
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tutuklu gazetecileri ziyaret taleplerinin Adalet Bakanlığı tarafından geciktirilmesine tepki gösterdi. Cezaevi ziyaretlerine ilişkin yönetmeliği hatırlatan Taşçı, uygulamada özellikle gazeteciler söz konusu olduğunda çifte standart yaşandığını belirterek “Gazeteciyi ziyaret etmek için günlerdir izin bekleniyor” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Basın Açıklaması gerçekleştiren İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülerin milletvekilleri tarafından ziyaret edilmesine ilişkin uygulamalara sert eleştiriler yöneltti. Taşçı, konuşmasına Adalet Bakanlığı’nın “Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik”te yer alan düzenlemeleri hatırlatarak başladı.
Yönetmeliğin 40’ıncı maddesine göre milletvekillerinin ceza infaz kurumlarında inceleme yapmak, yaşam koşullarını yerinde görmek ve tutuklu ya da hükümlülerle görüşmek amacıyla ziyaret talebinde bulunabileceğini belirten Taşçı, bu taleplerin cezaevi idaresine bilgi verilmesi şartıyla yerine getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca milletvekillerinin hükümlü ve tutuklularla açık görüş gerçekleştirebileceğinin de açıkça düzenlendiğini hatırlattı. Ancak uygulamada durumun farklı olduğunu ifade eden Taşçı, özellikle gazeteciler söz konusu olduğunda bürokratik engellerin devreye girdiğini söyledi.
“GAZETECİLER SÖZ KONUSU OLUNCA DUVAR ÖRÜLÜYOR”
Konuşmasında gazetecilik geçmişine de değinen Taşçı, mesleki geçmişi nedeniyle tutuklu gazetecilerle görüşmek istediğinde çoğu zaman bürokratik engellerle karşılaştığını dile getirdi. Bu durumun yalnızca mevcut Adalet Bakanı dönemine özgü olmadığını belirten Taşçı, “Bu yeni bakanla ilgili bir durum değil, bir zihniyet bariyeri. Geçen dönem de aynı uygulamalar vardı. Bakan yardımcısı değişti ama usul değişmedi” ifadelerini kullandı.
Taşçı, özellikle gazeteciler hakkında açılan bazı soruşturmaların “Cumhurbaşkanına hakaret” veya “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” gibi suçlamalar üzerinden yürütülmesinin ardından milletvekillerinin görüş taleplerinin zorlaştırıldığını söyledi.
İYİ PARTİLİ TAŞÇI’DAN SİNCAN CEZAEVİ ZİYARETİ ÖRNEĞİ
Taşçı, konuşmasında yaşadığı güncel bir örneği de paylaştı. Normal koşullarda o gün Sincan Cezaevi’nde bulunmayı planladığını belirten Taşçı, iki farklı ziyaret talebinde bulunduğunu anlattı. Ziyaretlerden biri için herhangi bir sorun yaşanmadığını ifade eden Taşçı, gazeteci Alican Uludağ ile görüşme talebinin ise günlerdir Adalet Bakanlığı tarafından değerlendirme aşamasında tutulduğunu söyledi.
Taşçı, yaşadığı durumu şu sözlerle eleştirerek; “Normalde aynı gün bilgilendirip yaptığımız ziyaretler oluyor. Ama söz konusu tutuklu bir gazeteci olunca Bakanlık hâlâ talebi değerlendiriyor. İngiltere Büyükelçiliği’ne başvursam muhtemelen daha kolay vize alırdım.” dedi. Bu durumun açık bir çifte standart olduğunu savunan Taşçı, bir milletvekilinin cezaevine giderek inceleme yapma hakkının fiilen sınırlandırıldığını dile getirdi.
“MEVZUAT AĞIR SUÇLARI KAPSIYOR AMA GAZETECİLER ENGELLENİYOR”
İYİ Partili Selcan Taşçı, yönetmeliğe göre bazı suçlardan tutuklu veya hükümlü bulunan kişilerin milletvekilleri tarafından ziyaret edilmesinin Adalet Bakanlığı’nın yazılı iznine bağlı olduğunu da hatırlattı. Bu kapsamda Türk Ceza Kanunu’nun kamu barışına karşı suçları, devletin güvenliğine karşı suçları ve anayasal düzene karşı suçları içeren bölümleri ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçların yer aldığını ifade eden Taşçı, bu suçların son derece ağır suçlar olduğunu söyledi. Milletvekili bu suçlar arasında halkı kin ve düşmanlığa tahrik, suç işlemeye tahrik, devletin birliğini bozma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı örgüt kurma gibi ağır suçların bulunduğunu hatırlattı. Ancak uygulamada gazetecilerin bu suçlardan çok daha ağır suçlar işlemiş kişilerden daha “sakıncalı” görülüyormuş gibi muamele gördüğünü savunan Taşçı, bu durumun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.
“ON BİNLERCE İNSANIN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU BİRİNİ ZİYARET ETMEK SORUN OLMUYOR”
Taşçı, konuşmasının devamında Türkiye’de terör suçlarından hüküm giymiş kişilerin ziyaret edilmesi konusunda daha esnek bir yaklaşım sergilendiğini ifade etti. Türkiye’de on binlerce insanın ölümünden sorumlu terör suçlularının ziyaret edilmesinin bu kadar tartışma konusu yapılmadığını belirten Taşçı, buna karşın bir gazeteciyi ziyaret etmenin günlerce süren bürokratik süreçlere takıldığını söyledi.
Taşçı, bu durumu eleştirirken, “Bir gazeteciyi ziyaret etmek için günlerce izin bekleniyor ama ağır suçlardan hüküm giymiş kişilerin ziyaretleri bu kadar sorun edilmiyor” dedi.
Taşçı sözlerini şöyle sürdürdü: “Yargılandığı gün itibarıyla 30 binden fazla, bugün ise artık 50 bin insanın katlinden sorumlu bir caniyi ziyaret etmek bu kadar mesele edilmiyor bu ülkede! İmralı adeta yol geçen hanı. Hatta neredeyse türbe! Çul çaput da götürüyorlar mı bilmiyorum; dileği olan koşuyor, takdir arayan koşuyor, teşekkür isteyen koşuyor, aferin kapmak isteyen koşuyor… ‘İmralı turizmi’ hiç müşterisiz kalmıyor!”
“GAZETECİLİK KAMU HİZMETİDİR”
Taşçı, konuşmasında gazetecilik mesleğinin önemine de vurgu yaptı. Gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirten Taşçı, gazetecilerin kamu adına gerçekleri ortaya çıkarmakla yükümlü olduğunu söyledi.
“Gazetecilik sadece geçim meselesi değildir” diyen Vekil,, gazetecilerin toplumla yaptıkları etik sözleşme gereği halkın hakkını aramak ve kamuoyunu bilgilendirmek zorunda olduğunu ifade etti.
Geçmişte birçok gazetecinin baskı, soruşturma ve işten çıkarılmalarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Taşçı, buna rağmen gazetecilerin susmadığını belirtti. “Yıllarca hücrelerde çürütmekle sustular mı? Susmaz gazeteci. İşten atıldı, iş bulamaz hâle getirildi ama yine de sinmedi. Çünkü gazetecilik bir kamu görevidir” dedi.
“CUMHURBAŞKANINA HAKARET CİNAYETTEN AĞIR MI?”
Taşçı, daha önce gazeteci Furkan Karabay ile görüşme talebinin de benzer şekilde engellendiğini ifade etti. Bu engellemenin “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlaması gerekçe gösterilerek yapıldığını belirten Taşçı, bu yaklaşımı sert sözlerle eleştirdi ve “Cumhurbaşkanına hakaret bebek katletmekten ağır bir suç mudur? Kadın katletmekten ağır mıdır? Vatana ihanetten ağır mıdır?” diye sorarak gazetecilerin ağır suçlularla aynı kategoride değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
“BU MİLLET HESAP SORAR”
Konuşmasında iktidara seslenen Taşçı, hukuk devleti ilkesinin zedelendiğini savundu. Seçmenlerin bu tür uygulamaları sorgulayacağını ifade eden Selcan Taşçı, gazetecilere yönelik uygulanan kısıtlamaların toplumun vicdanında karşılık bulmadığını söyledi ve milletvekillerinin cezaevlerinde inceleme yapma ve tutuklularla görüşme hakkının keyfi biçimde sınırlandırılmaması gerektiğini vurguladı.
“DEVLETİN DİNİ ADALETTİR”
Konuşmasını sert bir eleştiriyle tamamlayan İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı: Adaletin devletin temel ilkesi olması gerektiğini belirtirken, mevcut uygulamaların bu ilkeyle bağdaşmadığını söyledi. Adalet Bakanlığı’nın bu uygulamadan vazgeçmesini umut ettiğini dile getiren Taşçı, ancak beklentisinin karşılanmadığını ifade etti ve “Devletin dininin adalet olduğunu içselleştiremediler. Bu orantısız ve keyfi uygulamalardan vazgeçilmesi gerekiyor. Yazık bu ülkeye” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->