SELCAN TAŞÇI: “TÜRK MİLLETİNİN AHI BOĞAZINIZA TAKILACAK!” - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

23 Ekim 2026 - 15:13

SELCAN TAŞÇI: “TÜRK MİLLETİNİN AHI BOĞAZINIZA TAKILACAK!”

reklam
SELCAN TAŞÇI: “TÜRK MİLLETİNİN AHI BOĞAZINIZA TAKILACAK!”
Son Güncelleme :

22 Ekim 2026 - 18:07

26 views

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen fon dolandırıcılığında yaşanan mağduriyetleri giderme iddiasıyla getirilen kanun teklifi üzerine yaptığı konuşmada, yaşananları “Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu” ve “millete karşı işlenmiş çok ağır bir suç” olarak nitelendirdi. Teklifin mağduriyetlerin giderilmesi ve sorumluların hesap vermesi bakımından yetersiz olduğunu savunan Taşçı, “Suç işlediniz, bunun bir cezası olmayacak mı? Bu teklife göre olmayacak.” dedi.

“SUÇUN OLDUĞU YERDE CEZA YOKSA ADALET DE YOKTUR”

Kanun teklifinin ilk maddesinin sıradan bir prosedür maddesi olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Taşçı, söz konusu düzenlemenin ele alınan olayın niteliği bakımından önemli olduğunu belirtti.

Taşçı, “Mevzubahis olan Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu, mevzubahis Cumhuriyet tarihinin en büyük örgütlü hırsızlığı yani millete karşı işlenmiş çok ağır bir suç bu kanunla etkileri düzenlenen.” ifadelerini kullandı.

Teklifte suçun karşılığı olacak bir cezanın öngörülmediğini savunan Taşçı, adaletin suç ve ceza arasındaki dengeyle sağlanabileceğine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Gelin görün ki ceza yok, suçun olduğu yerde ceza yoksa adalet de yok demektir arkadaşlar zira adalet suç ile cezanın dengesi üzerinde yükselir.”

“AMAN UCU SPK’YE, MASAK’A, BORSA İSTANBUL’A GİTMESİN TELAŞI VAR”

İYİ Partili Milletvekili Taşçı, iktidar temsilcilerinin açıklamalarına rağmen önlerine gelen kanun teklifinin sorumluların ortaya çıkarılması ve hesap vermesi konusunda yeterli iradeyi göstermediğini savundu. Teklifin, olayın bütün boyutlarıyla araştırılmasının önünü açmak yerine sorumluluğun belirli kurum ve makamlara uzanmasını engelleme kaygısı taşıdığını ileri sürdü.

Taşçı, eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:

“İktidar temsilcilerinin kurdukları o büyük cümlelerin hilafına bir metin geldi önümüze zira ucu hiçbir yere gitmiyor. Hiç öyle, ucu nereye giderse oraya kadar gitmenin iradesi yok bu teklifte. Tam tersine ‘Aman ucu SPK’ye gitmesin.’ telaşı var; MASAK’a gitmesin, Borsa İstanbul’a gitmesin, BDDK’ye gitmesin; bu vurgunculara, üstelik de geçmişte haklarında manipülasyon cezaları olduğu hâlde lisans verenlere gitmesin.”

Sürecin farklı aşamalarında uyarıların yapıldığını hatırlatan Taşçı, Cumhuriyet başsavcılığının, Bakan’ın, İYİ Parti Genel Başkanı’nın ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinin uyarılarına rağmen gerekli adımların atılmadığını savundu.

Taşçı, “Cumhuriyet başsavcılığı uyarmış, Bakan ifşa etmiş, Genel Başkanımız uyardı, Plan ve Bütçe Komisyonundaki arkadaşlarımız Sayın Erhan Usta, Ayyüce Türkeş Taş uyardı ama aman sakın, bunca uyarıya kör, sağır, dilsiz kalanlara, bunca uyarıya rağmen DDK’yi vaktinde devreye sokmayanlara ama en çok da 2017’den itibaren bu ülkede her şeyin tek yetkilisi olarak konumlanan Sayın Cumhurbaşkanına gitmesin ucu telaşı var bu teklifte.” dedi.

“HUKUK DEVLETİNDE BÖYLE BİR ÖLÇÜ OLABİLİR Mİ?”

Kanun teklifinin mağduriyetlerin giderilmesi ve sorumluların hesap vermesi bakımından sonuç doğurmayacağını savunan Selcan Taşçı, iktidar temsilcilerinin yüksek kazanç elde eden kişilerin kazançlarını gönüllü olarak iade etmeleri yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi.

Taşçı, hukuk devletinde suçun karşılığının kişinin vicdani değerlendirmesine bırakılamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu teklifle ne mağduriyet giderme ne sorumlulara hesap sorma ne de hesap ödetmek noktasında sonuç alınamayacağı ortada olduğundan her gün bir başka iktidar sözcüsünün bir başka zihni sinir çözüm icadına tanık oluyoruz: ‘Vurguncular yüksek kazancın vicdani manada haksız olduğunu düşünüyorlarsa gelsinlermiş iade etsinlermiş, gönüllerinden ne koparsa!’ Hukuk devletinde böyle bir ölçü olabilir mi?”

“BU ÜLKENİN BÜTÜN ÇOCUKLARINI DÖRT YIL BOYUNCA BESLEYECEK KAYNAK BUHARLAŞTIRILDI”

Taşçı, yaşanan olayın toplumsal sonuçlarına dikkat çekerek Türkiye’deki çocuk yoksulluğu, yaşlıların yaşam koşulları ve çalışanların gelir düzeyi üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Elde edilen kazançların gönüllü olarak iade edilmesi yaklaşımını eleştiren Taşçı, söz konusu büyüklükteki bir olayda vicdani sorumluluk çağrısının yeterli olamayacağını belirtti.

Taşçı, “Ayrıca ne vicdanı? Her 3 çocuktan 1’inin resmen aç olduğu bir ülkede, bu ülkenin bütün çocuklarını dört yıl boyunca besleyecek maddi kaynağı buharlaştıranın vicdanı mı olur Allah aşkına? Vicdanı olsa yapar mı zaten bunu?” diye konuştu.

Yaşlıların barınma sorunlarına ve sosyal konut ihtiyacına da değinen Taşçı, “Yaşlıların otogar köşelerinde sabahladıkları bir ülkede 300 bin sosyal konut yapacak parayı buharlaştıranın vicdanı olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

Çalışanların gelirleri ile bazı kamu görevlilerinin kazançları arasındaki uçuruma da dikkat çeken Taşçı, “Çalışan maaşlarının yarısından fazlası yoksulluk sınırının altında, onun yarısı da açlık sınırının altındayken üçer maaş, beşer maaş almayı kendine hak görebilen partili bürokratların vicdanı olabilir mi?” dedi.

128 MİLYAR DOLAR NEREDE?”

Konuşmasında geçmişte kamuoyunda geniş tartışmalara neden olan 128 milyar dolar meselesini de gündeme getiren Taşçı, bu sorunun yaşanan olayda sorumluların neden cezalandırılmadığına ilişkin eleştirileri açısından önemli olduğunu söyledi.

Taşçı, “Yeri gelmişken değerli milletvekilleri, 128 milyar dolar nerede? Bu büyük soygunun faili olan bir tek hırsızın bile neden layığınca cezalandırılamayacağını düşündüğümüzün en somut delillerinden biridir bu soru.” ifadelerini kullandı.

Ekonomi politikalarına ilişkin eleştirilerini de dile getiren Taşçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘Faiz sebep, enflasyon sonuç.’ zırvasını tevil için yok edilen 128 milyar dolar nerede arkadaşlar? ‘Sattık ama yerine koyduk.’tan başka açıklama var mı bu konuda? Aynı kafa: ‘Geri verdik, geri koyduk.’ E, çaldınız ama. Ama suç işlediniz, bunun bir cezası olmayacak mı? Bu teklife göre olmayacak.”

“TÜRK MİLLETİNİN AHı BU HIRSIZLARIN BOĞAZINA TAKILACAK”

Taşçı, konuşmasında Tevfik Fikret’in Han-ı Yağma şiirine atıfta bulunarak yaşananları tarihsel ve toplumsal bir çerçevede değerlendirdi.

“Yüz yıllık bir son sözü var aslında bu meselenin: ‘Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin/ Doyuncaya, aksırıncaya, patlayıncaya kadar yiyin!’ Pek açsınız çünkü doymak bilmiyorsunuz.”

Varlık Fonu, kamu bankalarının kredileri ve kamu-özel iş birliği projelerini de anan Taşçı, konuşmasında toplumsal adaletsizliklere ve yoksulluğa dikkat çekti.

Taşçı, “Doymuyorsunuz ama şunu da bilin: Türk milletinin ahı, derste açlıktan bayılan çocukların, bebeklerini emziği şekerli suya batırarak avutmaya çalışan annelerin ahı boğazına takılacak bu hırsızların. Bu çağın Han-ı Yağma’sı da öncekiler gibi son bulacak.” dedi.

ÖMER BİN ABDÜLAZİZ ÖRNEĞİYLE ADALET ÇAĞRISI

Konuşmasının son bölümünde iktidar sözcülerinin yaşanan olayın faillerini nitelendirmek için kullandığı ifadelere değinen Selcan Taşçı, tarihsel örnekler üzerinden adaletin herkese eşit uygulanması gerektiğini vurguladı.

Taşçı, “AK PARTİ sözcüsü suçlu diyemedi de ‘şeytan’ dedi ya hırsızlara; aklıma Yezit geldi nedense, Muaviye geldi, Emevi zulmü geldi. Onun için, oradan girdikleri için mevzuya, kurdukları yağma çarkı hep böyle yanlarına kâr kalacak sananlara Ömer bin Abdülaziz’i hatırlatmak isterim.” ifadelerini kullandı.

Ömer bin Abdülaziz’in yakınlarından gelen kayırma taleplerini reddetmesine ilişkin örneği aktaran Taşçı, şu sözleri dile getirdi:

“Eşinden, dostundan, akrabasından gelen kayırma taleplerini reddederken ne diyor Ömer bin Abdülaziz: ‘Eğer ben adaleti kendi yakınlarına uygulamazsam, yarın huzurumahşerde bunun hesabını veremem.’”

Taşçı, Ömer bin Abdülaziz’in saray çevresinin haksız biçimde el koyduğu malları iade ettiğini hatırlatarak, “Sarayın, saray elitlerinin o güne kadar haksız şekilde el koyduğu, gasbettiği ne kadar mal mülk varsa milletinkini millete, devletinkini devlete iade ediyor biliyorsunuz ve bunu yaparken ne diyor? ‘Allah’a isyanın olduğu herhangi bir konuda hiç kimseye itaat edilmez.’” dedi.

Konuşmasını adalet, hukuk ve inanç üzerinden yaptığı çağrıyla tamamlayan İYİ Partili Taşçı, “Etmeyin arkadaşlar. Helal kıyamete kadar helal; haram, kıyamete kadar haram. Suç, failine göre suç olmaktan çıkmadığı gibi günah da işleyene göre günah olmaktan çıkmıyor. Siyasallaşmış yargı caydırıcı gelmiyor, korkmuyor olabilirsiniz ama Allah’tan korkun, ahiretinizden olmayın.” ifadelerini kullandı.

TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam