerimize düşeni yapamadık…

Yine hüsran ve yine maalesefler…

Son yüzyılın 2. büyük depremiyle karşı karşıya kaldık. 06 Şubat 2023 Saat 04:17 Kahramanmaraş Pazarcık merkez üssü, 7,7 büyüklüğünde meydana gelen deprem, Kahramanmaraş, Hatay, Malatya, Osmaniye, Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Şanlıurfa, Adana ve Diyarbakır illerinde felakete sebep oldu.

9 saat aralıkla 7,6 büyüklüğünde Kahramanmaraş Ekinözü’nde meydana gelen 2. deprem ise yıkımın boyutlarını üst seviyeye çekti, büyük çapta can ve mal kaybına neden oldu.

Başımız sağ olsun!

Bilim insanları, depremden 3 gün önce olası bir depremin varlığına yeterince dikkat çekemediler. Yani beklenen bir depremle karşı karşıya olduğumuz halde yeterli önlemi alamadık, almadık…

Üstelik 17 Ağustos 1999’da Kocaeli Gölcük’te 7,4 büyüklüğünde çok şiddetli depreme maruz kalmışken…

Yaraları sarmanın, önlem almanın mümkün olduğu 1939 Erzincan Depremine dönmek bile istemiyorum…

Tam zamanı belli olmasa da beklenen bir deprem ya da depremlerle karşılaşmayı bekliyorduk.

Nasıl bekliyorduk?

Savunmasız!

Yine tam zamanı belli olmasa da Kuzey Anadolu Fay Hattında meydana gelebilecek depremi bekliyoruz. Yani Büyük Marmara Depremi, daha özelinde Tekirdağ ya da ulusal basının adlandıracağı isimle İstanbul Depremi!

Nasıl bekliyoruz?

Yine savunmasız!

Afetlerin ortaya çıkmasına engel olamayız belki ama yıkıcı etkilerine karşı önlem alabiliriz.

Olan oldu sonrasına bakarız demeden, bugünden, hemen şimdi hazırlıklarımıza başlarsak her şey daha iyi koşullarda olabilir.

Deprem bölgesinde bir kez daha gördük; elektrik, telefon, internette bizle olmayacak o anlarda.

Peki ne yapabiliriz?

Öncelikle yaramızı saracağız. Az çok, var yok demeden depremzedelere yardımcı olacağız. Ben ne yapabilirim ki demeden. Çünkü tam olarak mahrumiyet bölgesi gibi düşünebileceğimiz şehirler için mutlaka yapabileceğiniz bir şeyler vardır…

Elinizden geleni fazlasıyla yapacağınızdan / yaptığınızdan eminim. Biz Tekirdağ olarak yaşadığımız şehri sorgulamayacak mıyız?

Burada bir karar vermek gerekiyor; ya susup ölmeyi, sevdiklerimizin ölmesini bekleyeceğiz ya da harekete geçeceğiz.

Tabii ki afet uzmanı değiliz ancak basit literatürde insan olarak ilk yapmamız gereken, başlangıç seviyesinde kendi yaşadığımız alanlarda, kolay erişilebilir yerlerde, deprem çantalarının hazırlanması. Aile afet planımızın yapılması. Yani afet anında herkesin aynı yerde olmadığı varsayılarak afet sonrasında aile bireylerinin nerede buluşacağının kararlaştırılması. Takip eden günlerde nasıl hayatta kalacağımızı planlamakla başlamamız gerekiyor.

Özellikle ilk 72 saat hayata tutunmamızı sağlayacak hayati öneme sahip malzemeleri nispeten güvenli ve çabuk ulaşılabilecek bir yerde tutmamız çok önemli!

Gördük ki kurtarma ekipleri de yardımlar da ilk 72 saat afet bölgesine yeterince ulaşamıyor…

Bir ileri kademede, yaşadığımız alanların deprem etüdü yapıldı mı? Yapılmadıysa nasıl yaptırılır konusunda bir girişimimiz olmak zorunda!

‘Yahu ev kiralarını zor ödüyoruz nasıl olacak senin dediğin o iş’ dediğinizi duyar gibiyim. Gelen zamların ev kiralarına yansımasında gizli memnuniyet hisseden ev sahipleriniz düşünsün o kadarını da. Deprem etüdü yaptırılmayan binalardan yüksek kiralara rağmen taşınmayı da siz kiracılar düşünmek zorunda! Can güvenliği başka her şeyin üzerinde olmak zorunda!

Lütfen yanlış anlaşılmasın! Biliyorum bu ekonomik şartlarda bazı şeyler çok zor ama kendi hayatımızı geçtik, sevdiklerimizin hayatını düşündüğümüzde sonradan keşke dememek için zamanında harekete geçmek zorundayız!

Peki şehrimizin yöneticileri afet zamanlarını hesap ederek bizim için ne yapıyor? Yıllardır görüyoruz deprem afet planı, deprem yönetmeliği, sözde kentsel dönüşüm, deprem…

Sonuca bakmak gerekirse benim bildiğim, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi bazı bölgelere dev konteynerler yerleştirdi. Bu konteynerlerin içinde depremden sonra halka dağıtılabilecek acil durum ürünleri var. Ancak Hatay’da, Kahramanmaraş’ta gördük ki; bir şehir tarumar oldu.

Bu durumda, oradaki malzemeler ne kadar kişiye yeterli olur? Olası bir deprem anında İstanbul öncelikli olacağı için biz burada mahrumiyeti yaşarız kanısındayım.

Kendimizi, ailemizi, evimizi, binamızı ve yöneticilerimizi sorgulamak bizim en doğal hakkımız. İş işten geçtikten sonra geride kalanlara sabır dilemekten başka bir şey yapamamaktansa; ‘kimse yanımızda değil, çok çaresiziz, yalnızız, sahipsiziz, hakkımızı helal etmiyoruz’ demektense;

Haydi, ilk yara bandımızı kendimize alalım!

Haydi başlayalım!

Saygılarımla…

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 1-15 Şubat 2023 tarihli 26. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam