
Nurten Yontar, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen 250 sıra sayılı “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin 22’nci maddesi üzerine söz alarak, teklifin birçok yönüyle hukuk devleti ilkesini zedelediğini savundu.
Teklifin yalnızca Tapu Kanunu’yla sınırlı olmadığını belirten Yontar, 15 ayrı kanun ile bir kanun hükmünde kararnamede değişiklik öngören 31 maddelik düzenlemeyi “klasik bir torba kanun pratiği” olarak nitelendirdi. Yontar, “Bu bir yasa yapma sürecinden ziyade konu bütünlüğünden, yasama tekniğinden, etki analizinden ve müzakere ciddiyetinden yoksun bir torba kanundur.” ifadelerini kullandı.
AK Parti iktidarının yasa yapma anlayışını eleştiren Yontar, “Önce sorun yaratılıyor, sonra torba kanunla yama yapılıyor. O yama tutmayınca yeni bir torbayla başka yama geliyor.” dedi.
“ACELE KAMULAŞTIRMA OLAĞANLAŞTIRILIYOR”
Teklifin 11’inci maddesine dikkat çeken Yontar, sosyal konut gerekçesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na acele kamulaştırma yetkisi verilmesini eleştirdi. Acele kamulaştırmanın yalnızca savaş, afet ve olağanüstü durumlarda başvurulması gereken istisnai bir yöntem olduğunu vurgulayan Yontar, vatandaşın mülkiyet hakkının tartışmalı hâle getirildiğini söyledi.
“BELEDİYELER ÜZERİNDE SİYASİ VESAYET KURULUYOR”
Teklifin 17’nci maddesiyle belediyelerin şirket kurma ve ortak olma yetkisinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını ifade eden Yontar, bunun yerel yönetimlerin iradesini sınırlandırdığını savundu.
Muhalefet belediyelerinin hedef alındığını öne süren Yontar, “Sandıkta kazanamadığınız belediyeleri kanunlarla etkisizleştirmeye çalışıyorsunuz.” dedi.
TEKİRDAĞ ÖRNEĞİNİ VERDİ
Konuşmasında Tekirdağ’daki kamu taşınmazlarının satışını da gündeme taşıyan Yontar, Süleymanpaşa, Ergene ve Saray ilçelerindeki bazı sağlık alanlarının “ihtiyaç fazlası” veya “atıl” denilerek satışa çıkarıldığını belirtti.
“Cumhuriyet kazanımlarını sata sata bitiremediniz.” ifadelerini kullanan Yontar, Tekirdağ halkının bu satışlara izin vermeyeceğini söyledi.
“ÇEVRE DENETİMİ KAMUSAL BİR GÖREVDİR”
Çevre Kanunu’na ilişkin düzenlemeleri de eleştiren Yontar, çevre danışmanlığı yapan firmaların aynı zamanda hizmet verdikleri işletmeleri denetlemesinin doğru olmadığını belirterek, çevre denetiminin özel şirketlerin insafına bırakılamayacağını ifade etti.
“HUKUK DEVLETİ İKTİDARIN İHTİYACINA GÖRE ŞEKİLLENEMEZ”
Afet konutları ve kentsel dönüşüm başlıklarında da merkezi idareye geniş yetkiler verildiğini söyleyen Yontar, OHAL dönemlerinde oluşturulan yetkilerin olağan döneme taşındığını savundu.
Konuşmasının sonunda teklifin; Meclisin denetim gücünü zayıflattığını, yerel yönetimlerin yetkilerini sınırladığını, mülkiyet hakkını tartışmalı hâle getirdiğini ve kamu taşınmazları üzerinde denetimsiz tasarruf alanı oluşturduğunu belirten Yontar, “Sosyal konuta, yapı güvenliğine ya da çevrenin korunmasına karşı değiliz; hukuk devletinin budanmasına karşıyız.” dedi.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->