
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Madımak ve Başbağlar katliamlarını ortak bir vicdan ve ibret alma çağrısıyla gündeme getirdi. Taşçı, her iki katliamın da “kim olduğuna bakılarak suçlu, kimden olduğuna bakılarak masum sayıldığı” bir idrak dayatmasının hazin belgeleri olduğunu belirtti.
Konuşmasında, “2 katliamda da selası okunan biz olduğumuz hâlde bize kendi cenazelerimizi onlar saydıran iki kanlı tezgahtır Anadolu’nun orta yerinde” ifadeleriyle yaşanan acıların ortaklığını vurguladı.
Taşcı, Madımak Katliamı’nın Sembolü Asuman Ve Yasemin’in Hikayesini Anlatırken Duygusal Anlar Yaşadı
Taşçı, Madımak Katliamı’nda katledilenlerin sembolü olarak Asuman ve Yasemin’in hikayesini anlattı. Yoksul bir ailenin 16 ve 19 yaşındaki iki kızının, semah ekibiyle gittikleri Sivas’ta “ağızlarından Allah düşmeyen Allahsızlarca” yakıldığını belirterek, anneleri Yeter Ana’nın bu acı haberi komşusunun evinde Hacı tebriğinde öğrenmesinin acı ironisine dikkat çekti. Taşçı, Sivas’ta asıl yakılmak istenenin, milleti birleştiren, inanç farklılıklarının bir ayraca dönüşmesini engelleyen birlik ve birlikte yaşama kabiliyeti olduğunu söyledi.
Taşcı: “Başbağlar Unutuldu, Adalet Engellendi”
Taşçı, Madımak’ın karşısına “Başbağlar duvarı”, Başbağlar’ın karşısına ise “Madımak bariyeri” örülerek ortak bir vicdanın oluşmasının engellendiğini savundu. Başbağlar Katliamı’nın, Madımak’tan sadece üç gün sonra yaşanmasına rağmen toplum tarafından yeterince bilinmediğini ve faillerinin adalet önüne çıkarılmasında yaşanan engelleri dile getirdi. “Başbağlarlıların garip köylüleri yalnız öldüler, kalan sağları adalet mücadelesini yalnız verdiler ve yaşamak denirse onu da yapayalnız sürdürdüler sonrasında” diyerek Başbağlar mağdurlarının yaşadığı yalnızlığa vurgu yaptı. Yakalanan 20 failin serbest bırakıldığını, tutuklama isteyen savcının görevden alındığını hatırlatarak, “Katilleri aramızda her manada” ifadesiyle adaletin tecelli edememesine isyan etti.
Taşcı: “Ama”Lar Acıyı Dindirmiyor, Ortak Acı, Ortak Sorumluluk”
Milletvekili Taşçı, otuz iki yıldır yaşanan Temmuz sancısının “amalarla” geçmeyeceğini vurguladı. Madımak’ta yanan 12 yaşındaki çocuğun yası ile Başbağlar’da yakılan kadının yasının birbirinin ikamesi olmadığını söyledi. Her iki katliamın da katillerinin “Din elden gidiyor” maskesiyle gizlenmiş olmasının düşündürücü olduğunu belirten Taşçı, Çorum, Maraş, Güçlükonak, İkiyaka, Güvenpark, Merasim Sokak gibi katliamları da anarak, “kaç bin kere öldüysek aynı katilin maktulüydük aslında her seferinde bu ülkede” dedi.
“Konfor Alanımızı Kaybetmemek İçin Bile Bile Yanlışa Ortak Olmak Yerine Direnmeyi Seçmeliyiz”
Konuşmasının sonunda, Madımak’ta yazarları linçten kurtaran itfaiyeci ve komiser örneğini veren Taşçı, Meclis üyelerine seslenerek, “Konfor alanımızı kaybetmemek için bile bile yanlışa ortak olmak yerine direnmeyi seçebiliriz, seçmeliyiz, bunca acıdan zerre ibret düştüyse eğer hissemize” çağrısında bulunarak sözlerini tamamladı.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->