BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN ZİRVESİ TEKİRDAĞ’DA BİR ARAYA GELDİ - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

15 Haziran 2024 - 09:56

BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN ZİRVESİ TEKİRDAĞ’DA BİR ARAYA GELDİ

reklam
BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN ZİRVESİ TEKİRDAĞ’DA BİR ARAYA GELDİ
Son Güncelleme :

06 Nisan 2022 - 17:13

140 views
reklam -->

Türkiye Bankalar Birliği ile Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO)  ve Tekirdağ Ticaret Borsası (Tekirdağ TB) ev sahipliğinde düzenlenen “Tekirdağ İş İnsanları ve Bankacılık Sektörü İstişare Toplantısı” yoğun katılımla Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Tekirdağ’da bulunan oda-borsaların üyelerinin ve iş dünyası temsilcilerinin bankacılık sektöründe yaşadıkları sorunları ve talepleri birebir olarak genel müdürlere aktarabilmeleri amacıyla düzenlenen toplantıya; Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Alpaslan Çakar, Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay, Tekirdağ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sarı, Çorlu TSO Meclis Başkanı Erdim Noyan, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İzzet Volkan, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Kozuva, Malkara TSO Meclis Başkanı Nurdan Altay Güngör, protokol üyeleri, bankaların genel müdürleri ve iş dünyası temsilcileri katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Tekirdağ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sarı da içinden geçilen süreçte reel sektör ile bankaların bir araya gelmesinin öneminden bahsederek, buradan önemli sonuçların çıkabileceğini söyledi.

Bugün 100 civarında şirketin taleplerini bankalara ileteceğini dile getiren Sarı, “Bu süreçte başkanımızın (TBB Başkanı Alpaslan Çakar) bizi yalnız bırakmayacağına, elini bol tutacağına inanıyorum.” dedi.

“GÜÇLÜ BANKALARIN VARLIĞI ANCAK GÜÇLÜ FİRMALAR VE SAĞLAM BİR REEL SEKTÖR İLE MÜMKÜN OLACAKTIR”

“Marmara’nın cazibe ve yatırım merkezi, Türkiye’nin parlayan yüzü Tekirdağ’a hoş geldiniz” diyerek konuşmasına başlayan Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Günay; “Türkiye Bankalar Birliği ile benzer bir organizasyonu bundan 2 yıl önce Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale illeri kapsayan bir şekilde yaklaşık 1.300 kişinin katılımıyla ilimizde gerçekleştirmiştik. Bugün de Tekirdağ ili ve ilçelerini kapsayacak şekilde düzenlediğimiz toplantıya ev sahipliği yapmaktan da büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. İş dünyası temsilcileri olarak zor bir dönemden geçiyoruz. İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş deriz, bu buluşmayı bu şekilde görüyor toplantımızın hepimize iyilikler getirmesini diliyorum. Güçlü bankaların varlığı ancak güçlü firmalar ve sağlam bir reel sektör ile mümkün olacaktır. İçinden geçtiğimiz süreç hepimizin fedakârlık yapmasını gerektiriyor. Finansal kaynaklarımızın etkin ve verimli kullanılması amacıyla hem özel sektör hem de bankacılık sektörü uygun kredi koşullarının sağlanması ve kredinin yerinde kullanımı konusunda sorumluluklarını yerine getirmeli. Bu nedenle, bugün bu toplantımızı her iki tarafın bir araya gelmesi ve fikirlerini paylaşması açısından anlamlı buluyor, tüm taraflar için verimli geçmesini diliyorum.” Açıklamasında bulundu.

“SON 2 SENEDE BAKANLARIMIZA 200’E YAKIN TALEP İLETTİK”

Günay; “Bu toplantıda daha çok sizi dinleyeceğiz. Ancak ben de hem bankacılık sektörüne hem de genel ekonomiye ilişkin birkaç konuya kısaca değinmek istiyorum Kıymetli misafirler, Pandemi ve sonrasındaki süreçte TOBB ve Oda-Borsa camiası olarak gün be gün üyelerimizin sıkıntılarını takip ettik. Topladığımız sıkıntılara çözüm önerileri geliştirdik ve ilgili bakanlıklara ve kamu kurumlarına iletip, bu sorunların takipçisi olduk.  Son 2 senede Bakanlarımıza 200’e yakın talep ilettik. Bu taleplerimizden pek çoğu hayata geçti. Elbette sıkıntılar bitmedi, bunları da takip etmeye devam ettik.Başta enerji olmak üzere girdi maliyetlerindeki artışı, tedarik zincirindeki sıkıntıları, İşçi – işveren davalarında yaşanan sorunları, üyelerimizin kamuda bekleyen alacaklarını, fiyat farkı ve tasfiye kararnamelerini, birikmiş KDV’leri ve kredi faizi oranlarındaki yükselişi aktardık. Kasım, aralık aylarından bu yana döviz kuru sıkıntısı, girdi maliyetleri artışı, elektrik ve doğalgaz sorunu piyasada hiç görmediğimiz sıkıntılara neden oldu. Ocak ayında piyasa koşulları daha da değişkenlik gösterdi. Şu anda da halen ciddi bir maliyet baskısı altındayız. Maliyetler artarken satış hacmimiz azaldı. Alacak tahsilatı çok zorlaştı. Enflasyon, işletme sermayelerini eritti. Satışı azalan, fiyat artıramayan işletmeler var ise eğer hazır paradan dengeleme yoluna başvuruyorlar. Pandeminin yükü bitmemişken bu kadar sıkıntı hepimizi zorlamaktadır. Diğer taraftan, asgari ücretin enflasyonun üzerinde reel artması, hem sosyal açıdan olumlu, hem de piyasaları canlandıracak. Tüm ücretlerden asgari ücret düzeyi kadar Başta Tıbbi cihaz firmaları olmak üzere, uzun süredir kamuda bekleyen alacaklar ödenmeye başladı. Piyasada neler oluyor diye baktığımızda, ekonomi canlanıyor.2021’de ekonomimiz yüzde 11 büyüdü. Sanayi, pandemi öncesini yakaladı ve geçti. Yine 2021’de ihracatımız 225 milyar $’ı aştı. Tarımda; yakıt, gübre, yem vs. girdi maliyetlerindeki yüksek artışlar sıkıntıya yol açıyor.  Enflasyon ve döviz kurlarındaki oynaklık maalesef olumsuz yansıyor. Bu konuyla ilgili durumu, ilgili Bakanlarla paylaştık. Döviz kurlarındaki artışla ilgili olarak, yaşanan sıkıntıları dile getirdik. Piyasayı ve pek çok firmamızı olumsuz etkilediğini, istikrar ve öngörülebilirliğin temin edilmesi gerektiğini söyledik. Açıklanan tedbir paketleri sonrası piyasalar kısmen de olsa sakinleşti. İnşallah bundan sonra daha az dalgalanma yaşanacak. Bizde kur-faiz ekseninden çıkıp, üretime-yatırıma-ihracata odaklanacağız.” Dedi.

“BÜYÜME BİZİM GİBİ ÜLKELER İÇİN ÇOK ÖNEMLİ, ÇÜNKÜ İSTİHDAMI KORUMAK VE İNSANLARA İŞ BULABİLMEK AÇISINDAN BELLİ BİR BÜYÜMEYİ YAKALAMAK ZORUNDAYIZ”

TTSO Başkanı Günay; “Değerli konuklar, İçinden geçtiğimiz pandemi ve sonrasındaki sıkıntılı dönemde özel sektörle birlikte hareket eden, bizim yanımızda olan bankalarımıza özellikle teşekkür ediyorum.  Ancak bu süreçte çoğu bankayı maalesef yanımızda göremedik.  Yüksek faiz oranları ve kredi vermeme eğilimleri maalesef özel sektörü zor durumda bırakmıştır. Son dönemde taleplerimizle, KGF kefaletli 3 yeni kredi paketi çıktı. KGF olarak üyelerimize bir kez daha kefil oluyoruz. Ancak burada da üyelerimizden, banka şubelerinde limit olmadığına yönelik şikayetler de almaya başladık. Reel sektör ve özel sektörün aynı gemide olduğunu aklımızdan çıkarmadan el ele birlikte çalışmalıyız. Diğer yandan, dünya ekonomisinin bu yıl yüzde 4,4 büyümesinin öngörüldüğünü, savaşın etkisiyle bunun biraz daha az olabileceği öngörülüyor. Türkiye’deki genel büyüme seyrine bakıldığında ortalama yüzde 5 civarında büyüme tarihsel döngümüz var. Büyüme bizim gibi ülkeler için çok önemli, çünkü istihdamı korumak ve insanlara iş bulabilmek açısından belli bir büyümeyi yakalamak zorundayız. Ümit ediyorum ki 2022 yılında da yüzde 5 civarında büyümeyi gerçekleştirebilmiş oluruz. Öte yandan 60 milyar TL olarak açıklanan son KGF paketlerine yönelik kaynağın yurtiçinde yüzde 100’ü geçen üretici fiyatları enflasyonu ve küresel piyasalarda yükselmeye devam eden emtia fiyatları nedeniyle öz sermayeleri giderek eriyen firmalarımızın artan ihtiyaçları için yeterli olmadığı kanaatindeyiz. Aynı durum, Eximbank destekleri için de geçerli. Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Nureddin Nebati’nin açıkladığı Türkiye Ekonomi Modeli’nin en önemli bileşenlerinden olan ihracatı destekleyen Eximbank’ın kaynaklarının da arttırılmasını çok önemli görüyoruz. Değişken faiz, firmalarımızın KGF Paketlerine çekimser yaklaşmasına neden oluyor. Faizin belirli bir vade sonrası yukarı tırmanması halinde firmalarımız ilgili dönemdeki faiz oranını da kabul etmek durumunda kalabiliyor. Belirsiz bir faiz oranının altına imza atmak, özellikle düşük kar marjlarının olduğu sektörlerde sorun yaratıyor. Dolayısıyla kredinin geri ödemesinde Türk Lirası Referans Faiz Oranı endeksli değişken faiz kriterinin, sabit faize çevrilmesi gerektiğine inanıyoruz.” Açıklamasında bulundu.

“TEKİRDAĞ, BUGÜN GURUR DUYMAMIZ GEREKEN YERDEDİR. OKURYAZARLIKTA TÜRKİYE 2.’SİYİZ”

Konuşmasının son bölümünde sayısal veriler hakkında bilgiler veren Günay; “Kıymetli katılımcılar, pandemi döneminde kredi desteği için çok çaba harcadık, Nefes Kredileri başlattık. Başta kamu bankalarımız olmak üzere özel bankalarımız da kredi sağladılar, kredi yapılandırmaları da yararlı oldu. Bu hususta bankalarımıza teşekkür ediyorum. Kredi desteklerine rağmen, genel gider desteği ve istihdam destekleri istenilen düzeyde olmadı, ama artık en kötü dönemi geride bırakmış olmayı temenni ediyorum. Tekirdağ’ın gelecek vizyonu ve genel durumu hakkında birkaç veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tekirdağ, bugün gurur duymamız gereken yerdedir. Okuryazarlıkta Türkiye 2.’siyiz. Kişi başı gelir sıralamasında 4. sıradayız. Türkiye’nin en gelişmiş 10 ili arasındayız. Dünyaca ünlü bir iş dergisi olan FORBES’in yaptığı, “İş Yapmak ve Yaşamak İçin En İyi Kentler” araştırmasında İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra 4. sırada yer aldık.

Esasında tüm bunların yansımasını Türkiye’nin en büyük 1.000 sanayi kuruluşu içinde Tekirdağlı firma sayısında da görüyoruz. 10 sene önce 8 firmamız vardı, şimdi sayı 22’ye yükseldi. Ayrıca 13 OSB ve 1 Serbest Bölge ile bu alanda da Türkiye’nin lider şehirleri arasındayız. 6 kıtada, 146 ülkeye ihracat yapıyoruz. İhracat bu yılın ilk 2 ayında, geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 21 artarken, Tekirdağ’da yüzde 26 arttı. Tekirdağ’ın rakamlarından da kısaca bahsetmek isterim sizlere. Açılan şirket sayısı bu yılın ilk 2 ayında, geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 3 azalırken, Tekirdağ’da yüzde 3 arttı. Kapanan şirket sayısı aynı dönemde Türkiye’de yüzde 13 azalırken, Tekirdağ’da yüzde 47 azaldı. Sigortalı çalışan sayısı, Ocak ayında geçen yıla göre Türkiye’de ve Tekirdağ’da yüzde 6 arttı. Kadın istihdamının toplam istihdama oranı Türkiye’de yüzde 32 iken, Tekirdağ’da yüzde 33 oldu. İşyeri sayısı, Ocak ayında geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 6 artarken, Tekirdağ’da yüzde 8 arttı. Kurumlar Vergisi Mükellef Sayısı, Şubat ayında geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 7 artarken, Tekirdağ’da yüzde 8 arttı.

Biraz da finansal verilerden bahsetmek isterim. Nakdi kredi kullanımı, Ocak ayında geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 39 artarken, Tekirdağ’da yüzde 25 artmış. Yani bankalar Tekirdağ’a Türkiye ortalamasının daha altında kredi vermiş. Sorunlu krediye baktığımızda, Aralık 2021 değerlerine göre Türkiye’de oran yüzde 3,2 iken, Tekirdağ’da yüzde 2,8. Tekirdağ borcuna sadık bir şehirdir. Karşılıksız çek adedi bu yılın ilk 2 ayında, geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 25 artarken, Tekirdağ’da yüzde 22 azaldı. Karşılıksız çek tutarı bu yılın ilk 2 ayında, geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 79 artarken, Tekirdağ’da yüzde 22 azaldı. Protestolu senet adedi bu yılın ilk 2 ayında, geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 19 azalırken, Tekirdağ’da yüzde 32 azaldı. Protestolu senet tutarı bu yılın ilk 2 ayında, geçen yıla göre Türkiye’de yüzde 36 azalırken, Tekirdağ’da yüzde 48 azaldı. Yani Tekirdağ borcuna sadık bir şehirdir. Sadece sanayi ile değil, tarımda da öne çıkıyoruz. Ayçiçeğinin yüzde 33’ü, kanolanın yüzde 66’sı burada üretiliyor. Burada liman var, havayolu var, demiryolu var, otoyol var. Tekirdağ, aynı zamanda Avrupa’ya açılan kapının ve 500 milyonluk zengin bir nüfusun hemen yanı başında. Ve bizler Tekirdağ TSO olarak potansiyeli hayata geçirmek için çeşitli projeler geliştirip uygulamaya koyuyoruz. Tam olarak bu noktada şehrimizin kültüründe artık yer edinen ortak akıl ile, merkezi yönetim, yerel yönetim, kamu kurum ve kuruluşları ve STK’lar la her daim iş birliği içindeyiz. Tekirdağ, üreten bir kent! Gelecek vadeden bir kent! Sosyal ve kültürel zenginliğe sahip bir kent! Ancak hedeflerimize daha çok ulaşabilmek için finansal kaynaklara, bankalarımızla daha çok işbirliğine, desteğe ihtiyacımız var.” diye konuştu

Günay, konuşmasını: “Bu organizasyonun Tekirdağ’ımızın ticari hayatına ivme katacağını inanıyorum. Tüm katılımcıların buradan en iyi görüş ve intibalarla ayrılmasını temenni ediyorum.

Son olarak, Sayın Valimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve Protokol Üyelerine, Sayın Bankalar Birliği Başkanımıza, Bankalarımızın Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcılarına, Yöneticilerine, Oda ve Borsa Başkanlarımıza, üyelerimize ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Bu gece ilk sahurunu idrak edeceğimiz Mübarek Ramazan ayınızı da tebrik ediyorum.  Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” Diyerek tamamladı.

“TÜRKİYE YÜZDE 11 CİVARINDA BÜYÜDÜ”

Toplantıda konuşan Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, “2019’da hatırlayın zaten bütün dünyada bir kriz vardı. Dünya ticaret hacmi kısmen yara gördü. Ama 2019 yılının sonuna gelindiğinde Çin’de virüs ortaya çıktı. Sonuç olarak pandemi bütün dünyada bir enflasyon. Petrol fiyatları arttı, doğalgaz fiyatları arttı, hammadde fiyatları arttı. Dünya Total olarak bir enflasyon ile karşılaşmıştı. 2021 yılına gelindiğinde ise bu sefer Ukrayna ve Rusya krizi ortaya çıktı. 1980 ile 2020 yılları arasında gelişmiş ülkeler yüzde 3 nokta civarında büyüyor. Gelişmekte olan ülkeler yüzde 3.6 civarında büyüyor. Dünyanın tamamı ise yüzde 3.2 civarında büyüyor. Türkiye’nin büyüme hızı her zaman bir kertik daha yukarıda. 2000 ile 2020 yılları arasında ise gelişmiş ülkeler 1.7 oranından, gelişmekte olan ülkeler ise 5 küsür, dünya Total değilse yüzde 3.6 oranında büyüyor. Ama Türkiye yine yüzde 5 civarında bir büyüme hızı ile büyüyor. Pandemi döneminde dünya ticaret hacmi daralmıştı. Bütün dünya yüzde 1.3 oranda daralmıştı hatırlayın. Çin yüzde 3.2 büyümüştü, 2020 yılında Türkiye ise yüzde 1.8 oranında büyüdü. 2021 yılına geldiğimizde ise Türkiye yüzde 11 civarında büyüdü” diye konuştu.

“UKRAYNA – RUSYA SAVAŞI TURİZMİMİZİ ETKİLEDİ”

Çakar  “Biz enerji konusunda maalesef net bir şekilde ithalatçı bir ülkeyiz. Petrol artışı eşittir enflasyon demektir. Bizim gibi hammaddeyi dışarıdan alan ülkelerde petrol arttığında, enerji arttığında siz oradaki enflasyonu otomatik olarak alıp transfer etmiş oluyorsunuz. Şunu söylemek gerekir nokta bizim ülkenin üretim kapasitesi gerçekten çok iyi. Bizim sana evdeki kapasite kullanım oranı yüzde 75-76 oranında. Biz 1 milyar doların üzerinde 48 adet ürün üretiyoruz. Ve bunu 46 farklı ülkeye satıyoruz. Ben geçen ay bir ülkede yedim sadece öğrettikleri tek şey var petrol. Petrol üret sat başka herhangi bir şey yok. Bizim çok ciddi anlamda hem ürün çeşidimiz var, hem de çok farklı pazarlara satabiliyoruz.” diye konuştu.

Turist konusuna da değinen Çakar, “Ancak bu sene maalesef Rusya Ukrayna krizi dolayısıyla hedef 35-40 milyon dolarken, Ukrayna-Rusya krizi bu durumu biraz negatif etkileyebilir. Ancak İngiltere pazarı, İsrail pazarı, Avrupa pazarı ve Arap pazarı ile bunu kapatabileceğimizi düşünüyorum. Rusya bize en çok turist gönderen ülke. Almanya sonra Polonya ve Ukrayna geliyor” şeklinde açıklamada bulundu.

“HER KARIŞ TOPRAĞI EKMELİYİZ”

Alpaslan Çakar son olarak tarım konusuna da değinerek, “Bu pandemi özellikle bize şunu gösterdi. Gıda ve tarım milli bir meseledir, stratejik bir meseledir. Hatta Sayın Cumhurbaşkanının ifadesiyle savunma sanayisi kadar önemli bir meseledir. Biz bir karış toprağı nadasa bırakamayız. Biz her karış toprağı ekmek zorundayız” diyerek açıklamalarını noktaladı.

“İHRACATI ARTIRMAK ANCAK ÜRÜNÜ ARTIRMAKLA OLUR”

Toplantıda konuşan Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım; “Üretimin miktarını artırmamız gerekiyor. Bunu ne ile yapacağız. Ürüten firmaların sayısını artırırız veya teknolojimizi yükseltiriz. Hem üretim mekanizmalarının sayısını artırır hem de teknolojimizi yükseltirsek bu defa katlamalı bir şekilde üretimimizi artırmış oluruz. Çok daha hızlı bir şekilde koyulan hedeflere ulaşmamız mümkün olur.

Teknolojiyi yükseltmek her alanda daha fazla kazanmak anlamına gelir. Teknolojiyi de tabi ki finansal sektörün desteğiyle yükselteceğiz. Ya teknolojiyi ithal edeceğiz ya teknolojiyi icat edeceğiz.

Tekirdağ’ımızda 4 tane büyük limanımız var ve bu limanlarda çok ciddi ihracatlar yapılmakta. Asyaport Türkiye’mizin en büyük konteyner transit limanı yılda 2 milyon elleçleme yapılıyor. Yani vinçlerin limandan alıp gemiye koyduğu bir elleçleme, gemiden alıp limana koyduğu bir elleçleme olarak geçiyor. Bizim bu elleçlemeleri artırabilmemiz için ihraç ettiğimiz ürünleri artırmamız lazım. Zenginleşebilmek için, dış ticaret fazlası verebilmek için ihracatımızı artırmamız gerekiyor. İhracatı artırmak ancak ürünü artırmakla olur. Ürünü ne kadar artırabilirsek dış pazarda pastadan daha çok pay almamız mümkün. Biz bunu her alanda yapmaya talibiz.

Finansal sektörle reel sektörü bir kuşun iki kanadına benzetiyorum. Tek başına uçması mümkün değil. Tek kanatlı uçmak mümkün değil, onun için iki kanadında güçlü olması lazım. Bunu yapacak olan burada oturan sizlersiniz. Bizler devlet insanları olarak kapıları açarız ama projelerin sizden gelmesini bekliyoruz ve bu projeler geldiği müddetçe de bu projeleri desteklemek, bu projeleri takip etmek bizlerin boynunun borcudur. Bu toplantının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Burada bankacılık sektörünün en önemli insanlarını bir arada bulmak Tekirdağ’ımızın en önemli iş insanlarıyla konuşuyor dertlerini paylaşıyor, problemlerine birlikte çare buluyor olmak beni hakikaten mutlu ediyor. Yarına çok daha umutla bakıyorum. Özellikle genç iş insanlarımızın burada daha çok olması beni daha da gururlandırıyor, yarının Türkiye’si bu ve buna benzer salonlardan çıkacak güzel sinerjiyle şekillenecektir.” İfadelerini kullandı.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam-->
reklam