Özlem Gürakar (Köşe Yazısı) İSTEMİYORUZ! - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

17 Şubat 2026 - 17:46

Özlem Gürakar (Köşe Yazısı) İSTEMİYORUZ!

reklam
Özlem Gürakar (Köşe Yazısı) İSTEMİYORUZ!
Son Güncelleme :

27 Ocak 2026 - 20:04

536 views

Son dönemde Tekirdağ’a yapılmak istenen “sözde yatırımlar” şehrin duyarlı insanları gibi benim de canımı sıkar oldu.

Evet herkes geçim derdinde artık.

Ancak birileri bu talana dur demezse sonra yine ahh vahh diye diye dizimizi dövmenin bir anlamı olmayacak.

Tekirdağ’a dev yatırımlar geliyor, yaldır yaldır, akın akın!

Şehrin kaderini değiştirmeye aday!

Tabi bu olumlu yönde değil aksine şehri daha da batırmaya yönelik…

Toprağını, suyunu, havasını, insanını tehdit eden bir yönde.

Angus çiftlikleri mi istersiniz?

Yeni açılacak taş ocakları mı?

RES projeleri mi?

Limanların genişleme hayaliyle şehri daha çok boğmasını mı?

Genişlemek demişken tüm şehri yok edecek büyüklükteki kimyasal depolara 238 adet yenisinin eklenmek istemesini de unutmadık değil mi?

Ya tarım arazisine kurulmak istenen plastik sanayi tesislerine ne demeli?

Hepsi birer “yatırım” olarak sunuluyor size, bize…

Sanki bu şehir kalkınacakmış, istihdam patlayacakmış, ekonomimiz uçacakmış gibi…

Oysa Tekirdağ’ın gerçeğini bilen bilir:

Bazı yatırımlar yarar değil, zarar getirir.

Bazı projeler büyüme değil, çöküşe götürür.

Bazı tesisler gelecek değil, felaket taşır.

Tekirdağ zaten yıllardır fazlasını taşıyor. Sanayinin yükünü taşıyor, nüfus artışının baskısını taşıyor, altyapı sorunlarının ağırlığını taşıyor.

Suyumuz bitti arkadaş su bitti su!

Var mı ötesi!

Bir de üzerine çevreyi daha da yok edecek projeler eklenmeye çalışılıyor.

Bu yatırım mı oluyor yoksa şehri bitirecek yeni bir felaket mi siz karar verin.

Angus çiftlikleriyle kokusuna mahkûm edilen, taş ocaklarıyla dağları oyulan, RES projeleriyle tarlaları delik deşik edilen, limanlarla kıyıları nefessiz bırakılan, kimyasal depolarla sağlığı riske atılan, plastik tesisleriyle geleceği karartılan bir Tekirdağ…

Bu, bizim kabul edeceğimiz bir şehir değil.

Biz burada yaşıyoruz. Biz bu toprağı ekiyoruz. Biz bu suyu içiyoruz. Biz çocuklarımızı bu havayla büyütüyoruz.

Birilerinin cebi dolacak diye zehir solumak zorunda değiliz.

Birilerinin rantı için doğamızı feda etmek zorunda değiliz.

“Yatırım” kelimesinin arkasına saklananlara artık boyun eğmek zorunda hiç değiliz.

Açık, net, sert bir gerçek var: İSTEMİYORUZ!

Kimyasal depoları istemiyoruz. Taş ocaklarını istemiyoruz. Plastik tesislerini istemiyoruz. Toprağı kirleten, suyu tüketen, yaşamı daraltan hiçbir projeyi istemiyoruz.

Bu kadar basit. Bu kadar net. Bu kadar anlaşılır.

Tekirdağ, kimsenin arka bahçesi, kimsenin çöplüğü, kimsenin deney alanı, kimsenin oyuncağı değil!

Bu şehir, bu ülkenin en verimli topraklarından biri.

Bu şehir, bir yaşam alanı.

Bu şehir, bizim evimiz.

Ve evimize zarar verecek olan her şeye karşı duracağız.

Sadece dosyalarla, raporlarla, dilekçelerle değil; gerekirse tarlada, sahilde, köy meydanında duracağız.

Tekirdağ’ın geleceği birilerinin kâr hırsına bırakılmayacak kadar değerli.

Çünkü bu şehir hepimizin.

Ve çünkü…

Biz, bu sözde yatırımları İSTEMİYORUZ.

Saygılarımla…

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 96. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam