
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, partisinin grup önerisini açıklamak üzere TBMM Genel Kurulu’nda söz aldı. Tekstil ve hazır giyim sektöründeki daralmayı çarpıcı verilerle gündeme taşıyan Taşçı, sektörde yaşanan kapanmaların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir kırılmaya işaret ettiğini vurgulayarak “Sanayinin çökmesi yalnızca sanayicinin kaybı değildir; bunun sonu toplumsal ve iktisadi bir çöküştür” ifadelerini kullandı.
“5 BİN ŞİRKET KAPANDI, 110 BİN KİŞİ İŞSİZ”
Konuşmasında Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine atıfta bulunan Taşçı, 2025 yılı içinde tekstil ve hazır giyim sektöründe yaklaşık 5 bine yakın şirketin faaliyetini sonlandırdığını, 110 binden fazla çalışanın işsiz kaldığını ifade etti. Geçen yılın Haziran ayında yalnızca bir ayda 868 tekstil firmasının kapandığını belirten Taşçı, bunun tek bir sektörde ve tek bir ayda yaklaşık 10 bin kişinin işini kaybetmesi anlamına geldiğini söyledi.
Son üç yılda toplam istihdam kaybının 380 bine ulaştığını dile getiren Taşçı, “Neredeyse 400 bin insanı, aileleriyle birlikte düşündüğünüzde milyonlarca vatandaşı etkileyen bir krizden söz ediyoruz” ifadelerini kullandı.
2026 İÇİN 100 BİN KİŞİ İŞSİZ KALABİLİR
Sektörün kendi iç projeksiyonlarına da dikkat çeken Taşçı, 2026 yılı için 100 bin ilave istihdam kaybı öngörüldüğünü belirterek, “100 bin işsiz daha demek; 100 bin tenceresi kaynamayan hane demek. Yoksulluğun derinleşmesi, sosyal sorunların artması demek” dedi.
Taşçı, işsizliğin domino etkisine dikkat çekerek artan yoksulluğun çocuk gelişiminden aile içi huzura, toplumsal güvenlikten suç oranlarına kadar geniş bir yelpazede olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
KARLILIK YARIYA DÜŞTÜ, İHRACAT GERİLEDİ
Ekonomik göstergelerdeki bozulmayı da sıralayan Taşçı, 2022 yılında tekstil sektöründe vergi öncesi kârlılığın yüzde 10’un üzerinde olduğunu, 2024’te ise yüzde 5 seviyesine gerilediğini söyledi.
Tekstilin ihracattaki payının yüzde 20’lerden yüzde 10’un altına düştüğünü belirten Taşçı, bu yılın ilk iki ayında hazır giyim ihracatının yüzde 3,5, tekstil ve hammaddede ise yüzde 4,8 oranında azaldığını ifade etti. İnşaattan sonra en fazla konkordato ilan edilen sektörün tekstil olduğuna dikkat çekti.
TEKİRDAĞ’DA ÜRETİM YARI KAPASİTEYE DÜŞTÜ
Taşçı, özellikle üretim merkezlerinde yaşanan sıkıntılara değinerek Denizli, Gaziantep, Adıyaman ve Niğde’de sanayicinin ciddi darboğaz yaşadığını söyledi.
Tekirdağ özelinde ise tabloyu daha somut verilerle ifade ederek; kapanan fabrikalar nedeniyle 15 bin kişinin işsiz kaldığını. Üretimini yarıya, hatta üçte bire düşüren işletmelerle birlikte bu sayının 40 binlere ulaştığının altını çizdi.
Çorlu ve Çerkezköy başta olmak üzere bölgedeki üretim tesislerinde kapasite kullanım oranlarının ciddi biçimde gerilediğini belirten Taşçı, yalnızca kapanan fabrika sayısına bakmanın gerçeği tam yansıtmadığını kaydetti.
“BİZ KAN AĞLARKEN MISIR, BANGLADEŞ, FAS GÜLÜYOR”
Taşçı, Türkiye’de maliyet baskısı ve yüksek kredi faizleri nedeniyle rekabet gücü zayıflayan sektörün üretim kaydırdığını belirterek, 200’den fazla firmanın üretimini yurt dışına taşıdığını söyledi.
Üretimden pay alan ülkeler arasında Mısır, Bangladeş, Fas ve AB üyeliğinin sağladığı gümrük avantajlarını kullanan Romanya’yı sayan Taşçı, “Bizim üretim üslerimiz kan ağlarken bu ülkeler kazanıyor” dedi.
“STRATEJİK AKIL HATASI YAPILDI”
Konuşmasında sektörel planlama hatalarına da değinen Taşçı, tekstil sanayinin yıllarca birinci sınıf tarım arazileri üzerine konumlandırıldığını, bunun hem çevre hem de tarım açısından ciddi kayıplara yol açtığını söyledi. “Yeraltı sularını tükettik, bereketli ovaları kaybettik. Ne tarımı koruyabildik ne sanayiyi sürdürülebilir kılabildik” diyen Taşçı, geçmiş stratejilerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“TEKSTİLİN CENAZE NAMAZINI KILMAYALIM”
Yüksek teknoloji yatırımlarının önemini vurgulayan Taşçı, bunun tekstil sektöründen vazgeçilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini belirtti.
Katma değeri yüksek, inovasyona dayalı ve sürdürülebilir bir dönüşüm çağrısı yapan Taşçı, İYİ Parti’nin Meclis araştırması önergesinin sadece kapanmaları durdurmayı değil; teşvik mekanizmalarının güncellenmesini, mesleki eğitimin yeniden yapılandırılmasını ve sektörün bütüncül bir etki analizine tabi tutulmasını amaçladığını belirterek, “Bu mesele partiler üstü bir kalkınma meselesidir. Türkiye’nin üretim gücünü kaybetmemesi için hep birlikte sorumluluk almalıyız” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->