Mehmet Altaş (Köşe Yazısı) HASAN ALİ YÜCEL (1897-1961) - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

9 Haziran 2026 - 20:56

Mehmet Altaş (Köşe Yazısı) HASAN ALİ YÜCEL (1897-1961)

reklam
Mehmet Altaş (Köşe Yazısı) HASAN ALİ YÜCEL (1897-1961)
Son Güncelleme :

20 Mart 2025 - 23:40

633 views

Atatürk’ün ölümünden sonra 1938-1946 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Ali YÜCEL, Cumhuriyet Döneminin, çok yönlü kişiliğe sahip seçkin, kültür ve siyaset adamı olarak kabul edilir.

Bu kabulün gerisinde kuşkusuz kısa sayılabilecek hayatına sığdırdığı programları ve ürettiği eserleri yatar. O bu nedenle anılmayı ve çok çok hak etmiş Cumhuriyet Aydınları arasında yer alır.

Hasan Ali YÜCEL Anne tarafından Tekirdağ-Dedecik köyündendir. Baba tarafından ise Giresun Görele’nin Daylı köyünden. Ertuğrul Firkateyninin Süvari Yarbay Ali Paşa’nın torunudur. Kendisi İstanbul doğumludur.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi –Felsefe Bölümünden mezundur. İstanbul ve İzmir’de Edebiyat ve Felsefe öğretmenliği, Maarif Müfettişliği yapmıştır.  Fransız eğitim sistemini incelemek üzere bir yıllığına Fransa’ya gönderilmiştir. 1932 yılında yurda dönünce Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü görevine atanmıştır.

1933-35 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğü yapmıştır. 1935 yılında İzmir Milletvekili seçilmiştir. 1938’de Celal BAYAR hükümetinde Millî Eğitim Bakanlığı görevine getirilmiştir. 1946 yılına kadar Refik SAYDAN ve Şükrü SARAÇOĞLU hükümetlerinde bu görevi sürdürmüştür.

Görev süresinde Birinci Eğitim Şurası’nı topladı. Ankara Fen ve Tıp Fakültelerini, İzmir Yüksek Ticaret ve İktizan Okulunu, Balıkesir ve Edirne öğretmen okullarını eğitime açmıştır. İstanbul’da Yüksek Mühendis Okulunun İstanbul Teknik Üniversitesine dönüşmesini sağlamıştır.

Köy Enstitülerini 17 Nisan 1940 yılında kurarak; Eğitim ve Bilimi köylere kadar ulaştırmıştır.

HASAN-ALİ YÜCEL VE ATATÜRK

Hasan-Ali; Gazi Mustafa Kemal ile ilk kez İzmir’de karşılaşır. (2 Şubat 1923) Halkla yapılan bir toplantıda söz alarak Mustafa Kemal’e mekteplerin yanında medreselerin devam edip etmeyeceğini sorar. Mustafa Kemal kendisine, ilke olarak “eğitim birliği” ve “karma uygulama”dan söz ederek cevap verir.

Mustafa Kemal ile Gezi: Demokrasiye geçiş çerçevesinde kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası kapatılmasından sonra, Mustafa Kemal, ülke boyutunda bir denetleme gezisine çıkmıştır. Her bakanlık, O’na danışmanlık yapacak ve yönergeler çerçevesinde araştırmalarda bulunacak bir müfettiş görevlendirir. Maarif Vekaleti de bu görevi 33 yaşındaki genç Hasan Ali’ye verir. Mustafa Kemal kendisini İzmir’den hatırlar.

Bu gezinin ilk durağı Kayseri’dir. Burada Mustafa Kemal ders dinlemek üzere kentin lisesine davet edilir. Girdikleri sınıfta felsefe dersi yapılmakta ve öğrencilerin önünde yazarı Hasan-Ali olan ders kitabı bulunmaktadır. Mustafa Kemal hem öğretmenin anlatımını dinler hem de ders kitabını inceler. Arapça terimler boldur. Anlaşılma güçlüğü vardır. Akşam yemeğinde, Mustafa Kemal Hasan-Ali’ye bu sorunu çözmeyi düşünüp düşünmediğini sorar.

Bu görüşmede Hasan-Ali; dilde sadeleşme ve birliğin sağlanmasının kişisel girişimlerle değil, merkezi kurumsal çalışmalarla oluşturulabileceği düşüncesinde olduğunu söylemiştir. Buna rağmen bu doğrultudaki kişisel çabalarını sürdürmekten geri durmamıştır.

Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ölmüş, Na’şına Büyük Millet Meclisi adına taşıyacak grup kur’a çekilerek oluşturulacaktır.  Hasan-YÜCEL seçilen 12 Milletvekili arasındadır. Sevgiyle bağlı olduğu Atatürk’e karşı görevini yerine getirir.

O kutsal görevi 12 Milletvekilinden biri olarak görevini yaparken hissettiklerini en güzel kendisi dile getirmiştir.

“Biliyor musun, bu ağaçtan kolunu tutarak taşıdığın tabutun içinde kim var? O insan mı? Olamaz. O bir cihandı. Fezalara sığmamalıydı; nasıl girdi? Biliyor musun? Bilemezsin. Anlayamazsın. Sen bu muammayı çözemezsin. Önüne bak, işine bak. Taşı o cihanı bu tabutun içinde belleyerek taşı!”

HASAN-ALİ YÜCEL’İN MAARİF VEKİLLİĞİ

11 Kasım 1938’de İnönü Cumhurbaşkanı seçilir. 28 Aralık 1938’de Hasan-Ali Yücel 41 yaşında iken istifa eden Saffet Arıkan’ın yerine Celal BAYAR kabinesinde Maarif Vekili olur. Özellikle Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün desteğiyle, yakın çalışma grubunun katılımıyla eğitimde büyük bir reform hareketi başlatır ve gerçekleştirir. Ülkemizin bugüne gelişinde O’nun dönemindeki bu reformlarının işlevi olduğu açıktır.

Kongre ve Şuralar: 1-2 Mayıs 1939 tarihlerinde, On yıllık Neşriyat Sergisi ve Birinci Türk Neşriyat Kongresini açar. Yazarlar, yayıncılar, eğitimciler, araştırmacılar, sanatkârlar, milletvekilleri, bakanlık görevlilerinden oluşan kongre çeşitli alt gruplara ayrılarak sorunlar ve öneriler üzerinde çalışır.

17 Temmuz 1939’da bilim adamları, eğitimciler, yazarlar ve sanatçıların katıldığı, eğitim sisteminin ilkelerini ve okul programlarını belirlemek amacıyla Birinci Maarif Şurasını toplar. Böylece milli eğitimde çok önemli bir yeri olan bir gelenek başlatılır.

15-01 1943 tarihlerinde de yine Yücel’in başkanlığında İkinci Millî Eğitim Şûrası okullarda ahlak terbiyesinin geliştirilmesi gündemiyle açılır. Aynı yılın ocak ayında Bakanlıkta öğretmenler arası iletişimi sağlamak için Tebliğler Dergisi yayınlanır.

Birinci Devlet Resim ve Heykel Sergisi: 31 Ekim 1939’da Hasan Ali YÜCEL; Birinci Devlet Resim Heykel Sergisini açar. Her yıl Ekim ayında bir kere düzenlenen sergi Ankara’da kurulur ve bir ay devam eder.

BASILI YAYINLAR

Tercüme Bürosu: Hasan bu -Ali YÜCEL; Birinci Neşriyat Kongresinde dünyayı, özellikle batıyı tanımak zorunluluğunun altını çizmiş “bu zorunluluk, bizi geniş bir tercüme seferberliğine davet ediyor.” Demiştir.

Tercüme kuruluşundan itibaren kısa bir sürede hızla çalışmalara başlar ve 1946 yılı sonunda dünya edebiyatı klasiklerinden 496 eser Türkçeye çevrilmiştir.

Ansiklopediler: Maarif Vekaleti Leiden’de İngilizce, Fransızca ve Almanca olarak yayınlanan İslam Ansiklopedisi’nin çevirisini kararlaştırarak İstanbul Üniversitesi görevlendirilir.  13 ciltlik bu ansiklopedi 1988 yılında tamamlanır.

Daha sonra adı Türk Ansiklopedisi olarak değiştirilen ve İlk resmi ve telif Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi’nin ön çalışmaları başlatılır. Bu ansiklopedi 33 cilt halinde yıllar içinde ancak tamamlanabilmiştir. Ayrıca 1943-54 yılları arasında da Celal Esat Arseven’in hazırladığı 5 ciltlik Sanat Ansiklopedisi yayınlanmıştır.

Dergiler:1939’dan itibaren ilköğretim 1939, Maarif Vekilliği Tebliğler Dergisi 1939, Teknik Öğretim 1940, Tercüme Dergisi 1940, Tarih Vesikaları 1941, Kadın-Ev 1943 ve Köy Enstitüleri 1945 gibi dergilerin çıkarıldığı görülür.

KÖY ENSTİTÜLERİ: 17 Nisan 1940’ ta Köy Enstitüleri yasası çıkartılarak Köy Enstitüleri kurulmaya başlar. 1942-43 öğretim yılında, bu okullara öğretmen, yönetici, gezici başöğretmen, ilköğretim müfettişi ve kesim müfettişi yetiştirmek için, Hasanoğlan Köy Enstitüsü bünyesinde Yüksek Köy Enstitüsü kurulur. Sayıları zamanla 21 olan Köy Enstitüleri 1944’ten sonra yılda ortalama iki bin öğretmen yetiştirmiştir. Ne var ki 1946’da öğretim kurumları tartışma konusuolmaları nedeniylekapatılmıştır.

Ankara Devlet Konservatuvarının kurulması, Dilde yenileşme hareketlerinin başlatılması, Ders kitaplarına standardizasyon getirilmesi, Mesleki Teknik öğretim kurumlarının açılması, Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünün kurulması, Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğünün kurulması onun Millî Eğitim Bakanlığı dönemine rastlar.

Mustafa Kemal Atatürk’ün kafasında doğan ve onun icraatıyla fiil haline gelen Türk Aydınlanması, genç Maarif Vekili Hasan-Ali YÜCEL’in, adeta Atatürk ölmemişçesine devam etmiştir, edebilmiştir. Çünkü Hasan-Ali Atatürk’ün fikirlerini ve amaçlarını O’nun bilfiil liderliğinde ihtiyaç göstermeyecek derecede biliyordu. Çünkü Hasan-Ali’nin bilim, kültür ve eğitim konusundaki görüşleri Mustafa Kemal Atatürk’ten bağımsız olarak, Mustafa Kemal’in düşünceleri ile birebir örtüşüyordu.

Başkalarının zekalarının gücü ve niyetlerinin yönü nispetinde Atatürk’ten öğrenebildikleri O’nun ölümünden sonra erozyona uğrarken, Atatürk’ün düşüncelerini kendi dehası ve bilgisiyle O’ndan bağımsız keşfetmiş ve ancak onun mutabakatıyla güçlendirmiş olan Hasan-Ali’nin “Atatürkçülüğü” nde bu nedenle herhangi bir erozyon bahis konusu olamazdı.

Bu nedenle Hasan-Ali Atatürk’ü “Atatürk le parfait” (kusursuz Atatürk) diye sıfatlandıran bir Fransız yazarını “tarihe ilk işaret vermiş bir hakikat dostu olarak hürmetle” anmıştır.

Hasan-Ali YÜCEL’in eğitimde ve kültürde büyük hizmetleri Ülkemiz için olduğu kadar, Uluslararası kültürlerin evrenselleşmesi bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle UNESCO 1997 yılında saygı ile anılması kararı almıştır.

Türk edebiyatının hayranı ve onu başarılı bir temsilcisi olan Hasan-Ali’nin oluşturduğu tercüme bürosu, Antik çağın, doğa filozoflarının yazarları, İtalyan, Fransız, İngiliz, Alman, Rus ve daha başka Avrupa ülkelerinin düşünürleri tarafından ortaya konmuş eserlerinin Türkçeye çevrilmesini gerçekleştirmiştir.  Türk Aydınları bu kültür hazinesi ile kendilerini geliştirmek, olanaklarına sahip olmuşlardır.

Oğlu Can YÜCEL demiş ki; “Bilmezdi ki oturduğumuz semti, Geldi mi de gidici hep, hep acele işi, Belli ki başkalarının oğulları kızları için, ülkesinin aydınlığı için, kendi oğlundan uzak düşmekten hiç yüksünmemiş. OĞLU; Çağın en güzel gözlü maarif müfettişinin aydınlığı peşinden sürükleyerek ülkesinin hangi ülkesinin toprağına gittiğini atlastan takip etti. Ve hayatta en çok babasını en çok sevdi.”                                                                                                              

Onun beş yüz kitaba yaklaşan tercüme serisi Batı ve Doğu uygarlıklarına yön veren eserleri Cumhuriyet aydınlanmasının en önemli ışıklarından olmuştur.  Ancak; Hasan Ali YÜCEL ve Türk Aydınlanması tam olarak anlaşılamamıştır.

Anne tarafından Tekirdağlı olan Hasan-Ali YÜCEL adına; Bedesten yanında bir meydana adı verilmiştir. Hürriyet Mahallesinde bulunan öğretmenler parkına büstü konulmuştur. Dedesinin köyü olan Dedecik köyünde ailesi ve hayatı üzerine bilgilerin yazıldığı panolar yapılmıştır. Ayrıca Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında da adına düzenlenmiş bir salon vardır.

Hasan-Ali YÜCEL her yıl Tekirdağ Kent Konseyi-Tarih Araştırma çalışma grubu öncülüğünde vefatının yıl dönümlerinde adının verildiği Hasan Ali YÜCEL meydanında anılmaktadır.

Vefatının 64. Yılında saygı ve minnetle anıyoruz…

Kaynaklar:

Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması-Celal Şengör İş bankası yayınları,

Geçtiğimiz Günlerden-Hasan Ali Yücel İş Bankası Yayınları,

Ertuğrul Süvarisi Ali Bey’den Ayşe Hanım’a Mektuplar Canan Yücel Eronat İş Bank.

Yay. Mektuplarla Köy Enstitüsü Yayınları İşbank Yayınları İsmail Hakkı Tonguç

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 75 ve 76. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam