
TBMM Genel Kurulu’nda Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı’nın, gazetecilere yönelik soruşturma ve gözaltı uygulamalarını hakkında yaptığı konuşma damga vurdu. “Gazetecilik suç değildir; ancak suç haline getirilmek istenmektedir” diyen Taşçı, basın özgürlüğünün demokrasinin temel dayanaklarından biri olduğunu savundu.
“GAZETECİLİĞİN OLDUĞU YERDE HIRSIZLIK HÜRRİYETİ YOKTUR”
Konuşmasında basının denetim gücüne dikkat çeken Selcan Taşçı, “Gazeteciliğin olduğu yerde kimsenin hırsızlık hürriyeti yoktur, yolsuzluk hürriyeti yoktur, yalan hürriyeti yoktur” ifadelerini kullandı. Gazetecilerin susturulmasının, kamu gücünü elinde bulunduranların hesap vermekten kaçma arzusunun sonucu olduğunu savunan Taşçı, “Gazetecilik varsa haine rahat uyku yoktur, zalime huzur yoktur” dedi.
TAŞÇI’DAN ALİCAN ULUDAĞ VE İSMAİL ARI VURGUSU
Taşçı, son dönemde yargı süreçleriyle gündeme gelen gazeteciler Alican Uludağ ve İsmail Arı üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Uludağ’ın sosyal medya paylaşımlarını ve Arı’nın açıklamalarını incelediğini belirten Taşçı, “Bir cümlesinde bile gerçekten kopuş yoktur. Aksine toplumu gerçeğe çağıran bir ısrar vardır” ifadelerini kullandı.
“ESARETÇİLER BAYRAM DİNLEMİYOR! ZULÜMDE TAKVİM YOK”
Konuşmasında gazetecilere yönelik uygulamaları “adaletin değil, kör bir nefretin alameti” olarak niteleyen Taşçı, bayram günü aile ziyaretinde gözaltı yapılmasını sert sözlerle eleştirdi. “En ağır suçlulara kapıları aralayıp cezaevlerini gazetecilerle doldurmak iki yüzlülüğün daniskasıdır… Vatana ihanet suçundan idam cezasına mahkum olmuş bir alçağa…Binlerce insanın ölümünden sorumlu bir kan emiciye reva görülmeyen tecriti…Masumiyet karinesi gereği,zaten “suçsuz” varsayılmaları gereken,gazetecilere uygulamak ikiyüzlülüğün daniskasıdır!” diyen Taşçı, masumiyet karinesine vurgu yaptı ve yargı süreçlerinin basın üzerinde baskı aracına dönüşmemesi gerektiğini dile getirdi.
“TÜRKİYE’DE YOLSUZLUK DA VAR, İSTİSMAR DA”
Taşçı konuşmasının devamında Türkiye’deki yapısal sorunlara dikkat çekti. Yolsuzluk iddiaları, kamu kaynaklarının belirli çevrelere tahsisi, yargı-siyaset ilişkileri ve çocuk istismarı gibi başlıklara değinen Taşçı, “Suç olan bunları yazmak değil; yazılmasını engellemektir” dedi.
Basın özgürlüğünü sınırladığı gerekçesiyle eleştirilen düzenlemelere atıf yapan Taşçı, “Basın hürriyetine halel getirmeyeceği garantisiyle çıkarılan yasaların, basını susturmak için kullanılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
“ZULME SUSMAK, ZULMÜN ORTAĞI OLMAKTIR”
Konuşmasını çarpıcı bir mesajla tamamlayan Taşçı, gazetecilerin baskılara rağmen susmamasının demokratik toplum için umut verici olduğunu belirtti. “Zulme susmak, o zulme kurban olmaya giden ilk adımdır. Gazetecileri susturmaya çalışmak yalnızca konuşanların sayısını artırır” diyen Taşçı, sözlerini Anadolu’nun kadim duası “Zulmünüz artsın ki tez zeval bulasınız” ifadeleriyle sonlandırdı.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->