
18 Ocak 2023 tarihinde Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde dini nikahlı eşi Rıdvan Kurt tarafından öldürülen Ayşenur Akkurt için Süleymanpaşa’da basın açıklaması ve Adalet Yürüyüşü gerçekleştirildi.
Köprübaşı’ndan başlayıp Üç Kemaller Parkı’nda sona eren Adalet Yürüyüşü’ne; Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, Tekirdağ Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu üyeleri, Sivil Toplum Kuruluşları, CHP İl ve Süleymanpaşa ilçe örgütleri, CHP İl ve İlçe Kadın Kolları üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
“BEN ANNEMİ ÇOK ÖZLEDİM!” DÖVİZİ YÜREKLERİ DAĞLADI
27 Ekim Cuma günü Tekirdağ 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek ilk duruşma öncesi, Akkurt’un geride bıraktığı 2 kız çocuğu; Ceylin (10) ve Şura (6) ‘nın “Ben annemi çok özledim” yazan dövizi dikkat çekerken yüreklerde derin bir iz bıraktı.

KARDEŞ BÜŞRA AKKURT: “GELİN BU ADALET MÜCADELESİNDE BİRLİK OLALIM”
Şiddet karşıtları ve Akkurt’un aile fertlerinin Adalet Yürüyüşü’nde “Ayşenur ölmedi, öldürüldü.” Sloganları atılırken Ayşenur’un kardeşi Büşra Akkurt yaptığı açıklamada; “Ablam Ayşenur, şiddetin acımasız kurbanlarından biri oldu. Ablam, arkasında koskocaman umut dolu yaşamına, hayallerine, sevdiklerine, çocuklarına, bizlere veda etmek zorunda bırakıldı. Şiddetin acımasız ve yürekleri parçalayan kurbanlarından biri olarak aramızdan ayrıldı. Onun yerine getiremeyeceğimiz hayaller ve gülümsemeler bıraktı. Ablam Ayşenur, kadınların güçlü sesiydi. Şimdiyse biz onun adalet arayışıyız. Rıdvan Kurt’un işlediği bu dehşet verici suçtan dolayı mahkeme önünde hesabını vermesini istiyoruz. Adalet Ayşenur ablam için yanıp sönmez bir mum gibi tüm kadınlar için bir ışıktır. Gelin bu adalet mücadelesinde birlik olalım, sessizliği kırıp kadınların güvende olduğu bir dünya yaratmak için bir araya gelelim. Ablam adına kalplerimizdeki acıyı dindirmek ve umudu yeşertmek için buradayız.” dedi.
AV. DAMLA NUR ERCAN: “BU TRAJEDİYİ UNUTMAMALIYIZ VE BİR DAHA TEKRARLANMASINI ÖNLEMEK İÇİN BİRLİKTE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ”
Basın açıklamasını Tekirdağ Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu Başkanı Av. Damla Nur Ercan yaparken Av. Ercan açıklamasında şunları söyledi:
“Bugün, kalbimiz buruk, bir tarafımız eksik bir şekilde karşınızdayız. Bugün burada bir kaybı anıyoruz. Bu yılın başında Ayşenur Akkurt, Şarköy’de imam nikahlı eşi tarafından boğazından ve yüzünden defalarca şişlenerek vahşice katledildi. Ayşenur’un katli, kadına yönelik erkek şiddeti sorununun ne kadar acil ve önemli olduğunu bir kez daha yüzümüze tüm gerçekliğiyle çarptı.Kadına yönelik erkek şiddeti, sadece bireysel bir sorun ya da bir kadın sorunu olmanın ötesinde herkesi ilgilendiren toplumsal bir sorundur. Bu sorunu çözmek için ise hepimize düşen sorumluluklar bulunmaktadır. Biz Tekirdağ Barosu olarak, Ayşenur Akkurt’un ve tüm kadınların yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Bu trajediyi unutmamalıyız ve bir daha tekrarlanmasını önlemek için birlikte hareket etmek zorundayız.
“ADALET DEĞİL GERÇEK ADALET SAĞLANINCAYA DEK VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIMIZA SÖZ VERİYORUZ”
Bugün burada kadının yaşam hakkına el sürülmemesi için hep birlikte yan yana duruyoruz. Tekirdağ Barosu olarak 27 Ekim 2023 tarihinde Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek ilk celsede Ayşenur Akkurt’un anısına, adaletin yerine getirilmesi ve toplumumuzun daha güvenli ve adil bir yer olması için hazır bulunacağımızı kamuoyuna bildirir, erkek adalet değil gerçek adalet sağlanıncaya dek var gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz.”

BÜŞRANUR PELEN: “KATİLLER EN AĞIR CEZALARI ALMALI VE SÖZDE İYİ HAL İNDİRİMLERİNDEN YARARLANDIRILMAMALIDIR”
Tekirdağ Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu Başkanı Av. Damla Nur Ercan’ın ardından CHP Tekirdağ İl Kadın Kolları Başkanı Büşranur Pelen de bir konuşma gerçekleştirirken; “Bugün burada yine acı bir olayın ardından toplandık. Ülkemizde yaşanan ekonomik ve toplumsal sıkıntıları maalesef toplumumuzu bir patlamanın sınırına kadar taşıdı.Bu toplumsal sıkıntı ve umutsuzluğun şiddet boyutuna vardığını üzülerek gözlemliyoruz. Toplumsal şiddet, kendisine en çok masum ve günahsız kadınları hedef seçiyor. Kadınlarımıza yönelik şiddet olayları her geçen gün artıyor. Saray hükümeti, kadınların bu feryadını duymadığı gibi İstanbul Sözleşmesinden de çekilerek toplumda kadının haklarını savunmak biryana onların var olan haklarını da yok sayıyor. Kadınlarımız öldürülüyor, çocuklarıyla birlikte sokağa atılıyor. Evlerinden ayrılmak zorunda kalan kadınlarımız töre ve sözde namus cinayetlerine kurban gidiyor.İşte bir kadınımız, iki çocuklu masum bir annemiz, Ayşenur Akkurt’ta bu cinayetlerden birine kurban gitti. Failinin duruşması da 27.10.2023 günü yapılacak. Kadın cinayetlerinin önüne geçmek ancak toplumumuzun bu konuda göstereceği duyarlılık ve takibiyle mümkündür. Katiller en ağır cezaları almalı ve sözde iyi hal indirimlerinden yararlandırılmamalıdır.Cumhuriyet Halk Partisi olarak kadınlarımızın ve kadın haklarının takipçisiyiz. Türk kadınının layık olduğu haklara kavuşabilmesi, vatandaşımızın bireysel hak ve özgürlüklerini özgürce kullanabilmesi ancak sosyal devlet ve sosyal demokrat politikalarla mümkündür.Bu vesileyle Ayşenur Akkurt kardeşimize Allahtan rahmet, acılı ailesine sabırlar dilerken, onun ve binlerce masum kadının yaşam Hakkı için verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz.” diye konuştu.
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar’da kadın cinayetlerinin son bulması adına açıklamalarda bulunurken verdiği istatistiklerle dikkat çekti. CHP’li vekil Yontar konuşmasında şunları söyledi:
NURTEN YONTAR: “TÜRKİYE’DE KADINA ŞİDDET ORANI YÜZDE 38’DİR”
“Kadına yönelik şiddet olgusu, cinsiyeti nedeniyle ev içinde ve dışında kadına uygulanan sistematik şiddet davranışlarıdır. Bu şiddetin ardında, erkeklerin toplumun her alanında görülen egemenlikleri ve kadın ile erkek arasındaki eşitsizlikler yatmaktadır.Erkeklerin kadınlara şiddet uygulamasının nedeni: güç göstermek, öfke boşaltmak, kadınları kontrol etmek ya da cezalandırmak psikolojisinden gelmektedir. Fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik, dijital şiddet biçimlerinin tamamı bu amaca yönelik olup, şiddete maruz kalmak, kadının korku, çaresizlik ve güvensizlik içinde yaşamasına neden olmaktadır. Söz konusu bu baskılar istatistiklere de yansımaktadır.Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre yaşadıkları çevrede gece yalnız yürürken kadınların yüzde 31’i kendini güvende hissetmemektedir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün verilerine göre Türkiye’de kadına şiddet oranı yüzde 38’dir. Yani neredeyse 10 kadından 4’ü hayatında erkek şiddetine maruz kalmaktadır. Boşanmış veya ayrı yaşayan kadınlarda bu oran yüzde 75’lere varan oranlara çıkmaktadır.

“BU HUKUKSUZLUK KADIN DÜŞMANLARINA CESARET VERMİŞ TÜM KADINLAR İÇİN TÜMÜYLE GÜVENCESİZ BİR DÖNEM BAŞLAMIŞTIR”
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre 14 Mayıs 2023 yılında yapılan seçimlerde 600 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 119, erkek milletvekili sayısının ise 481 olduğu görülmektedir. Meclise giren kadın milletvekili oranı 2023 yılında %19,83 olmuştur. Yani 4 erkek milletvekiline karşın 1 kadın milletvekili düşmektedir.Diğer taraftan, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre eylül ayında 32 kadın cinayeti işlenmiş, 18 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulunmuştur. Öldürülen 32 kadından 12’si boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesiyle, 1’i ekonomik bahane ile, 3 kadın ise asıl hedef olan kadınların yanında olmaları bahanesiyle öldürülmüştür. 16 kadının ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilememiştir.16 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin toplumdan saklanmak istenmesinin bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam edecektir.Öte yandan, İstanbul Sözleşmesi’nden hukuka aykırı bir şekilde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesi yok sayılarak 1 Temmuz 2021 tarihinde çıkılmıştır. Söz konusu bu hukuksuzluk kadın düşmanlarına cesaret vermiş olup, tüm kadınlar için tümüyle güvencesiz bir dönem başlamıştır. Bizler bu ülkenin kadınlar olarak, kadınları ikinci sınıf insan gören bu zihniyete karşı, haklarımızı, yaşamlarımızı ve kazanımlarımızı sonuna kadar savunacağız. Kadın mücadelesini asla bitiremeyeceksiniz. Kadınları ikinci sınıf olarak gören karanlık odaklarla olan mücadelemiz mutlaka galip gelecektir.”
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN: “BAŞKA AYŞENURLARI KAYBETMEYELİM”
CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar’ın ardından söz alan CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun ise Ayşenur Akkurt’un geride kalan evlatlarına dikkat çekerek yaptığı konuşmasında; “Çok fazla söze gerek yok. En önemli ve en anlamlı söz burada yazıyor; “Ben annemi çok özledim.” Çocuklarımız annesiz kalmasın diye mücadelemizi ve desteğimizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Kadına kalkan eller kırılsın. İnşallah adaletin tecellisini hep beraber göreceğiz. Ayşenur’un mekânı Cennet olsun, nur içinde yatsın. Allah rahmet eylesin. Ailesine sabırlar diliyorum. Başka Ayşenurları kaybetmeyelim. Hepinize katılımınızdan dolayı şükranlarımı sunuyorum.” İfadelerini kullandı.

AYŞENUR AKKURT’UN ANNESİ: “ARTIK ADALET İSTİYORUM”
Son olarak Ayşenur’un annesi de konuşmakta zorluk çekerek birkaç kelime ederken; “Evlat acısı çok kötü bir şey. Rabbimin gücüyle bunu da atlatacağız. Nice anneler yanmasın! Artık adalet istiyorum. Kısasa kısas istiyorum.” diye konuştu.
Ayşenur Akkurt’u katleden Rıdvan Kurt’un duruşması 27 Ekim Cuma günü Tekirdağ 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
Özlem Gürakar
GÜVEN TEKİRDAĞ GAZETESİ – TEKİRDAĞ CANLI HABER

-->