Mehmet Altaş (Köşe Yazısı) HALK EĞİTİM MERKEZİ BİNASI - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

27 Şubat 2024 - 15:29

Mehmet Altaş (Köşe Yazısı) HALK EĞİTİM MERKEZİ BİNASI

reklam
Mehmet Altaş (Köşe Yazısı) HALK EĞİTİM MERKEZİ BİNASI
Son Güncelleme :

05 Ocak 2024 - 19:52

220 views
reklam

Günümüzde il merkezinde halen Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan bina, ilk olarak 1918 yılında Belediye Başkanı Adil Bey tarafından şimdiki tarihi Belediye Binasıyla birlikte İttihat ve Terakki Kulübü olarak kullanılmak üzere inşa edilmiştir. Yapı, kendi içindeki farklı bölümleri, pencere boyutları, söveleri, kat silmeleri ve cephe oranlarıyla neoklasik üslup örneklerinden biridir[1].

Binanın geçmişten günümüze oldukça farklı işlevlere sahip olarak geldiği görülmektedir. İlk olarak ülkenin Yunan işgali sırasında ise Yunan banka binası olduğunu biliyoruz. Çanakkale Savaşları sırasında bir müddet yaralı askerlerin tedavi edildiği hastane olarak kullanılmış.  Cumhuriyet Döneminden itibaren bölünerek Borsa, Adapazarı Türk Ticaret Bankası ve Sinema Salonu olarak kullanılmıştır. İhtiyacı karşılamadığı gerekçesiyle 1948 yılında dönemin valisi Burhanettin Teker tarafından genişletilmiştir.

1960’lı yıllara gelindiğinde Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılmaya başlandığını görüyoruz. 2007 yılında ise, içinde yapılan düzenlemeyle 350 kişilik bir tiyatro salonu, sahnesi, balkonu, alt kısmında sanatçı odaları ve girişte fuayesi olan, neredeyse ilk haline uygun bir kültür merkezine dönüştürülmüştür. Bu şekliyle Valilik Kültür Merkezi olarak kullanıma açılmıştır.

2019-2023 yılları arasında ise,içindeki seyirci bölümü, sahnesi, fuaye girişi, alt kattaki sanatçı makyaj, soyunma ve kulis odaları yok edilerek dümdüz bir salon haline getirilmiştir.Çevre düzenlemesi de yapılarak yeniden hizmete açılmıştır. Böylelikle Valilik Yatırım ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından “restorasyon” adı altında binanın sanatsal işlevi tamamen ortadan kaldırılmıştır.     

Bu salon bu şehrin gençlerini bir araya toplayan bir ocak başı gibidir. Sanata ve tiyatroya ilgi duyan her yaştan insan yıkılan bu sahnede ilk sahne deneyimini yaşamıştır. Aynı sahnede, bu kentin insanları türkülerini söylemiş, ağıtlarını yakmış, yöresel halk oyunlarını oynamışlardır. Maniler söylenmiş, masallar anlatılmış, öyküler, hikayeler, oyunlar yazılmış ve sahneye konmuştur. Salonun işlevselliği sadece bunlarla da sınırlı kalmamış, her türden etkinlik için ilk akla gelen yer olmuştur.

Burası tiyatro izleyicisinin ilk olarak tiyatro izleme zevkini tattıkları yerdir. Şehirde başka bir salon yokken Devlet Tiyatrolarının turne oyunları burada sahnelenmiş, bu sahne şehrin insanını bir araya getirmiştir. Çeşitli konulara ilişkin sempozyumlar, önemli gün ve hafta kutlamaları, anma günleri etkinlikleri şimdi yok olan bu salonun bu sahnesinde gerçekleştirilmiştir. Bunun yanı sıra salonun bambaşka amaçlara hizmet ettiği de olmuştur. Yeni adliye binası yapılmadan bu yıkılan sahnesiyle mahkeme salonu olarak kullanıldığı gibi, Valilik Yatırım İzleme toplantılarının da burada yapıldığı bilinmektedir.

1918 yılında İttihat ve Terakki Kulübü olarak faaliyet gösterdiği o günlerden günümüze Tekirdağ kent merkezinde, sosyal-kültürel pek çok etkinliğe ev sahipliği yaparak tarihe tanıklık eden bu bina, günümüzde“restorasyon” adı altında maalesef işlevsiz hale gelmiştir. Böylece adeta bir kentin hafızası silinmiştir. Bu uygulama tam bir kültür/sanat karşıtlığı örneği olmuştur. Bu salonun dönüştürülerek son haline gelmesi kararını verenler, bu kentin kültür ve sanat yaşamına büyük kötülük etmiştir. Yapılan bu uygulamayla aynı zamanda Atatürk’ün kültür ve sanat yolundaki hedeflerinden de uzaklaşılmıştır.

Ulusal Kurtuluş Mücadelemizin Başkumandanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; “Türkiye Cumhuriyeti’nin Temeli Kültürdür” diyerek kurtuluş mücadelesinin ardından ülkede yapılması gereken işleri en güzel biçimde özetlemiştir. Atatürk’ün tanımıyla kültür; “Okumak, okuduğunu anlamak, anladığından mana çıkarmak, ders almak, düşünme ve anlama yeteneğini eğitmek, geliştirmek, zekayı terbiye etmektir”. Ülkemizin daha da ilerlemesini sağlayacak olan yeni neslin en önemli ihtiyacı budur.

Büyük önder Atatürk; “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” ifadesiyle kültüre ve sanata verdiği değeri vurgulamıştır. Şimdi sormak gerekirse, bu şehrin merkezinde bu kültür-sanat merkezini nasıl yok edip, bu hale getirdiniz? Bu salonda anıları olan insanların anılarını yok ettiniz. Bu şehrin merkezinde bulunan çok işlevli kültür sanat damarını kesip attınız. 


[1]Antik Roma ve Grek dönemine ait mimari yapı.

Güven Tekirdağ Gazetesi’nin 48. sayısından alınmıştır.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam