“CEYPORT MAHKEME KARARINI YOK SAYIP HUKUKSUZCA FAALİYETLERİNE DEVAM EDİYOR!” - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

27 Şubat 2024 - 15:43

“CEYPORT MAHKEME KARARINI YOK SAYIP HUKUKSUZCA FAALİYETLERİNE DEVAM EDİYOR!”

reklam
“CEYPORT MAHKEME KARARINI YOK SAYIP HUKUKSUZCA FAALİYETLERİNE DEVAM EDİYOR!”
Son Güncelleme :

30 Kasım 2023 - 11:44

269 views
reklam

TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu, Tekirdağ İdare Mahkemesine açtığı davada yürütmeyi durdurma ve iptali kararı olmasına rağmen Ceyport’un hukuksuzca faaliyetlerine devam edip bakanlıktan yeniden ÇED olumlu raporu almasına itiraz ederek suç duyurusunda bulundu.

İtiraz ve suç duyurusunun ardından Tekirdağ Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapılırken TMMOB Tekirdağ İKK Sekreteri Dr. Cemal Polat, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“YÜRÜTMENİN DURDURULMASI” KARARI OLMASINA RAĞMEN BAKANLIKÇA NASIL DEĞERLENDİRİLMEYE ALINDIĞINI ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUZ”

 “TEKİRDAĞ ili SÜLEYMANPAŞA, ilçesi sınırları içerisinde Ceyport Tekirdağ Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş tarafından yapılması planlanan “Liman Kapasite Artışı” projesi ile ilgili olarak hazırlanan ÇED Raporu, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından incelenmiştir. Söz konusu rapor halkın görüş ve önerilerini almak üzere ÇED Yönetmelği’nin 14. Maddesi (1) no’lu bendi kapsamında Bakanlıkta ve Çevre, İklim Değişikliği  İl Müdürlüğünde ÇED Olumlu kararı 15.11.2023 tarihinde görüşe açılmıştır. Projeye ilişkin ÇED Olumlu Raporuna ilişkin itirazımız, Liman kapasite artış projesi kapsamında yapılması planlanan rıhtım alanı, kazıklı iskele, dolfen iskele ve dolgu alanı ile toplam 71.200 m² denizden alan kazanılması ve 338.929,49 m² alanda dip tarama yapılması planlanmaktadır.

TMMOB (Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği) Tekirdağ tarafından anılan firmanın proje alanına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 10.09.2021 tarih ve 6381 sayılı ÇED Olumlu kararına ,Tekirdağ İdare Mahkemesine 2021/981 esas no ile açmış olduğu “ÇED Olumlu kararının iptali ve Yürütmenin durdurulması “na ilişkin davada 12.10.2022 tarihinde “Yürütmenin durdurulması” kararı olmasına rağmen Bakanlığınızca nasıl değerlendirilmeye alındığını anlamakta zorluk çekiyoruz. Söz konusu durum hukuka aykırı bir şekilde gelişmektedir.

“TAHMİNİ 200.000 TON DOLGU MALZEMESİNİN KULLANILACAĞI HESAPLANMIŞTIR”

“Ceyport Limanına yanaşacak olan gemilerden tahliye (boşaltım), kara tankerleri üzerinden de satış gerçekleştirilecektir. Gemi tahliye sistemi, ilgili kimyasallara dayanıklı malzemeden imal edilmiş esnek hortumlar ile yapılacaktır. Kimyasalların satışı, kara dolum tesisi üzerinden olacaktır. Satış için ilk etapta tek ada 2 peron öngörülecek ve kara tankerlerine satış alttan/üstten dolum ile dolum kolları üzerinden yapılacaktır. Kara dolum tesisi için kolların ve pompaların çalışmasına yönelik minimal seviyede otomasyon sistemi kurulacak olup ürün bilgisine göre ilgili pompa çalışacak ve dolum gerçekleşecektir. “

“19.09.2011 tarihinde ÇED olumlu kararı verilen “Akport Limanı Genişletme Projesi ÇED Raporu”nda “Genişletme projesinin tamamlanması ve limanın işletmeye geçmesi ile limana gelecek gemi miktarında artış olması beklenmektedir. Artış ile birlikte mevcut atik kabul tesisinin kapasitesinin yetersiz gelmesi muhtemeldir. Bu nedenle, mevcut atık kabul tesisine ilave tanklar yapılacaktır. Bu doğrultuda, mevcut liman için daha önceden hazırlanmış olan atık yönetim planı limanda öngörülen gemi trafiği dikkate alınarak revize edilecek ve ek yapılar işletmeye alınmadan Çevre ve Orman Bakanlığı’na sunulacaktır” denilmektedir. Bu kapsamda Ceyport Tekirdağ Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. tarafından atık kabul tesisi için 4 adet 107 m³ kapasiteli, 4 adet 52 m³ kapasiteli olacak şekilde toplam 636 m³ kapasiteli 8 adet tank yapılması planlanmaktadır. Atık kabul tesisinde yapılacak bu tanklarda sintine, slop, slaç, atık yağ alımı gerçekleştirilecektir. Söz konusu atık kabul tesisi için 10.09.2014 tarih 29115 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında gerekli izinler alınacaktır.”

 “Proje kapsamında hammadde, arazi, enerji, su vb. gibi doğal kaynakların kullanımı söz konusu olacaktır. Proje kapsamında yapılacak olan 71.200 m²’lik dolgu alanı için tahmini 200.000 ton dolgu malzemesinin kullanılacağı hesaplanmıştır”.

Dip taraması çalışması ile toplam 1.220.146,164 ton tarama malzemesi oluşacak ve bu malzemeler 14.01.2020 tarih ve 310008 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren “Dip Tarama Malzemesinin Çevresel Yönetimi Yönetmeliği “ gereğince Şarköy açıklarındaki alana döküleceği belirtilmiştir.

“ATIKLARLA İLGİLİ HERHANGİ BİR SÖZLEŞME YADA ANLAŞMA BULUNMAMAKTADIR”

“Dolgu için kullanılacak malzemenin kullanılacağı ortama uyum sağlayabilmesi için yörenin doğal kayacı olmasına, su emme-çözünme değerlerinin düşük olmasına, kirletici madde içermemesine ve deniz ortamında çözünmeyecek nitelikte olmasına dikkat edilecektir. “

Tesiste evsel ve endüstriyel amaçlı su kullanımı söz konusu olacaktır. Evsel amaçlı su ihtiyacı; tesislerde çalışanların günlük ihtiyaçlarından kaynaklanacaktır.

“Projenin işletme aşamasında tanklarının temizliği için su kullanımı söz konusu olacaktır. Tank temizlikleri periyodu müşteri talebine bağlı olarak şekillenecek olup tank temizliğinde kimyasal madde kullanılması planlanmamaktadır. Tankların temizliği sırasında basınçlı su ile temizlik yapılması planlanmaktadır. Oluşacak atık suların ise kimyasal atık su arıtma tesisinde arıtılması sağlanacaktır. Limanda çalışan personellerden kaynaklı evsel atık sular Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) kanalizasyon sistemine verilecektir.”

“Tesiste işletme aşamasında tanklarının temizliği endüstriyel atıksu oluşması söz konusu olacaktır. Oluşacak endüstriyel atıksular; arıtma tesisi dengeleme tankına alınacak ve kimyasal atık su arıtma tesisinde arıtımı sağlandıktan sonra TESKİ kanalizasyon sistemine deşarjı sağlanacaktır. Konu ile ilgili belediyeden (TESKİ’den) deşarj kalite kontrol ruhsatı alınacaktır. Oluşan arıtma çamurları lisanslı firmalara bertarafa gönderilecektir.”

“Proje alanı 1/100.000 Ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100 000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı’nda “liman/liman geri sahası alanında, kaldığı belirtilmiştir. Proje alanına ait 1/25.000 ölçekli Topografik Harita ve 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Ek 2.6’da verilmiştir.”

Tehlikeli atık: Gemilerden alınan atıklar sintine suyu slaç atık yağ, zehirli sıvı madde atıkları, pis su, çöp, egzos gazı temizleme kalıntıları oluşmakta ve atıkların Süleymanpaşa Belediyesi ve TESKİ Kanalizasyon hattına verileceği belirtilmektedir. Bunlarla ilgili herhangi bir sözleşme yada anlaşma bulunmamaktadır.

Belirtilen alanın etki alanında; Yavuz Mahallesi, 100. Yıl Mahallesi, Namık Kemal Stadı, TMO Liman Silosu ve İskelesi, Tekirdağ Adalet Sarayı, Süleymanpaşa Kaymakamlık Binası, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Hizmet Binası, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Hizmet Binası, Meteroloji Müdürlüğü Hizmet Binası ve İstasyonu, Mutlukent Konut Sitesi, Tekirdağ Yelken İhtisas Kulübü, Turizm Otelcilik Lisesi, Tredaş Hizmet Binası, Tekirdağ Büyükşehir Balık Hali vb. yapılar yer almaktadır.

“SONUÇ OLARAK; …”

Proje İncelendiğinde Ekolojik Tahribat ile ilgili yaklaşımlar görülmektedir.

  1. Tesisin yapım aşamasında ve işletme aşamasında ekolojik etkilerin olacağı anlaşılmaktadır. 

   71.200 m²’lik dolgu alanı Yapım aşamasında bölgeden temini düşünülen dolgu malzemesi temini

   ile ,dolgu alanı dışında da olumsuz etkilerin olacağı görülmektedir.

2. Kent yerleşim alanlarının yakınında planlanan bu proje aynı zamanda “kimyasal depolama” amaçlı olması nedeni ile canlı yaşamını etkileyeceği kabul edilmelidir.

3. İşletme aşamasında Kimyasal madde tanklarının temizliği işlemlerinden kaynaklanacak atık suların “Kimyasal Arıtma Sisteminde “ arıtılacağı ÇED raporunda belirtilmektedir. Kirlilik yükü değişken ve yüksek olan bu tesis atık suların arıtımı yüksek teknoloji gerektirirken, Raporda bu konuda yeterli açıklama yapılmamış olup çözüm/çözümsüzlük işletmeye alma aşamasında belirleneceği anlaşılmaktadır.

4. Projenin gerçekleşmesi ile proje alanı ve çevresinde Deniz ekosistemi etkilenecek, deniz canlıları yok olacaktır.

5. Projenin inşaat aşamasında ve sonrasında alet ve ekipmanların oluşturduğu gürültü kirliği insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olacaktır.

6. Kimyasal maddelerin koku etkisi yakın bölgede insan yaşamını olumsuz etkileyecek, Kimyasal madde gazlarının hava ile taşınması ile kent sağlığı her zaman tehdit altında olacaktır.

7. Denizde yapılacak dolgu ile Süleymanpaşa sahil alanı tamamen kapanacağından kentin silüeti ve panoramasının olumsuz etkilenmesine,

8. 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergen Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planına ve 1/25.000 ‘lik Tekirdağ Çevre Düzen Planına aykırılık oluşturması,

9. 3194 Sayılı İmar yasasına aykırılık göstermektedir.

10. Trakya Jeolojik olarak 1. Derece “Deprem Risk Alanı” içinde olması nedeni ile söz konusu proje bölge için büyük risk oluşturmaktadır. Yaratacağı olumsuzluklar ile bölge ve deniz büyük bir felaketle karşı karşıya kalacağı muhtemeldir.

11. Herhangi bir teknik arıza yada sabotaj durumunda patlamasıyla bir atom bombasının yaratacağı tehlike ve olumsuzluklar oluşturacağı bu yıl Beyrut Limanında Likit Depolama tanklarının patlamasıyla oluşan durum gayet açık bir şekilde tehlikeyi gözler önüne sermektedir(Ek.1 Resim).

12. ÇED Raporunda çok sayıda planlama ile ilgili aykırılıklarda söz konusudur.

13. Kent yaşam alanı içinde bulunan bu projenin iptal edilerek, kent halkının kullanabileceği sağlıklı yaşam alanına dönüştürülmelidir.

YASALARDA ÇEVRENİN KORUNMASINA YÖNELİK HÜKÜMLERE YER VERİLMİŞ

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında (A.Y) 56. Maddenin yanı sıra başka maddeler de çevrenin korunmasına yönelik hükümlere yer verilmiştir. Ormanların korunması işletilmesi, geliştirilmesi (AY m 169), doğal zenginliklerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olması (AY m. 168) tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve bu amaca yönelik faaliyetlerin teşvik edilmesi (AY m 63) toprağın korunması (AY m. 44) kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olması  (AY m 43) , ülke kaynaklarının verimli şekilde kullanılması (AY m. 166) çevre hakkı kapsamında değerlendirilebilecek hükümlerdir.

1972 Stockholm Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı (Stocholm Deklarasyonu) Madde1. İnsanın, hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak temel hakkıdır. İnsanın bugünkü ce gelecek nesiller için çevreyi korumak ve geliştirmek için ciddi bir sorumluluğu vardır.”

Özlem Gürakar

GÜVEN TEKİRDAĞ GAZETESİ – TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam