“TRAKYA’NIN GELECEĞİNİ TEHLİKEYE ATMAYIN!” - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

14 Ekim 2026 - 10:21

“TRAKYA’NIN GELECEĞİNİ TEHLİKEYE ATMAYIN!”

reklam
“TRAKYA’NIN GELECEĞİNİ TEHLİKEYE ATMAYIN!”
Son Güncelleme :

13 Ekim 2026 - 12:05

28 views

Trakya’da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Petrol ve Doğalgaz Arama ve Üretim Projesi kapsamında alınan acele kamulaştırma kararına yönelik tepkiler sürüyor. TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu, Trakya Platformu, Tekirdağ Akademik Odalar Birliği, kent konseyleri tarafından ortak gerçekleştirilen basın açıklamasında, projenin bölgenin doğal kaynakları, tarımsal üretimi ve halk sağlığı üzerindeki olası etkileri gündeme taşındı.

Toplantıda söz alan TMMOB Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu Delegesi Cemal Polat, konunun siyasi tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hukuki mücadele ve sivil toplum çalışmalarının birlikte yürütüleceğini ifade etti.

“BU KONU SİYASET ÜSTÜ BİR MESELE”

Alınan kamulaştırma kararlarının üstün kamu yararı ilkesi doğrultusunda ele alınması gerektiği vurgulandı. Trakya’nın özellikle yeraltı su kaynakları bakımından ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu belirtilerek, yeni projelerin mevcut çevresel baskıları artırabileceği kaydedildi.

Bölgenin tarımsal üretim kapasitesinin korunmasının stratejik önem taşıdığına dikkat çekilen açıklamalarda, su kaynaklarının kirlenmesi ve toprak verimliliğinin zarar görmesi ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiği ifade edildi.

“TRAKYA, TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ TARIM MERKEZLERİNDEN BİRİ”

Trakya’nın Türkiye açısından stratejik öneme sahip bir tarımsal üretim bölgesi olduğuna dikkat çeken Polat, bölge topraklarının yüzde 82’sinin tarıma elverişli olduğu ifade ederek bu verimli toprakların korunmasının yalnızca bölge halkı için değil, Türkiye’nin gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı. Türkiye genelindeki ayçiçeği üretiminin yüzde 41’inin, çeltik üretiminin yüzde 44’ünün, kanola üretiminin yüzde 61’inin ve buğday üretiminin yaklaşık yüzde 15’inin Trakya’da gerçekleştirildiğini belirtti.

SU KAYNAKLARI VE TARIMSAL ÜRETİM ENDİŞESİ

Kaya gazı çıkarılmasında kullanılan hidrolik kırma yönteminin çevresel etkilerine dikkat çekildi. Bir kuyuda çatlatma işlemi için yaklaşık 190 ile 380 metreküp su kullanılabildiği belirtildi. Basınçlı sıvıların suyun yanı sıra çeşitli kimyasallar içerdiği, bu maddelerin yeraltı sularına karışması ihtimalinin ciddi çevresel riskler doğurabileceği kaydedildi.

Trakya’da tarımsal sulamanın ve içme-kullanma suyunun yeraltı kaynaklarına önemli ölçüde bağlı olduğu hatırlatılan açıklamada, artan sanayileşme ve nüfusun su talebini yükselttiği ifade edildi.

Su kaynaklarının kaya gazı üretiminde kullanılması durumunda tarımın, yerleşim alanlarının ve sanayinin ihtiyaç duyduğu suya erişimin daha da zorlaşabileceği ve kimyasal içeren kullanılan suyun nereye atılacağının endişe verici olduğunun altı çizildi.

TRAKYA’NIN ENERJİ MERKEZİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ ENDİŞESİ

Açıklamada, Trakya’nın farklı enerji yatırımlarının yoğunlaştığı bir bölgeye dönüştürülmesi ihtimali de gündeme getirildi. Vize’de gündeme gelen nükleer santral girişimine de değinilen değerlendirmelerde, kaya gazı, doğal gaz ve diğer enerji yatırımlarının yoğun sanayileşmeyle birlikte ele alınması gerektiği belirtildi.

Bu tür faaliyetlerin aynı bölgede bir araya gelmesinin çevre kirliliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve insan sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.

Kamu yararının yalnızca ekonomik kazanç üzerinden değil, bölge halkının yaşam hakkı ve gelecek nesillerin ihtiyaçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunuldu.

DEPREM RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Toplantıda söz alan TMMOB İKK Sekreteri Aycan Gündüz, Trakya’nın kırıklı fay yapısına dikkat çekerek, planlanan çalışmaların jeolojik riskler bakımından incelenmesi gerektiğini belirtti.

Gündüz, Hidrolik kırma yönteminin bazı bölgelerde yer hareketlerini tetikleyebildiğine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunduğu ifade ederek, Trakya’nın mevcut deprem riskiyle birlikte değerlendirildiğinde ihtiyatlı davranılması gerektiğini vurguladı.

Olası büyük bir depremin Tekirdağ’da can ve mal kayıplarına yol açabileceğine dikkat çekilen değerlendirmede, bölgenin jeolojik yapısı dikkate alınmadan yeni riskler oluşturabilecek faaliyetlere girişilmemesi gerektiği kaydedildi.

TMMOB ve bağlı odaların süreci teknik açıdan takip ettiği belirtilirken, çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde gerekli itirazların yapılacağı ve hukuki başvuru yollarının değerlendirileceği ifade edildi.

ÇEVRESEL ETKİLER VE YERLEŞİM ALANLARI GÜNDEMDE

Enerji ve sondaj faaliyetlerinin çevresel etkilerinin geniş bir perspektifle ele alınması gerektiği dile getirilirken yerleşim alanlarına yakın çalışmaların olası etkileri, tozlanma ve çevresel kirlilik gibi başlıklar gündeme taşındı.

Rüzgâr enerji tesisleri ve elektromanyetik alanlara ilişkin konuların bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi ve yerleşim alanlarıyla ilişkilerinin incelenmesi gerektiği ifade edildi.

HUKUKİ SÜREÇ VE ÇED ÇALIŞMALARI TAKİP EDİLECEK

Toplantıda, kamulaştırma kararına karşı yürütülen hukuki girişimlerin yanı sıra projenin ilerleyen aşamalarında gündeme gelebilecek çevresel etki değerlendirmesi süreçlerinin de takip edileceğini belirten Türkiye Barolar Birliği Tekirdağ Akademik Odalar Birliği Sözcüsü Av. Egemen Gürcün, Trakya’nın su kaynaklarının, tarım alanlarının ve doğal yapısının korunması için ortak mücadelenin sürdürüleceğini ifade ederek, bölgenin geleceğini ilgilendiren kararların bilimsel veriler, hukuki ilkeler ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Özlem Gürakar

GÜVEN TEKİRDAĞ GAZETESİ – TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam