
Optimed Kapaklı Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ekrem Coşkun Pınar, kalp hastalıklarının gelişiminde etkili olan risk faktörlerine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Pınar, kalp sağlığının korunması için risk faktörlerinin bilinmesi ve erken önlem alınmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Kalp hastalıklarının ortaya çıkmasında birçok faktörün rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Pınar, en sık görülen riskler arasında yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet (şeker hastalığı), obezite, sigara kullanımı, fiziksel hareketsizlik, stres, ailede kalp hastalığı öyküsü ve genetik faktörlerin yer aldığını ifade etti.
Birden fazla risk faktörünün aynı kişide bulunmasının kalp hastalığı gelişme ihtimalini ciddi şekilde artırdığını belirten Pınar, bu nedenle düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
RİSK FAKTÖRLERİ İKİ GRUPTA DEĞERLENDİRİLİYOR
Kalp hastalığı risk faktörlerinin değiştirilebilir ve değiştirilemez olmak üzere iki ana grupta ele alındığını belirten Pınar, şu bilgileri paylaştı:
Değiştirilebilir risk faktörleri: Sigara kullanımı, obezite, fiziksel aktivite eksikliği, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve aşırı alkol tüketimi gibi yaşam tarzıyla kontrol altına alınabilecek faktörlerdir.

Değiştirilemez risk faktörleri: Genetik yatkınlık, yaş ve cinsiyet gibi kişinin kontrolü dışında gelişen faktörlerdir.
Bu ayrımın, kalp hastalığı riskinin değerlendirilmesi ve koruyucu sağlık stratejilerinin belirlenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
KALP SAĞLIĞI İÇİN ERKEN TANI ÖNEMLİ
Kalp hastalığı riskinin belirlenmesinde çeşitli tanı ve inceleme yöntemlerinden yararlanıldığını belirten Pınar, biyokimyasal testler, efor testi, ekokardiyografi ve nükleer tıp yöntemlerinin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.
Biyokimyasal testler sayesinde kandaki HDL (iyi kolesterol), LDL (kötü kolesterol), trigliserid, kan şekeri ve CRP gibi değerlerin ölçülerek kalp hastalığı riski hakkında önemli veriler elde edilebildiğini belirten Pınar, efor testinin ise kalbin fiziksel yük altındaki performansını değerlendirdiğini ifade etti.
Ekokardiyografi yöntemiyle kalbin yapısı ve pompalama gücünün ultrason yardımıyla incelendiğini dile getiren Pınar, nükleer tıp yöntemleriyle ise kalp kasına giden kan akışı ve doku metabolizmasının değerlendirildiğini söyledi.
Uzm. Dr. Ekrem Coşkun Pınar, tüm bu yöntemlerin birlikte kullanılmasının kalp hastalıklarının erken dönemde tespit edilmesine ve risk faktörlerinin daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesine yardımcı olduğunu belirtti.
TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->