TEKİRDAĞ’DA YÜZLERCE EĞİTİMCİ ŞİDDETE HAYIR DEMEK İÇİN BULUŞTU - Tekirdağ Canlı HaberTekirdağ Canlı Haber

9 Mayıs 2026 - 18:47

TEKİRDAĞ’DA YÜZLERCE EĞİTİMCİ ŞİDDETE HAYIR DEMEK İÇİN BULUŞTU

reklam
TEKİRDAĞ’DA YÜZLERCE EĞİTİMCİ ŞİDDETE HAYIR DEMEK İÇİN BULUŞTU
Son Güncelleme :

10 Mayıs 2024 - 13:51

1.045 views

İstanbul Eyüpsultan’da özel bir lisede okul müdürü olan İbrahim Oktugan’ın, 17 yaşındaki lise öğrencisi Y.K. tarafından silahlı saldırıya uğrayarak öldürülmesinin ardından Eğitim İş ile Eğitim Sen Tekirdağ Şubelerinin “Eğitimde Şiddete Hayır” konulu ortak basın açıklaması Tekirdağ Adliyesi önünde yoğun katılımla gerçekleşti.

Sendikalı öğretmenlerin yanı sıra, Anadolu Eğitim Sen, CHP Tekirdağ Milletvekilleri İlhami Özcan Aygun ve Nurten Yontar, Tekirdağ Kent Konseyi Başkanı Berrin Başol, STK ve Dernek üye ve yöneticileri, siyasi partilerin il, ilçe başkanları ve üyeleriyle vatandaşlar katıldı.

DIRAK: “DEVLETİN GÜVENLİK GÜÇLERİ BU DURUMUN ÖNÜNE GEÇMEK ZORUNDADIR”

Açılış konuşmasını Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Tekirdağ Şube Başkanı Rıdvan Dırak Yaptı. Dırak; “Bugün Türkiye’nin 5 büyük Sendikası iş bıraktı. Katledilen öğretmenimizin hesabını soracağız! Fabrikalarda, dershanelerde, madenlerde, işçilerimiz öldürülüyor! Hastanelerde doktorlarımız, hemşirelerimiz öldürülüyor! Sokaklarda kadınlarımız katlediliyor! Şimdi de okullarda öğretmenlerimiz öldürülmeye çalışılıyor! Devletin güvenlik güçleri bu durumun önüne geçmek zorundadır. Bizler, Tekirdağ’da Eğitim İş ve Eğitim Sen olarak birlikte bir basın açıklaması düzenledik.” Dedi.

Eğitim İş temsilcisi Fulya Gümüşhan ve Eğitim Sen temsilcisi Özgün Lebe ise ortak basın açıklamasını okurken basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi

 “ARTIK YETER! CAN KORKUSUYLA ÇALIŞMAK İSTEMİYORUZ!”

“Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın eğitim emekçilerine yönelik söylem ve yaklaşımları ile Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinden emeğimizin değersizleştirildiği, mesleğimizin itibarsızlaştırdığı koşullarda, savaşlarda bile hedef alınmayan eğitim emekçileri okullarda şiddetin hedefi olmaya devam etmektedir. Önceki gün ömrünün büyük bölümünü eğitime ve öğrencilerine adamış olan bir meslektaşımızı hayattan ve öğrencilerinden koparan ne basit bir öfke krizi ne failin öğrenci oluşu ne de failin uyruğu ile ilgilidir. Bugüne kadar eğitimden sorumlu olanların yaptıkları açıklamalarda eğitimde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının bizlere karşı bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur.

“CAN GÜVENLİĞİMİZ SAĞLANSIN, GEREKLİ TEDBİRLER ALINSIN!”

Bu ülkede okulda öğretmen öldürüldü! Söz bitti! Şiddetin, cinayetin tek bir faili olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, her fırsatta tehdit ederek hedef haline getiren, mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır. “Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür.” Öğretmenler, toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Unutmayalım ki, eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkumdur.

“OKULLARIMIZDAKİ GÜVENLİK AÇIĞININ FATURASINI CANIMIZLA MI ÖDEYECEĞİZ?” 

“Buradan Milli Eğitim Bakanı’na soruyoruz; Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin can vermesi gerekiyor? İktidarın ve MEB’in plansızlığı nedeniyle okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır.  Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz? Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Her suç gibi bu suçun da azmettiricileri olduğunu biliyor ve onları çok iyi tanıyoruz. Daha önce defalarca yaşadığımız cinayetler gibi bu son bu cinayetin de azmettiricileri; öğretmenler çalışmıyor gibi yanlış bir algıyı toplumda yaymaya çalışanlardır. Bizleri bugün okullarımızda açık hedef haline getirenler; liyakatsiz şekilde atandıkları koltukları bir hükümdarlık alanı gibi kullananlar, her fırsatta bizleri aşağılamaya çalışan mülki amirlerdir. Öğretmenliğin aynı zamanda bir uzmanlık mesleği olduğunu görmezden gelenlerdir. Okullarda şiddeti körükleyenler; eğitime dair eleştiri ve önerilerimize yıllardır kulak tıkamakta ısrar edenlerdir. Bizleri hedef haline getirenler; her fırsatta emeğimizi küçümseyenler, mesleğimizi itibarsızlaştıranlardır. Bugün eğitim emekçilerinin canlarından endişe ederek okula gidiyor olması işte bunların eseridir. Bunun için atılması gereken ilk adım bu zihniyetin kökten değişmesidir.

“FAİLLER CEZALANDIRILMALIDIR”

Okullardaki şiddetin arkasındaki nedenler ortaya çıkarılmalı, eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalıdır. Okulda şiddetin son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz. Okullarda yaşanan şiddet olaylarındaki korkutucu tırmanışı engellemek için bir an önce eğitimde şiddet yasası çıkarılmalıdır. Eğitim kurumlarının tümünde, şiddetle mücadele etmek için alınması gereken somut önlemleri, ne yapılacağını ve nasıl önleneceğini gösteren bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler toplumun vicdanını rahatlatacak ve yeni olaylar açısından caydırıcı olacak şekilde cezalandırılmalıdır. Özel ya da devlet okulu fark etmeksizin, derhal tüm okulların güvenliği sağlanmalıdır. Ahlak bekçiliğine soyunan RTÜK’ün toplumsal şiddeti başlıca gündemi haline getirip, mafya ve suç temalı TV yapımlarını denetlemesi sağlanmalıdır. İçine bin bir tane gereksiz ve hatta zararlı içeriklerle doldurulan müfredat yerine şiddetin çağdışı ve yanlış olduğunu öğreten, toplumsal yaşam dersleri içeren öğretim programları hazırlanmalıdır. Kendimizin ve öğrencilerimizin canından endişe ederek okula gitmek istemiyor, can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! Artık yeter! Can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!”

“ÖĞRETMEN ÖLÜRSE…”

Basın açıklamasının ardından “Öğretmen ölürse” adlı şiir seslendirirken; şiirde “Öğretmen ölürse tebeşir ölür, silgi ölür, sıralar ölür, ziller ölür, oyunlar ölür. Öğretmen ölürse sevgi ölür, hüzün ölür, geçmiş ölür, bugün ölür, yarın ölür. Eğer öğretmen ölürse sen ölürsün, ben ölürüm, biz ölürüz. Öğretmen ölürse vatan ölür.” ifadeleri kullandı.

Özlem Gürakar

GÜVEN TEKİRDAĞ GAZETESİ – TEKİRDAĞ CANLI HABER

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam-->
reklam