
Tarih 22 Temmuz 2024…
Sabahın erken saatleri. Yeniçiftlik’ten Tekirdağ’a gitmek üzere her zamanki gibi ilk minibüsü bekliyorum.
Minibüs geldi.
Tam binecekken, kapı henüz kapanmadan şoför aracı hareket ettirdi.
Kapıdaki tutamağı dahi kavrayamadan, Atatürk Caddesi üzerindeki okul durağında kaldırım ile minibüsün arasına düştüm.
Yolcuların çığlıklarıyla minibüs durdu. Kapılar açıldı, yolcular yola inerek beni yerden kaldırdı.
O an şoför direksiyonu biraz daha kırmış olsaydı, bugün bu satırları yazıyor olmayabilirdim. Ölümle aramda saniyeler vardı.
Yolcular, dikkatsiz şoföre tepkilerini sert şekilde gösterdi. Ben ise yaşadığım şokla minibüse yeniden bindim. Yolumuza devam ettik.
Tekirdağ İl Jandarma Karakolu durağında indim. Birkaç adım attım… Sonrasını hatırlamıyorum. Olduğum yere yığılmışım.
Nöbet tutan erler durumu fark etmiş. Hemen yardıma koşmuşlar, beni içeri alırken bir yandan da 112’yi aramışlar. Gözlerimi hastanede açtım.
Yapılan muayeneler sonucunda sol bileğimin kırıldığı tespit edildi. Omuzdan parmak uçlarıma kadar özel alçı yapıldı.
Haftada iki gün hastaneye giderek röntgenlerle takip edilmeye başlandım.
Ancak asıl acı, alçı öncesinde yaşandı…
Kırığın yerine oturtulması için dört görevli koluma müdahale etti. Dakikalar süren işlem sırasında dayanılmaz bir acı yaşadım. Avazım çıktığı kadar bağırdım ve sonunda tekrar bayıldım.
Haftalar sonra yapılan kontrollerde bileğimin yanlış kaynadığı söylendi. “Tekrar kırılıp düzeltilecek” denildi.
Bunu kabul etmedim. Aynı acıyı, aynı süreci yeniden yaşamayı göze alamadım.
Alçı çıkarıldı.
Bu süreçte, hastanede adli tıp görevi yapan Dr. Naile Esra Saka’nın hem tıbbi hem de manevi desteğini özellikle anmak isterim. Doktor hanımın ilgisi ve morali ayakta tutan yaklaşımı unutulmazdı.
23 Ağustos 2024’te Yeniçiftlik Jandarması hastaneden kati rapor istedi. Rapor 10 Eylül 2024’te hazırlandı ve savcılığa gönderildi.
Dosya kapandı mı? Hayır.
Kazadan tam 1,5 yıl sonra, 21 Kasım 2025 Cuma günü, jandarma eşliğinde Çorlu Adliyesi’ndeki Adli Tıp’ta yeniden muayeneye götürüldüm. Yarım saat süren incelemenin ardından bekleyiş yeniden başladı.
Bugün hâlâ savcılığın vereceği kararı bekliyorum.
Bir dikkatsizlik…
Bir acele…
Bir kapı kapanmadan hareket eden minibüs…
Ve 1,5 yıldır süren bir adalet bekleyişi.
Bu yazı yalnızca benim hikâyem değil. Her gün toplu taşıma kullanan binlerce insanın başına gelebilecek bir ihmaller zincirinin özeti.
Unutulmamalı ki; trafikte yapılan her hata, bir hayatı kökten değiştirebilir.
Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 95. sayısından alınmıştır.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->